İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 80. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.486)

Turgut Dibek

Kırklareli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 80. Birleşim · 4. yasama yılı · 31 Mart 2010 · 577 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Turgut Dibek (CHP), 31 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.486)); konuşma 577 kelime.

Turgut Dibek (CHP, Kırklareli). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.486)”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 31 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turgut-dibek-23-2010-03-31-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunun-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukm-3 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TURGUT DİBEK (Kırklareli)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Değerli arkadaşlar, 4’üncü madde üzerinde şahsım adına söz aldım. Öncelikle tüm Meclisi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, Türkiye'nin yoğun gündemi içerisinde dün aslında bir gelişme oldu, atlandı, belki ben aslında onu çok önemsedim. Burada da bu kısa süre içerisinde bu konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bu konu yeterince fark edilmedi, tartışılmadı ama önemli bir konuydu. Ben bir süre evvel burada Sayın Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu’yu burada gördüm, ona da sormuştum bu soruyu, kendisi bir yanıt verdi. Konu ne biliyor musunuz arkadaşlar? Dün YARSAV, Adalet Bakanı hakkında bir suç duyurusunda bulundu. Yani Yargıçlar ve Savcılar Birliğini temsilen Yönetim Kurulu bir suç duyurusunda bulundu. Belki öyle göz ucuyla takip etmiş olabilirsiniz yani “YARSAV suç duyurusunda bulundu.” diye belki okumamış olabilirsiniz içeriğini ama gözünüze takılmıştır.

Ne istedi? Sayın Bakan hakkında tutuklama talebiyle beraber eğer bu talep olmayacaksa yurt dışına çıkış yasağı da koyarak hakkında soruşturma başlatılmasını istedi. Şimdi, sorabilirsiniz: “Nasıl böyle bir şey olabilir? Nereden çıktı bu? Niye istedi YARSAV bu soruşturmayı, niçin şikâyette bulundu?” Adalet Bakanı Sayın Sadullah Ergin’in geçen hafta cuma günü bir açıklaması var, “Hâkim ve Savcılar Yüksek Kurulunun çalışmalarını geçici olarak askıya aldık, bu çalışmaları durdurduk.” demişti biliyorsunuz.

Ne oldu sonra? Düne bakıyorum ben, Sayın Bakan, Müsteşar -yani söylemek de istemiyorum ama- tıpış tıpış ikisi beraber o toplantıya katıldılar. Niye katıldılar değerli arkadaşlar? Belki atlandı, bunu birazcık irdelemek lazım.

Değerli arkadaşlar, aslında YARSAV sizin söylediklerinizi suç duyusu zaptına veya şikâyet dilekçesine yazmış, yani Sayın Bozdağ’ın, Sayın Adalet Bakanının, Sayın Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü Çetin Şen’in açıklamalarını almış, şikâyet dilekçelerine yazmış yani sizin beyanlarınızla şikâyette bulunmuş. Yani, Erzincan’da bir olay olmuştu biliyorsunuz. Orada, birinci sınıf olan Erzincan Cumhuriyet Savcısı Sayın Cihaner hakkında soruşturma yapılabilir mi yapılamaz mı? Soruşturma yapıldı, gözaltına alındı, tutuklandı.

Şimdi, Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun bir 250’nci maddesi var, bir 251’inci maddesi var. 250’nci maddesi o tartışmalar yaşanırken çok irdelenmişti. 3’üncü fıkrası “Yargıtayda ve Anayasa Mahkemesinde yargılanacak olan kişilerin durumları saklıdır.” demişti. Tabii o genel hüküm. Buna neresi bakacak? Hâkim ve Savcılar Kanunu bakacak. Yani birinci sınıf hâkim ve savcılar nerede yargılanıyor? Yargıtayda yargılanıyor. Anayasa Mahkemesi kimleri yargılıyor? Milletvekillerini yargılıyor, bakanları yargılıyor; artı, daha başka işte Anayasa değişikliğiyle de öngörmeye çalıştığınız başka kişileri de yargılıyor.

Değerli arkadaşlar, ne olmuştu? Adalet Bakanlığı, sabaha karşı “Erzincan’daki yapılan işlemler hukuka uygundur.” demişti. Yani “Erzincan’daki özel yetkili savcılar doğru yapıyor, birinci sınıf savcıyı oradaki yetkili savcı, yani 250’nci maddeye göre yetkili savcı soruşturur.” demişti. “Bunda hiçbir sakınca yok.” demişti. Aynı şekilde, AKP sözcüleri de çıktılar -çok iyi hatırlıyorum- onlar da dediler ki: “Soruşturma ayrıdır, yargılama ayrıdır yani soruşturma aşamasını oradaki yetkili savcı yapar, makamı ne olursa olsun, Yargıtay yargılasa da, Anayasa Mahkemesi yargılasa da yapar, yargılamayı ilgili bakan yapar. Dolayısıyla burada bir sakatlık yok.” demişti.

İşte, Sayın Adalet Bakanı geçen hafta “Ben HSYK toplantılarını askıya alıyorum.” şeklinde bir açıklama yaptıktan sonra, YARSAV da değerli arkadaşlar, dün bir suç duyurusunda bulunmuş. Ben bunu aldım, okudum, sizlere de tavsiye ediyorum. Alın bir okuyun, bakın bakalım neler demişsiniz sizler. Yani “sizler” derken buradaki sözcüleriniz, belki sizler de aynı şeyi söylemiştiniz. Arkadaşlar, şunu demişsiniz sizler: “Sayın Bakan için de aynı şey geçerli yani Sayın Bakanı, milletvekili olmasına rağmen, 250’nci madde kapsamındaki bir suçla ilgili olarak özel yetkili savcı sorguya çağırabilir, soruşturabilir, tutuklamaya sevk edebilir.” Birinci sınıf savcıyla bakan arasında hiçbir ayrım koymamışsınız siz. Çetin Şen de koymamış yani Ceza İşleri Genel Müdürü de koymamış, “Bunların her biri doğrudur.” demiş. Sayın Bozdağ da aynı şeyi söyledi, ben çok iyi hatırlıyorum, burada.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

65 konuşma daha · 31 Mart 2010

65 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook