İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 122. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Özürlüler hakkında kan.tas. ( ss. 969 )

Ufuk Özkan

Manisa Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 122. Birleşim · 3. yasama yılı · 30 Haziran 2005 · 676 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ufuk Özkan (CHP), 30 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖZÜRLÜLER HAKKINDA KAN.TAS. ( SS. 969 )); konuşma 676 kelime.

Ufuk Özkan (CHP, Manisa). “Özürlüler hakkında kan.tas. ( ss. 969 )”. TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim tutanağı, 30 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ufuk-ozkan-22-2005-06-30-ozurluler-hakkinda-kan-tas-ss-969 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA UFUK ÖZKAN (Manisa)- Sayın Başkan, teşekkür ederim.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 969 sıra sayılı kanun tasarısı üzerinde şahsım ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; kısaca görüşlerimi sizlerle paylaşacağım. Türkiye'de özürlü bireylere yönelik hizmetlere kısaca bir göz atmak istiyorum. Dünya Sağlık Örgütünün tanımına göre, nüfusumuzun yaklaşık yüzde 10'u, yani 7 000 000 kişiye yakın vatandaşımızın çeşitli özürleri bulunmaktadır. Yaklaşık, 1 500 000 kişinin de zihinsel özürlü olduğu malumunuzdur. Bu rakam, Türkiye'de her üç aileden birisinde özürlü vatandaşımızın olduğunu gösterir.

Dolayısıyla, bu, bireysel bir sorundan ziyade toplumsal bir sorundur, hepimizin sorunudur. Daha önceki konuşmacı arkadaşlarımızın söylediği gibi, bugün sağlam olmak yarın da sağlam olmak anlamına gelmez, her an herhangi birimiz bir özür sahibi olabiliriz. Konuya bu bakımdan, bu açıdan bakarak hareket etmekte fayda olduğunu düşünüyorum.

Özürlü haklarıyla ilgili, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, bütün yurttaşlarının korunma, topluma katılım, istihdam, çalışma ortamında korunma, eğitim ve toplumla bütünleşme haklarının garanti altına alındığını söyler. Bu nedenle, özürlü bireylerin örgütleri, özürlü bireylerin sağlık, eğitim, bakım ve rehabilitasyon, istihdam, sosyal güvenlik ve ulaşabilirlik fiziksel çevre gibi haklarına ilişkin çeşitli düzenlemeleri savunmaktadır.

Özürlülük alanında gerçekleştirilen ve geleceğe umut veren iki gelişme bulunmaktadır. Bunlardan biri, hizmet sunan kurumların yeniden organize edilmesi ve resmî, sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğinin artırılması... Her iki gelişme de, özürlülük alanlında çaba gösteren insanların uzun süreli çabalarının sonucunda gerçekleştirilmiştir ve politika ve hizmetlerin daha iyi olması için bir başlangıç olarak görülmektedir.

Eğitim konusunda, Millî Eğitim Bakanlığı 1951 yılından bu yana özel eğitim programlarını müfredatına almış, müfredatla ilgili mevzuat 1983 ve 1997 yılında yeniden düzenlenmiştir. Özel gereksinimi olan çocukların eğitim sistemine dahil olmaları için, ulaşabilirlik, sınıf koşullarının hazırlanması, öğretmenlerin ve personelin eğitimi konusunda çeşitli çabalar bulunmaktadır.

2000-2001 öğretim yılında 269 özel eğitim okulunda ve merkezinde 2 603 öğretmen ve 16 155 öğrenci bulunmaktadır. İlköğretim okullarının sayısı ve öğrenci sayısıyla karşılaştırdığımızda, özürlü çocukların çok küçük bir bölümünün eğitim hakkından yararlanabildiği açıktır. Okul sistemi içerisine dahil olan özürlü çocukların sayısının gelecekte artmasını umut ediyoruz.

Sevgili arkadaşlarım, çocukları özürlü vatandaşlarımızın çocuklarını eğitim alanına, eğitim bölümüne götürüp getirmeleri, gerçekten, son derece ciddî sıkıntıları ve problemleri yanında getirmektedir. Bu konuda, mevcut, çıkacak olan yasayla ve Bakanlığın özel alakasıyla, gerekli kolaylıkların sağlanacağını tahmin ediyorum ve umut ediyorum.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; 5 Ocak 2005 tarihinde Salihli Zihinsel Engelli Öğrencileri Koruma Derneğinden gelen bir talep vardı. Bu talebi sizlerle paylaşarak, bu konudaki eksikliklerimizi de bir an önce tamamlamamızın, bu vatandaşlarımız açısından son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Dönemin Bakanı olan Sayın Güldal Akşit'e yönelik olan yazıyı sizlerle paylaşıyorum:

"Biz, Salihli Zihinsel Engelli Öğrencileri Koruma Derneği olarak, Salihli Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğitim Merkezine destek amacıyla kurulmuş bir derneğiz ve okula desteğimizi, elimizden geldiğince, duyarlı Salihli halkının da yardımlarıyla yapmaya çalışıyoruz; fakat, bazen gücümüzün tükendiği, yetemediğimiz zamanlar da oluyor. Bu zamanlarda biz de desteğe ihtiyaç duyuyoruz.

Okulumuz Millî Eğitim Bakanlığına bağlıdır. 2 idareci, 21 öğretmen, 1 hemşire, 2 hizmetli görev yapmaktadır. Personel, Bakanlık personelidir. Maaşları, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır.

Okulumuzda çocuklarımıza verilen öğle yemeği için okulda aşçı çalıştırmaktayız. Bu aşçının giderini dernek bütçesinden karşılıyoruz; ancak, artık buna gücümüz yetmiyor. Aşçının ücretini karşılayamayacak duruma geldik. Bunun için sizden, okulumuz için kadrolu 1 aşçı talebimiz olacaktır. Ayrıca, okulumuz açıldığından bu yana okulumuzun memuru bulunmamaktadır. Lağvedilen devlet kadrolarındaki memurlardan 1 tanesi bile olsa okulumuzun ihtiyacı karşılanacaktır. Yine, temizlik ve hijyen bakımından, 1 bakıcı ve 1 hizmetlinin okulumuz kadrosuna verilmesine ihtiyaç vardır."

Değerli arkadaşlarım, bu okul gerçekten son derece güzel ve inanılmaz işler yapan bir okul. Orada yaşayan çocuklarımızın el emeği ürünlerini görmenizi tavsiye ederim. Oradaki çocuklarımızın bir cuma günü İstiklal Marşını hangi coşkuyla, hangi istekle, hangi güçlüklerle söylediklerini kulaklarınızla duymanızı ve görmenizi arzu ederim. İnanın, yüreğiniz parçalanır. Türk Halkının çocuğunun, özürlü bile olsa, eline yetki verilirse, eline imkân verilirse, neler yapabileceğinin en güzel kanıtlarından bir tanesi Salihli'deki Özürlüler Okuludur. O okulda bulunan bütün çocuklarımıza, Akhisar'da AKSEK Vakfında bulunan spastik çocuklarımıza Soma'daki çocuklarımıza, Türkiye'deki çocuklarımıza, inşallah, gönül arzu eder ki, bu kanun tasarısıyla geniş imkânlar veririz ve bir sağlam insan neler yapabiliyorsa, bu çocuklarımızın da neler yapabileceğini bütün dünyaya gösteririz.

Kanunumuzun hayırlı olmasını diliyor, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

68 konuşma daha · 30 Haziran 2005

68 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook