2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu genel müdürlüğü, özürlüler idaresi, aile ve sosyal araştırmalar genel müdürlüğü, kadının statüsü genel müdürlüğü, çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı)
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 37. Birleşim · 5. yasama yılı · 19 Aralık 2006 · 915 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Türkan Miçooğulları (CHP), 19 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (SOSYAL HİZMETLER VE ÇOCUK ESİRGEME KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, ÖZÜRLÜLER İDARESİ, AİLE VE SOSYAL ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, KADININ STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI)); konuşma 915 kelime.
Türkan Miçooğulları (CHP, İzmir). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu genel müdürlüğü, özürlüler idaresi, aile ve sosyal araştırmalar genel müdürlüğü, kadının statüsü genel müdürlüğü, çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı)”. TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turkan-micoogullari-22-2006-12-19-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-sosyal-hizmetler-ve (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c141/b037/tbmm221410370440.pdf
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CHP GRUBU ADINA TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (İzmir)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Özürlüler İdaresi Başkanlığı bütçesi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken salonda olan ve olmayan milletvekillerimizi ve bizi umutla izleyen tüm halkımızı sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, yapılan araştırmalara göre, Türkiye nüfusunun yüzde 12,29'u özürlü insanlardan oluşmaktadır. Nüfusumuzun 73 milyon olduğunu göz önünde bulundurursak ülkemizde 9 milyon kişi özürlü olarak hayatını sürdürmektedir. Özürlü yurttaşlarımızın bakım, eğitim, istihdam, sağlık ve sosyal yaşamda var olma sorunlarına çözüm bulabilmek için bütçeden önemli bir pay ayrılması gerekir.
Türkiye Cumhuriyeti devleti, laik, demokratik, sosyal hukuk devletidir. Sosyal devlete herkesin ihtiyacı vardır. Sosyal devletin tüm kesimleri kucaklaması gerekir. Ama, sosyal devletin yaralarını saracağı, bağrına basacağı en önemli grup özürlülerdir. Peki, AKP Hükümeti beşinci ve son büt- çesini hazırlarken bu yurttaşlarımızın sorunlarını çözmek için merkezî yönetim bütçesinden ne kadar pay ayırmayı uygun görmüştür? Bugünü anlayabilmek için biraz geriye gitmek gerekir.
Özürlüler İdaresinin 2005 bütçesi ödeneği 3 milyon 624 bin yeni Türk lirası iken, 2005 genel harcama toplamı 3 milyon 312 bin YTL olmuştur. Bunun anlamı şudur: Kurum kendisine ayrılan bütçeden yüzde 8 oranında bir tasarrufa gitmiştir. 2006 bütçesinde ayrılan ödenek 3 milyon 507 bin yeni Türk lirasıdır, yani 2005'in bile altındadır. Oysa, 2005 yılı enflasyonu yüzde 7,7; büyüme oranı yüzde 7,6'dır. Bu rakamlar ışığında, Kurumun 2005 yılındaki hâlini muhafaza etmesi için bile bütçesinde yüzde 16'lık bir artış gerekirken, 2006 yılı bütçesi ödeneği bir önceki yıla oranla 111 bin YTL daha düşüktür. 2007 mali yılı bütçesi için öngörülen rakam 4 milyon 322 bin YTL'dir. 2006 bütçesine göre yüzde 23'lük bir artıştan söz edilmektedir. Oysa birbirimizi kandırmaya hiç gerek yok, hesap kitap ortada. 2006'da bir artış var mı? Tam tersine, düşüş var. Peki, 2006'daki mal ve hizmet alımlarındaki artışı, büyümeyi, enflasyonu niye göz ardı ediyoruz?
Ayrıca, bu yüzde 23'lük artış 2005 bütçesi baz alınarak değerlendirildiğinde, yüzde 20'ye denk gelmektedir. Hâlbuki, kurum bütçesinin reel bir kayba uğramaması için 2005 ve 2006 enflasyon ve büyüme rakamları doğrultusunda en az yüzde 35 oranında artması gerekmektedir.
Diğer bir ayrıntı, 2006 mal ve hizmet alımları için 1 milyon 262 bin YTL ayrılmışken, 2007 bütçesine baktığımızda, bu ödeneğin 1 milyon 170 bin YTL'ye düşürüldüğünü görüyoruz.
Bunlar, kurumun özürlülere yönelik politikası ve işlevi açısından çarpıcı göstergelerdir. Yani, Özürlüler İdaresi Başkanlığı toplumun bu en hassas kesimi için kendisine ayrılan bütçeden tasarrufa gitmekte, kaynakları kullanmamakta, mal ve hizmet almamaktadır. Anlaşılan o ki, Hükümet, IMF programı doğrultusunda en büyük tasarrufu özürlüler üzerinden yapmaktadır. Aynı bakanlık şemsiyesi altında bulunan diğer kurumların bütçelerindeki rakamlar da göz önüne alındığında, bu dört kuruluşun toplam ödeneklerinin 2007 yılındaki toplam bütçe içindeki payının ise binde 4 olduğu görülmektedir. Sadece binde 4, yani yüzde 1 'in yarısı bile değil. Oysa günümüzde sosyal politika anlayışının en temel özelliği, risk grubu oluşturan toplumdaki zayıf kesimlerin güvenceye alınmasıdır. Özürlülük konusu ise, sosyal politikanın en sorunlu alanlarından biri olarak algılanmaktadır. Bu rakamlar da açıkça göstermektedir ki, sosyal devlet ilkesi, sosyal devlet duyarlılığı, sosyal devlet anlayışı, ne yazık ki, AKP İktidarı döneminde büyük zaafa uğramış, en büyük erozyonu yaşamıştır. Türkiye gibi 73 milyon nüfusu olan bir ülkede bu rakamlarla övünmek, bu rakamları yeterli bulmak, doğrusu inanılır gibi değil.
Şimdi Sayın Bakana soruyorum: Sizce 2007'de öngördüğünüz hizmetleri yerine getirmek, tespit edilen sorunları çözmek için bu rakamlar, bu ödenek, bu bütçe yeterli midir? Yeterli diyorsanız size şu haberi göstermek istiyorum Sayın Bakan. Şöyle bir gazete haberi: "Engellilere Zorunlu Ceza: Evde Hapis. Okullar yetmiyor, özel eğitimden geçmiş eğitmen sayısı ihtiyacı karşılamıyor. Yüzlerce engelli ev mahkûmu gibi yaşıyor."
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP İktidarı, hemen her fırsatta, geçen yıl çıkarılmış olan Özürlüler Kanunu'yla övünmekte. Her ne kadar Cumhuriyet Halk Partisinin hazırladığı önerinin çok uzağında olsa da, 40 maddesi mali gerekçelerle geri çekilse de, özürlülerimize ilişkin bazı adımlar atıldı.
Peki, bunlar yeterli mi? Yaşam kalitelerinde bir ilerleme sağlayabildik mi? Hâlen 30 binin üzerinde özürlümüz Emekli Sandığında bekleyen onay işleminden dolayı mağdur durumda. Raporları onaylanmadığı için kanunla tanınmış olan haklardan yararlanamıyorlar. Bunlar daha ne kadar bekleyecekler? Özürlü, hükümlü kadrolarının sadece yüzde 18'i dolu. Bu kadrolar niçin boş olarak tutuluyor? Uygar ülkelerde 4 özürlüye 1 bakıcı hizmet verirken, bizde 30-35 özürlüye 1 bakıcı düşmekte.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANSayın Miçooğulları, lütfen toparlar mısınız.
Buyurun.
TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla)Sayın Başbakan 2007 bütçesini "sosyal istikrar ve sosyal koruma bütçesi" olarak takdim etti.
Değerli milletvekilleri, sosyal harcamalar, geniş anlamda, sosyal koruma, eğitim ve sağlık harcamalarının toplamından oluşmaktadır. AB ülkelerinde ortalama olarak sosyal harcamaların genel yönetim harcamaları içindeki payı yüzde 65 gibi oldukça yüksek bir oranda gerçekleşirken, Türkiye'de bu oran ancak yüzde 38'e yaklaşmaktadır. Ülkemizde genel yönetim toplam harcamaları içinde sosyal korumaya ayrılan kaynağın oranı yüzde 17-18 arasında değişirken, bu oran AB ülkelerinde yüzde 40-41 'lere çıkmaktadır. Yine AB ülkelerinde kişi başına sosyal koruma harcamaları ortalama olarak 5.500 ila 6.500 avro civarındayken, ülkemizde kişi başına düşen kamu sosyal harcaması 215 avro tutarındadır.
Şimdi, bu gerçekler göz önündeyken, sosyal harcamalarla ilgili kurumlan bir şemsiye altında toplayan Bakanlığın bütçesi yüzde 1 'in yansı bile etmezken, bu bütçeye sosyal istikrar ve sosyal koruma bütçesi demek mümkün müdür?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANLütfen Sayın Miçooğulları...
Teşekkür için açıyorum.
Buyurun.
TÜRKÂN MİÇOOĞULLARI (Devamla)Değerli arkadaşlar, Cumhuriyet Halk Partisinin yeniden kurduğu Zeytin ve Zeytinciliği Araştırma Komisyonuyla dolaşırken, üreticinin açtığı bir pankart gördük. O pankartta, "Zeytinin karası, ekmeğimizin parası, Adalet ve Kalkınma Partisine verdiğimiz oy, yüreğimizin yarası." diye yazıyordu.
Değerli üreticiler, sevgili özürlüler ve değerli halkımız; üzülmeyin, bir yıl sonraki Cumhuriyet Halk Partisinin yaptığı bütçe hem sorunlarınızın çözümü hem de yüreklerinizin yarasının sarılması için gerekli bir bütçe olacaktır.
Bu duygularla hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
55 konuşma daha · 19 Aralık 2006