DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)
Genel Kurul, 61. Birleşim · 3. yasama yılı · 26 Şubat 2025 · 249 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Türkan Elçi (CHP), 26 Şubat 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 249 kelime.
Türkan Elçi (CHP, İstanbul). “DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 26 Şubat 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turkan-elci-2025-02-26-dem-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=132979
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CHP GRUBU ADINA TÜRKAN ELÇİ (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; DEM PARTİ grup önerisi üzerinde söz almış bulunmaktayım.
Değerli arkadaşlar, hepinizin bildiği üzere, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin hemen ardından Hakkâri ilimizden başlayan, hız kesmeden devam eden kayyum atamalarına pazartesi günü bir yenisi daha eklendi. Bu kez, sıradakinin Kars'ın Kağızman ilçesi olduğunu öğrenerek haftaya başladık. Haftaları kayyum haberiyle açıp kayyum haberiyle kapatıyoruz. Sivil toplum temsilcileri, gazeteciler, sanatçılar, muhalif olabilecek bilumum kesimler gözaltına alınıyor. Halkın iradesiyle, tercihiyle seçilmiş belediyelere kayyum atamaları yapılarak toplum bir nevi terbiye edilmeye çalışılıyor. Kayyum atama cüreti; yerel yönetimlerin özerkliğini hiçe saymakla kalmıyor, aynı zamanda şeffaflık, hesap verilebilirlik, hukukun üstünlüğü ilkelerine de meydan okumak, merkezî yönetimin yerel yönetimler üzerindeki kontrolünü arttırmak anlamına geldiğini de bir kez daha buradan ifade etmek gerekir.
Yürütülen kayyum siyasetiyle demokrasi talepleri zayıflatılıyor, hukuka ve kurumlara olan güven azaltılıyor; "barış" deniliyor, görüşmeler yapılıyor; "demokrasi" denilince mangalda kül bırakılmıyor ve aynı zamanda toplumu terbiye edecek haksızlıklardan, hukuksuzluklardan da geri durulmuyor. Toplumun maruz bırakıldığı toplumsal huzuru bozan bu gibi müdahalelerin adının "demokrasi" olmadığı çok açık. Toplumsal barışı tesis etmek meramından vazgeçildiğini de çok rahat bir şekilde ifade edebiliriz, ki burada da gerçek niyet çok ayan beyan ortadadır diyebiliriz. Muhalif olabilecek veya biat etmeyecek kesimlerin bir mengeneye sıkıştırılmışcasına ruhunun örselenmek istendiği, acı çektirilerek umutsuz bırakılmak istendiği, içinde bulundukları durumu idrakte zorlanacak bir hâle getirilmek istendiği de çok açıktır. "Demokrasiye, temel hak ve özgürlüklere, hukuk devletine, adaleti tesisle görevli yargı mekanizmasına, vicdana, kardeşliğe, insanlığa dair her ne varsa unutun." diyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
89 konuşma daha · 26 Şubat 2025