Mahalli idare birlikleri kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1049)
Balıkesir Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 45. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Aralık 2005 · 634 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Turhan Çömez (AK Parti), 28 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MAHALLİ İDARE BİRLİKLERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1049)); konuşma 634 kelime.
Turhan Çömez (AK Parti, Balıkesir). “Mahalli idare birlikleri kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1049)”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 28 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turhan-comez-22-2005-12-28-mahalli-idare-birlikleri-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Mahallî İdare Birlikleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun teklifiyle ilgili AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, bugüne kadar DSİ Genel Müdürlüğünce işletmeye açılan sulama alanı 2,4 milyon hektarı geçti. Son beş yılda ise, her yıl ortalama 70 000 hektar alan sulu tarıma açıldı. Giderek artan sulama alanları yeni yönetim anlayışı ihtiyacını da beraberinde getirdi. İnşa halinde olan baraj, gölet ve halen devam eden 750 000 hektar sulama alanı projemiz var. Bunlardan anlaşıldığına göre, gelecek yıllarda, personel, teknik eleman, ekipman ve malî kaynakların daha verimli ve doğru kullanılma ihtiyacı ortaya çıkacaktır.
Sulamaların, artık, merkezî yönetimce verimli bir şekilde işletilemeyeceği çok açık. Bunu öngören DSİ, geçtiğimiz yıllarda, 6200 sayılı Kuruluş Yasasına dayanarak sulamaların işletmelerini devretmeye başladı. 1993 yılında başlayan devirlerle kısa sürede çok olumlu sonuçlar alındı ve hemen ardından 4 pilot bölgede çalışma başlatıldı. Türk çiftçisi bu uygulamaya çok çabuk uyum sağladı ve pek çok bölgede işletmeler süratle devredildi. Bugün itibariyle devredilen alan 1 900 000 hektara yaklaşmıştır. Bu da, 336 adet birlik ve sulama alanlarının da yüzde 90'ı demek.
DSİ Genel Müdürlüğüne ait sulama işletmelerinin köy tüzelkişiliği, belediye ve birlikler gibi kamu hukuku tüzelkişiliklerine ya da kooperatifler gibi özel hukuk tüzelkişiliklerine devredilmesinde zaten yasal bir sakınca yoktu. Bu çerçevede, başvuran birlikler DSİ'yle devir sözleşmeleri imzaladılar ve çiftçilerden bir plan çerçevesinde su bedellerini tahsil ettiler.
Sulama birlikleri yürürlükten kalkan 1580 sayılı Belediye Kanunu hükümlerine göre bir mahallî idare birliği olarak kurulmaktaydı. Geçtiğimiz aylarda 5355 sayılı Mahallî İdare Birlikleri Kanunuyla yeni düzenlemeler yapıldı ve sulama birlikleriyle ilgili hükümler kondu; yani, sulama birliklerinin yasası oldu. Ancak, birlik başkanlarının başkanlık görev süreleri, maaşları, birlik meclisi seçimlerinde oy kullanma ve aday olmaya dair bazı uygulamalar için pratik olarak bu değişikliklerin yeterli olmadığı anlaşıldı. Pek çok ilimizden gelen birlik başkanlarıyla yaptığımız görüşmelerde pratikte uygulama kolaylığı sağlaması için Mahallî İdare Birlikleri Kanununda bazı değişikliklerin yapılması gereği ortaya çıktı ve arkadaşlarımızla beraber bir teklif hazırladık.
Yapılacak olan değişikliklerle, inanıyorum ki, birliklerimiz daha rahat, daha pratik ve daha verimli çalışacaklardır. Burada amaç, Türk çiftçisinin kendi sulamasının yönetimine daha aktif katılmasıdır. Yerinden yönetim anlayışıyla daha verimli, özdenetime açık, işletme ve bakım masrafları azaltılmış bir sistem kurabilmektir.
Değerli arkadaşlarım, bugüne kadar yapılan rakamsal analizler ortaya koymuştur ki, birliklerle, sulama işletmelerinin maliyetlerinde çok önemli tasarruflar ortaya çıkmış, devletin bu işletmelerle ilgili giderlerinde yüzde 70'lere varan azalmalar olmuştur. Keza, sulama sistemine sahip çıkan Türk çiftçisi, tesisini bizzat kendisi korumuş ve tahrip edilmesine karşı kendi özgün tedbirlerini almıştır. Bu da çok önemli bir kazanımdır.
Yine, DSİ'nin personel ihtiyacında önemli ölçüde azalmalar olmuş; bunun yanında, pompajlı sulama tesislerinin elektrik giderleri de devlet tarafından birliklerden tahsis edilmeye başlanmıştır ki, bunun da rakamı, 2004 yılı itibariyle, 36,6 trilyondur.
Yapılacak olan değişikliklerin Türkiye'deki tüm birlikler tarafından heyecan ve memnuniyetle beklendiğinin altını çizmek istiyorum; dolayısıyla, iktidarıyla ve muhalefetiyle, bu yasaya destek vermenin çok önemli olduğunun ve bir genel beklentiyi de karşılayacağının altını çizmek istiyorum.
Değerli birlik başkanlarının ve yöneticilerinin şu anda merakla neticeyi beklediğini de biliyorum. Yasanın görüşüldüğü bu mukaddes çatı altından, çok değerli birlik başkanlarına bir mesaj vermek istiyorum. Lütfen, birliklerinize sahip çıkın. Suyun her damlasının millî bir servet olduğunu asla unutmayın. Her projenin, her arazinin, hatta her 1 metre kanaletin, bu ülke insanı için bir gelir kaynağı, istihdam ve refah olduğunu unutmayın. Birliklerinizi en verimli ve adil biçimde yönetmenin yollarını arayın. Teknolojiyi, bilgiyi, parayı, insanı ve zamanı iyi yönetin. Yönetimleriniz daima şeffaf ve denetlenebilir olsun ve lütfen, bundan önce düşülen yanlışlıklara düşmeyin, birliklerinizin içerisine siyaseti sokmayın ve politize olmayın.
Çok değerli arkadaşlarım, zaman çok ilerledi. Aslında, ben, bu akşam, dünyanın su politikalarını, Türkiye'nin su politikalarını, Türkiye'nin su kapasitesini ve sınıraşan sularını konuşmak isterdim; ancak, Yüce Heyetinizin çok yorgun olduğunu ve zamanın çok ilerlediğini de dikkate alarak, sözlerimi burada kesmek istiyorum ve bu yasanın, ülkemize, milletimize, özellikle Türk çiftçisine hayırlı olmasını temenni ediyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
109 konuşma daha · 28 Aralık 2005