Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.101)
Kırklareli Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 59. Birleşim · 2. yasama yılı · 6 Şubat 2008 · 632 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Turgut Dibek (CHP), 6 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.101)); konuşma 632 kelime.
Turgut Dibek (CHP, Kırklareli). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.101)”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 6 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turgut-dibek-23-2008-02-06-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinde-degisiklik-yapilmas-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
TURGUT DİBEK (Kırklareli)Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; 2’nci madde üzerinde şahsım adına söz aldım, 42’nci madde üzerinde yapılacak olan değişiklikle ilgili olarak. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Tabii uzun konuşmalar yapıldı, ben, beş dakikalık kısa süre içerisinde, bahsedilmeyen, konuşulmayan birkaç konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum, değişik açıdan da bakmak istiyorum.
Değerli arkadaşlar, bu teklif bir paket olarak geldi, bizlere de geldi, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, MHP ve AKP’li arkadaşlarımız bize de getirdiler. Tabii, Anayasa’daki iki maddeyle beraber bir de YÖK Kanunu’nun ek 17’nci maddesinde de bir değişiklik öngörülüyordu. Amaç, bildiğimiz gibi, türbanın üniversitelerde kullanılmasını sağlamaya yönelik bir paket düzenlemesi olarak geldi.
Değerli arkadaşlar, şimdi bu pakete baktığımızda, buradaki konuşmalarla birlikte değerlendirdiğimde şöyle bir tespiti görüyorum ben: Şimdi, ülkemizde hep tartışılan… Az önce konuşma yapan Demokratik Toplum Partisinden arkadaşımız da buna kısaca girdi, değindi, “türban, simge midir, siyasal simge midir?” diye sordu ve Sayın Başbakanın yurt dışındaki konuşmasına da atıf yaptı. Tabii, türbanın, dinî temeli olan bir siyasi simge olduğu bu teklifle zaten ortaya çıkmış oldu. Teklifin tamamından bahsederek değerlendiriyorum. Yani, teklifin tamamına bakarsak, teklifte, YÖK Kanunu’nda gelecek olan değişiklikte türbandan bahsedilmiyor. Türbanın bize ait olmayan bir giysi olduğu zaten oradaki ibareyle, ifadeyle bir anlamda kabul edilmiş oluyor. Deniyor ki: Türban, Türk toplumunun, Anadolu’daki annelerimizin -Sayın Cemil Çiçek’in de deyimiyle- kullandığı bir giysi değildir. Öyle deniyor, öyle denmiş. Öyle değil deniyorsa öyle bir madde gelmezdi. Ne deniyor ek 17’nci maddede? İşte, yüzün tanınacak şekilde çene altından bağlanması; bize ait olan giysi budur deniyor. Buradan da şunu anlıyoruz: Türban bize ait olmayan bir giysidir ve dinî temelde yıllardan bu yana siyasi simge olarak da kullanılmıştır. Bu itiraf yapılıyor bu teklifte öyle değil mi arkadaşlar? Şimdi, yalnız burada şöyle bir tuhaf durum var: Sayın Bakan, buradaki az önceki konuşmasında kendisini kutlamak lazım, gerçekten çok usta bir demagog olduğunu da gördüm kendisinin. Değerli arkadaşlar, şimdi şunu diyor Sayın Bakanımız türbanla ilgili olarak, yani daha doğrusu getirilen teklifle ilgili olarak: “Biz annemizin giymiş olduğu başörtüyü sunuyoruz.” Şimdi, ben buradan şunu sormak istiyorum: Sayın Cumhurbaşkanımız dâhil olmak üzere, Sayın Başbakanımız dâhil olmak üzere, AKP’li milletvekili arkadaşlarımızın sanıyorum 280’i dâhil olmak üzere…
AHMET YENİ (Samsun)Çetele mi tutuyorsun?
MEHMET EMİN TUTAN (Bursa)Fişliyor musun?
TURGUT DİBEK (Devamla)Değerli arkadaşlar, şunu söylemek istiyorum, hayır şunu söylemek istiyorum: Şu Anayasa’daki değişiklikle getirmeye çalıştığınız, düşündüğünüz bağlama şeklini takan bir tane milletvekili arkadaşımızın eşi ve kızı var mı?
VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş)Onlar öğrenciler.
TURGUT DİBEK (Devamla)Varsa, biz bunları bir bilelim. Var mı değerli arkadaşlar? Var mı? (AK Parti sıralarından “Sana ne” sesleri)
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli)Seni ne ilgilendiriyor?
TURGUT DİBEK (Devamla)Şimdi, değerli arkadaşlar, o zaman şunu söyleyeceksiniz, şunu diyeceksiniz: Yani, bir yerlere mesaj mı verildi o metinle, onu da bilmiyorum. Aslında az önce…
AHMET YENİ (Samsun)Sen kendi işine bak.
TURGUT DİBEK (Devamla)… Sayın Anayasa Komisyonu Başkanımıza oradan bir soru soruldu. Soruda “Kamuoyunda şu konuşuluyor: Ek 17’nci maddenin değiştirilmesine gerek yok. Bu iki tane Anayasa değişikliği yeterlidir ve türban bundan sonra, bu Anayasa değişiklikleriyle uygulamada kullanılır ve insanlar, halk, toplum, medya bunu bu şekilde algılıyor.” diye soruldu. Sayın Komisyon Başkanı buna yanıt verdi: “Evet, Anayasa metinleri çok açıksa, somutsa bu idari makamlar tarafından uygulanabilir. Dolayısıyla, bu anayasa değişiklikleri yeterli olabilir.” dedi ve YÖK’e atıf yaptı, daha doğrusu topu oraya attı. Ben de şunu söyleyeceğim kendisine: Yani, Sayın YÖK Başkanı, kendisini atayanlardan aldığı sıkı talimatı, zaten mikrofonların açık olduğu bir ortamda kamuoyuyla paylaştı. Zaten, onun bu anayasa değişikliğini beklemesine bir ihtiyacı da yoktu. Kendisi, göreve gelir gelmez, hemen şunu söyledi, ne dedi? Rektörlere “Ya, bu olayı görmezden gelin.” ve dolayısıyla, bu konuda “Sizler bunu görmeden uygulayın.” şeklinde bir talimatı da vardı.
Buradan, şunu da MHP’li arkadaşlarımıza söylemek istiyorum: Sayın Başbakan da, 17’nci maddeyle ilgili olarak “Ya işte bunu uygulamayabiliriz, getirmeyebiliriz.” söylemlerini kamuoyuna dün açıkladı. Galiba mutabakat bozuluyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
89 konuşma daha · 6 Şubat 2008