İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 79. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Tütün, tütün mamulleri, tuz ve alkol işletmeleri genel müdürlüğünün yeniden yapılandırılması hk. (s.s.1113)

Türkan Miçooğulları

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 79. Birleşim · 4. yasama yılı · 23 Mart 2006 · 693 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Türkan Miçooğulları (CHP), 23 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜTÜN, TÜTÜN MAMULLERİ, TUZ VE ALKOL İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN YENİDEN YAPILANDIRILMASI HK. (S.S.1113)); konuşma 693 kelime.

Türkan Miçooğulları (CHP, İzmir). “Tütün, tütün mamulleri, tuz ve alkol işletmeleri genel müdürlüğünün yeniden yapılandırılması hk. (s.s.1113)”. TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim tutanağı, 23 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turkan-micoogullari-22-2006-03-23-tutun-tutun-mamulleri-tuz-ve-alkol-isletmeleri-genel-mudurlugunun-ye (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tütün konuşulurken, bir tütüncü aileden, tütün üreten bir köyden ve İzmir'den gelmiş bir milletvekili olarak, birkaç söz söylemeden, bu yasanın çıkmasına katkı koymayı veya engellemeyi doğru bulmadım.

Biz, 70'li yıllarda, ülkemizin ne olduğundan, vizyonundan söz ederken "biz bir tarım ülkesiyiz" diye söze başlardık. Oysa şimdi, gittiğimiz her yerde, perişan olan üreticiyi, ekilemeyen biçilemeyen toprakları gördüğümüz zaman, bu ülke acaba nereye gidiyor, bu ülkenin topraklarına ne oldu, acaba, tarım ülkesi olmaktan topraklarımızdaki verimsizlik nedeniyle mi vazgeçtik, yoksa, bizi vazgeçirmeye çalışan, tarımımızı engelleyen, üreticimizin perişan olmasını isteyen başka eller mi var diye düşünüyoruz.

Değerli milletvekilleri, tütün nedir bilir misiniz; tütün, kadınlar için sabahtan akşama kadar diktikleri, çapaladıkları, kırdıkları, topladıkları, tapalayarak topladıkları, tütün iğnelerine dizdikleri, ellerinin akmasıyla domatesi yerken, çocuklarına ekmek bölerken, genç kızlarının çeyizlerini düşündükleri, delikanlıların okul paralarını biriktirmeye çalıştıkları, babaların çocuklarının, evlatlarının geleceğini kurduğu bir üretim aracıdır. Yaprak yaprak kırılır, tapalanır; yaprak yaprak dizilir. Tütünde, tütünün acısında insanların gözyaşları, emekleri vardır, alınterleri vardır, kanları vardır. (Alkışlar) Onun için, tütün, değer verilmesi gereken bir üründür ve bugünkü rezilliği de hak etmemektedir. Bugünkü rezilliği, ne o acı tütün ne de tütün üreticisi hak etmemektedir.

Biz, biraz önce, Sayın Gazalcı'nın da söylediği gibi, komisyonlar oluşturarak Anadolu'nun dört bir yanında dolaştık. Artık, tütün tarlalarında tütün dikilmiyor. Tütün dikemeyen köylü, ister istemez şehre gitmiş, şehrin varoşlarına, şehrin kırsalına, gecekondu yaparak veya gecekondu kiralayarak yerleşmiş; ama, güzel hayaller kurarak, emeğini toprağa vererek yarınına güvenle bakan köylü, artık, işsiz, umarsız, çocukları kapkaç yapmaya başlar mı başlamaz mı; benim bu çocuğum, olanaksızlıklar nedeniyle büyük şehirde kötü yola düşer mi kaygısını taşıyor. Halbuki, kendi memleketinde, ama 1 dönüm, ama 10 dönüm, ama 5 dönüm diktiği tütünle, yarınına güvenle bakıyordu. Bir kısmı biraz uyanmış; o tütün dikilen topraklara, acaba, şarap, üzüm para eder mi diye, bağ dikmiş. Gittik, onları gördük araştırma yaparken; ama, sonra ne oldu; o umutla diktikleri bağlardan da, yüzde 118 vergiler nedeniyle, KDV, ÖTV nedeniyle, umutsuzluğa düştüler. Diktikleri çubukların dibini çapalayamadılar, diktikleri kütüklere ilaç alamadılar, gübre alamadılar; bugün, üzüm üreticisi de, bugün, şarap üreticileri de perişan durumda.

Bunların hepsi birbirine bağlı. Narenciye üreticisi zaten emeğinin karşılığını alamamış, narenciye dallarda kalmış, narenciye yerlere dökülmüş, narenciyeyi gömecek yer bulamıyor narenciye üreticisi. Bu mu, 11 000 çeşit bitki yetişen Anadolu'nun sonu? Bu mu, Türkiye insanının, bu mu Türk Halkının, bu mu köylünün sonu?

Sevgili arkadaşlar, Mustafa Kemal Atatürk "köylü yurdun efendisi" derken, Türkiye'nin geleceğinin tarıma bağlı olduğunu bilerek söylemişti ve bir zamanlar -şimdi adını bile duymak istemiyor bazı bakanlar- o köy enstitülerinde söylenen bir Ziraat Marşı vardı:

"Sürer, eker, biçeriz, güvenip ötesine,

Milletin her kazancı, milletin kesesine.

Toplandık baş çiftçinin, Atatürk'ün sesine,

Toprakla savaş için, ziraat cephesine"

Diyordu bizim köylümüz, bizim halkımız. (CHP sıralarından alkışlar) Ama, maalesef, bugüne taşınan politikalar ve bugün de, daha da etkin bir şekilde sürdürülen politikalar nedeniyle, köylümüz umutsuz.

Bakın, arkadaşlar, her şey oy değil. Bugün, buraya, bu çoğunlukla gelebilirsiniz; hatta, sizin iddialarınıza göre -biz öyle düşünmüyoruz, ama- bir dahaki sefere de gelebilirsiniz; ama, mesele o değil. 70'li yıllarda, Cumhuriyet Halk Partisinin bir Gümrük ve Tekel Bakanı vardı, Mahmut Türkmenoğlu. Ben, 80 sonrasında siyasete başladığımda, onunla, Torbalı'nın Pancar İlçesinde gezerken -yanımızda başka partililer de vardı; hatta, genel başkanlar da vardı- bir köylünün, anasının elinden tutup "ana, ana, gel bak, burada kim var" dediğini duydum. Hemen yanına gittim. Mahmut Türkmenoğlu'na, ana-oğul, ağlayarak şöyle sesleniyorlardı: "Var olasın, seni iyi ki gördük, ömrün uzun olsun. Bizim cebimizde hâlâ senin paran var. O zaman tütün para etti, biz traktör aldık; o zaman tütün para etti, biz çocuklarımızı okula gönderdik; senin zamanında tütün para etti, biz, el içine çıkabildik, bugüne kadar da onlarla geldik" diyorlardı.

Arkadaşlar, artık, Cumhuriyet Halk Partili bakanların köylünün cebine kazandırdığı paralar tükendi. Artık, köylü aç; artık, köylü yoksul; artık, köylü sizden hizmet bekliyor. Oy almanız önemli değil. Yıllar sonra köylüler tarafından, yıllar sonra gençler tarafından, yıllar sonra bu Anadolu halkı tarafından, onlar için neler yaptığınızla anılacaksınız. Milletvekilleri gelip geçici. Hepimiz buralardan gelir geçeriz; kimler geldi, kimler geçti. Önemli olan, bu halkın hak ettiği değeri vermek, bu halka, hak ettiğini teslim etmektir; çünkü, Anadolu halkı, tüm dünya halkları kutsaldır, tüm dünyada yaşayan insanlar önemlidir; ama, Anadolu halkı, binyıllardır yarattığı medeniyetlerle, tüm toplumlardan daha önemlidir; sizden, önemli hizmetler beklemektedir.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

48 konuşma daha · 23 Mart 2006

48 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook