Canlı hayvan ve et ithalatına, köylülere dağıtılacağı söylenen 150 bin koyuna, hayvancılığın girdi maliyetlerine, çiğ süt üreticilerine, et fiyatlarını engelleyebilmek için yapılanlara, bakanların soru önergelerine cevap vermemelerine ve Türkiye’ye et ihraç eden firmalara ilişkin açıklaması
Balıkesir Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 77. Birleşim · 4. yasama yılı · 2 Nisan 2026 · 677 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Turhan Çömez (İYİ Parti), 2 Nisan 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Canlı hayvan ve et ithalatına, köylülere dağıtılacağı söylenen 150 bin koyuna, hayvancılığın girdi maliyetlerine, çiğ süt üreticilerine, et fiyatlarını engelleyebilmek için yapılanlara, bakanların soru önergelerine cevap vermemelerine ve Türkiye’ye et ihraç eden firmalara ilişkin açıklaması); konuşma 677 kelime.
Turhan Çömez (İYİ Parti, Balıkesir). “Canlı hayvan ve et ithalatına, köylülere dağıtılacağı söylenen 150 bin koyuna, hayvancılığın girdi maliyetlerine, çiğ süt üreticilerine, et fiyatlarını engelleyebilmek için yapılanlara, bakanların soru önergelerine cevap vermemelerine ve Türkiye’ye et ihraç eden firmalara ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 2 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turhan-comez-2026-04-02-canli-hayvan-ve-et-ithalatina-koylulere-dagitilacagi-soylenen-150-bin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=143641
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Türkiye bir protein krizine doğru gidiyor ve maalesef çocuklar akşam yatağa aç giriyor; emekliler, yaşlılar çarşıdan, pazardan çürümüş, ezilmiş ürünleri topluyor. Bugün et konusuyla ilgili önemli şeyler paylaşacağım sizinle. Bakın, ocak, şubat ayı canlı hayvan ve et ithalatına baktım, rakamlara baktım, inanılmaz! Geçen yılın sonunda Amerikan Tarım Bakanlığı diyordu ki: "Türkiye'de 2026 yılında büyükbaş hayvan kaybı olacaktır, ithalatı artacaktır." Biz gerçekleri bizim Bakanlıktan değil, Amerikan Bakanlığından öğreniyoruz. Meğer adamlar doğru söylemiş, ithalat hız kesmiyor.
Bakın, rakamları söylüyorum: Ocak ve şubat ayında 150 bin büyükbaş hayvan ithal edilmiş ve 87 milyon dolarlık da kırmızı et ithal edilmiş. Rakamları hesapladım, günde 5,5 milyon dolar yani 250 milyon liralık, bir daha söylüyorum, 250 milyon liralık et ve canlı hayvan ithal ediyoruz. Korkunç bir şey! Türk çiftçisini, Türk hayvan yetiştiricisini batırırken, tüketirken Tony'yi, Johnny'yi beslemeye doymadınız ve bir taraftan da hem Mecliste hem ekranlara çıktığı zaman başta Sayın Erdoğan olmak üzere hepiniz diyorsunuz ki: "Sığır etinde, sığır eti üretiminde Avrupa'da 1'inciyiz." Ama istatistiklere bakıyorsunuz, Avrupa'da en az sığır eti tüketen ülkelerin başında biz geliyoruz. Madem bu kadar çok üretiyoruz, neden bu kadar az tüketiyoruz, kim yiyor bu etleri; bunun cevabını vermiyorsunuz. Yanı sıra, dünyada bu kadar fazla hayvan üretimi olduğu iddia edilen bir ülke nasıl oluyor da dünyanın en fazla hayvanını ithal ediyor ve dünyada en fazla, en yüksek kırmızı et tüketiyor; bunun izahı da mümkün değil, olsa olsa sizin yönettiğiniz ülkede olur diyoruz.
Bakın, yılbaşından beri özellikle kendi bölgem Bandırma'yı takip ediyorum, limanları adım adım takip ediyorum. Gemilerin ardı arkası kesilmiyor. Şu hayvanların bir kısmı Güney Amerika'dan geldi, bir kısmı da Avustralya'dan geldi; yirmi gün, otuz gün, kırk gün yolculuktan sonra, inanılmaz, hayvan haklarına aykırı bir yolculuktan sonra geliyor ve maalesef et çeteleri zengin olurken bizim yerli üreticimiz, yerli hayvan yetiştiricimiz maalesef perişan oluyor.
Geçtiğimiz günlerde Brezilya piyasasını araştırdım, reklama çıkmışlar artık Brezilya piyasasında, fotoğraflarla ve belgelerle, diyor ki: "Hadi gözünüz aydın! Şu meşhur Türk gemileri var ya, hâlâ o fırsatı kaçırmadınız, sığırlarınızı kilosu 100 liradan topluyoruz. Hadi gözünüz aydın!" Brezilya, Türkiye'ye ihraç edeceği hayvanlarla ilgili reklamlar yapmış arkadaşlar.
Sadece oraları değil, oturdum karkas eti ve dondurulmuş eti nerelerden ithal ediyorsunuz diye baktım çünkü size soru önergesi veriyoruz, hiçbirine cevap vermiyorsunuz. Yeni Zelanda'nın Tarım Bakanlığı istatistiklerine girdim. Geçen yıl Yeni Zelanda'dan, ta elli günlük bir yolculuktan sonra dondurulmuş et ithal etmişsiniz, tam 350 milyon lira para ödemişsiniz. Yazıktır, günahtır! Türk hayvan yetiştiricisini bitirirken maalesef Yeni Zelandalı çiftçiyi, Latin Amerikalı çiftçiyi besliyorsunuz ama bütün bunları yaparken de et çetelerini, yandaş çeteleri zengin ediyorsunuz.
Bundan yaklaşık beş hafta önce Sayın Şahin dedi ki: "Merak etmeyin -çünkü o zaman da aynı eleştirileri getirmiştim- 150 bin koyun veriyoruz, bu iş çözülecek." Hazır yeri gelmişken kendisine soralım: Bu 150 bin koyun ne zaman Allah aşkına köylülerimize dağıtılacak da bu bahsettiğim devasa sorunlar ne zaman çözülecek? Ona da bir açıklık getirirse, bize bir tarih verirse ondan da memnun oluruz.
Tabii, hayvancılık deyince aklınıza sadece sizin rant geliyor, talan geliyor, hırsızlık geliyor ve soygun geliyor, hiç hayvancılığın girdi maliyetlerini düşürelim diye bir fikir aklınıza gelmiyor. Geçen yılın veterinerlik maliyetlerine baktım, tam yüzde 73. Bu TÜİK'in rakamları, benim değil. Yüzde 73 ama sahaya çıktığınız zaman hayvan yetiştiricilerinin veteriner ilaçları alamadığını ve maalesef o ilaçları veremediği için de yavru hayvan ölümlerinin dünya rekoru kırdığını göreceksiniz.
Yem fiyatlarına gelince inanılmaz bir artış söz konusu, korkunç bir yem fiyatıyla karşı karşıya Türkiye. Son üç ayda aşağı yukarı 5 defa zam geldi ve yüzde 40-45'e yakın zam geldi; bundan sonra da devam edecek yem fiyatları. Böyle devam ederse Türk hayvancılığının ayakta kalması mümkün değil.
Sadece şubat ayında çiğ süt üretimine yüzde 9'luk zam gelmiş ama Tarım Bakanı diyor ki: "Üç ayda bir çiğ süt fiyatlarını belirleyeceğiz, toplumla paylaşacağız, üreticiyle paylaşacağız." Ama bunu yapmadığı için şu anda çiğ süt üreticileri kan ağlıyor; maliyetleri karşılayamadığı için ısrarla bekliyorlar fiyatlar ne zaman açıklanacak diye. Eğer bir iki haftaya daha açıklamazsanız süt üreten hayvanlar, süt hayvanları kesime gidecek, ondan sonra süt bulamayacaksınız bu ülkede. Zaten arkadan et üretecek hayvan gelmeyeceği için de başka bir et kriziyle karşı karşıya kalacağız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
74 konuşma daha · 2 Nisan 2026