Namık kemal'in doğum ve ölüm yıldönümü münasebetiyle
Tekirdağ Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 27. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Aralık 2005 · 648 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Tevfik Ziyaeddin Akbulut (AK Parti), 6 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: NAMIK KEMAL'İN DOĞUM VE ÖLÜM YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE); konuşma 648 kelime.
Tevfik Ziyaeddin Akbulut (AK Parti, Tekirdağ). “Namık kemal'in doğum ve ölüm yıldönümü münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 6 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tevfik-ziyaeddin-akbulut-22-2005-12-06-namik-kemal-in-dogum-ve-olum-yildonumu-munasebetiyle (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
TEVFİK ZİYAEDDİN AKBULUT (Tekirdağ)Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; vatan şairimiz Namık Kemal'in doğumunun 165 inci, vefatının ise 117 nci yılı nedeniyle gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi ve bizi izleyen aziz vatandaşlarımı saygıyla selamlıyorum.
Şanlı tarihinde gerek gönül dünyasında gerek fikir ve edebiyat dünyasında kutup yıldızları gibi hem çevresini hem de asırlar boyu insanlığı etkileyip aydınlatmış, dev şahsiyetler yetiştirmiş yüce bir milletin evlatları olarak bu değerlerimizi daha iyi tanıyıp anlamaya, bizi biz yapan değerlerimizi koruyup kollamaya şiddetle ihtiyacımız vardır.
Globalleşme sürecindeki dünyamızda, milletlerin kimlik erozyonuna uğramadan varlıklarını sürdürebilmelerinin şartlarından biri de ortak kültürün korunabilmesidir.
Millî duygu ve düşünceleri ölümsüz mısralarıyla ebedileştirerek, Türk edebiyatının değerli isimleri arasında yerini alan büyük vatan şairimiz Namık Kemal'i rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
21 Aralık 1840 yılında Tekirdağ'da doğan Namık Kemal, 2 Aralık 1888 yılında Sakız Adasında vefat etmiştir; mezarı, Gelibolu-Bolayır'dadır. Hemşerimiz olmasıyla şeref duyduğumuz vatan ve hürriyet şairi olarak sembolleşen Namık Kemal, hem kendi dönemindeki hem de sonraki dönemdeki kuşaklar üzerinde derin ve sürekli bir etki bırakabilmiştir. Onun bu denli etkili olabilmesinin en önemli sebeplerinden biri de, inandığı hürriyet fikrini ve vatan kavramını her halükârda samimiyetle savunmasıdır. Bu yüzden, memuriyet hayatında önce sürgünlere gitmişse de, sonradan II. Abdülhamit'in tahta geçmesiyle 1876'da Şurayı Devlet, yani Danıştay üyeliğiyle, 1879'da Midilli Mutasarrıflığıyla, 1881'de de Bâlâ rütbesiyle, 1883'te Büyük Osmanlı Nişanı ve 1886'da İmtiyaz Madalyası ödülleriyle ödüllendirilmiştir.
Sanatkâr olmaktan çok bir aksiyon adamı olan Namık Kemal, aynı zamanda bir gazeteci ve politikacıdır. Görüşlerinin bir kısmını 18 inci Yüzyıl Fransız filozoflarının romantiklerinden, bir kısmını da milletimizin sağduyusundan almıştır. Bütün yazılarında, yurtseverlik, hürriyet ve vatan konularını işlemiş ve anlatmıştır.
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara mâderini? "
Diyen Namık Kemal'e göre, vatanını sevmeyen insan, insan değildir. Vatan, uğrunda ölünecek bir kavramdır; o, sadece kuru bir toprak değildir, millet hayatıyla karışan bir tarihtir.
Namık Kemal'in en tanınmış şiirleri arasında "Vâveyla", "Vatan Mersiyesi", "Vatan Şarkısı" ve "Hürriyet Kasidesi" yer alır. Hürriyet Kasidesinde;
"Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten,
Mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez ianetten,
Hakir olduysa millet şanına noksan gelir sanma
Yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadrü kıymetten"
Diyen Namık Kemal, şiirlerinde, o günler için alışılmamış diri bir sesle konuşmuş olması ve yapıtlarına kattığı yeni kavramlarla Türk şiirini, divan şiirinin edilgen edasından kurtarmıştır.
Namık Kemal, romanı ve tiyatroyu toplumsal yaşama soktuğu gibi, edebiyat eleştirisini de Türkiye'ye ilk getiren kişilerden biri olmuştur.
Namık Kemal, gazeteci olarak da Türk kültürü içinde önemli bir yer alır. Siyasal ve toplumsal sorunlardan edebiyat, sanat, dil ve kültür konularına dek çok çeşitli alanlarda yazdığı makalelerinin sayısı 500 kadardır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tekirdağımızla özdeşleşmiş şahsiyetlerden birisi olan vatan şairimiz Namık Kemal'in aziz hatırasını yaşatmak amacıyla, Tekirdağ'da, doğduğu evin yakın çevresinde, eski Tekirdağ evleri örnek alınarak 1993 yılında bir ev yaptırılmış ve 1994 yılında hizmete girmiştir. Açılışından günümüze kadar 120 000 kişi tarafından ziyaret edilen Namık Kemal Evi, Tekirdağ mutfağı, baş odası ve yatak odasını tanıtan etnografik eşyayla süslenmiştir. Ayrıca, Namık Kemal'in eserleri ve onun hakkında yazılmış eserler de evde teşhir edilmektedir. Bina, aynı zamanda Tekirdağ Araştırmaları Merkezi olarak kullanılmakta olup, bir odasında ise Tekirdağ doğumlu ünlü kişiler, bakanlar, valiler, edebiyatçılar, şairler, yazarlar, üniversite öğretim üyeleri, yüksek düzeyde kamu yöneticileri tanıtılmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun efendim.
TEVFİK ZİYAEDDİN AKBULUT (Devamla)Tekirdağ'da olduğu gibi, yurdumuzun birçok yöresinde de Namık Kemal'in ismini taşıyan okullar, dernekler, meydanlar, sokaklar, caddeler mevcuttur.
Yüce Meclisimize sunulmuş olan ve ilgili komisyonlarda görüşülen, önümüzdeki günlerde Plan ve Bütçe ve Genel Kurula sunulacak olan 15 yeni üniversite kurulmasını öngören Bakanlar Kurulu tasarısında yer alan Tekirdağ üniversitesinin de adının "Tekirdağ Namık Kemal" olarak adlandırılması, Namık Kemal isminin yeni nesillere ulaştırılmasında büyük rol oynayacaktır.
Sözlerime son verirken, Namık Kemal ile ülkemize, milletimize maddî ve manevî hizmetleri geçmiş ve ebediyete intikal etmiş tüm abide şahsiyetlere Cenabı Hak'tan rahmet diliyor, aziz hatıralarını minnet ve saygıyla anıyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle, bizi izleyen tüm vatandaşlarımızı ve Yüce Heyetinizi en kalbî duygularla selamlıyor, sevgi ve saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
33 konuşma daha · 6 Aralık 2005