HDP Grubu önerisi münasebetiyle
Sivas Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 106. Birleşim · 3. yasama yılı · 1 Temmuz 2020 · 326 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ulaş Karasu (CHP), 1 Temmuz 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 326 kelime.
Ulaş Karasu (CHP, Sivas). “HDP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 1 Temmuz 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ulas-karasu-27-2020-07-01-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=89412
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CHP GRUBU ADINA ULAŞ KARASU (Sivas)Halkların Demokratik Partisi grup önerisi hakkında söz almış bulunuyorum. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
2 Temmuz 1993 günü 33 aydınımızın, cumhuriyetin temellerinin atıldığı, Pir Sultan’ın, Aşık Veysel’in yetiştiği topraklarda, Sivas’ta vicdanları kararmış bir güruh tarafından katledilmesinin üzerinden tam yirmi yedi yıl geçti. Yirmi yedi yıldır bu toplumsal acı, ülkemizin üzerinde kara bir leke olarak durmaya devam etmektedir.
Bu öneriyi tartışabilmek için, öncelikle 2 Temmuzun ne anlama geldiğini, ne ifade ettiğini ve neye karşı yapıldığını iyi bilmek gerekiyor. 2 Temmuz, başlı başına Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu cumhuriyetin yıkılmasına dönük gerici bir kalkışmadır. O gün “Cumhuriyet burada kuruldu, burada yıkılacak.” sloganı atanları biz Menemen’den, Maraş’tan tanıyoruz. İskilipli Âtıflardan, fesli saray tarihçilerine kadar uzanan ve bugün de devam eden cumhuriyet düşmanlığı, 2 Temmuz günü Sivas’ta cumhuriyetimizi, laikliği ve demokrasiyi hedef almıştır. O gün Türkiye, yeniden Orta Çağ’ın karanlık zihniyetine hapsedilmeye çalışılmıştır. Orada Alevi’si Sünni’si, Hristiyanı, ozanı, sanatçısı, şairi, emekçisi katledilerek yüzlerce yıldır bu coğrafyada ekilen barış, kardeşlik tohumlarına darbe vurulmak istenmiştir.
Bugün de bu toplumu inanç üzerinden, etnik kimlik üzerinden ayrıştırmaya çalışan bir siyasi iktidarla ne yazık ki karşı karşıyayız. Ama şunu bilin ki bugün Anadolu, Suriye olmuyorsa, Irak olmuyorsa, Yemen olmuyorsa bunu cumhuriyete, cumhuriyetin kurucularına ve başta da Mustafa Kemal Atatürk’e borçludur. (CHP sıralarından alkışlar)
Ne yazık ki Madımak’ta hayatını kaybedenlerin ardından ailelerinin ve sevenlerinin içini ferahlatacak en ufak bir adım bile atılmamıştır. Kalkışma için verilen zaman aşımı kararından sonra dönemin Başbakanı, bugünün Cumhurbaşkanı “Milletimiz için, ülkemiz için hayırlı olsun.” demekten kendini alıkoymamıştır.
Utanç müzesi olması gereken Madımak Oteli, sırf utanç müzesi yapılmamak adına bilimin “b”sinin kültürün “k”sinin olmadığı bilim ve kültür merkezi hâline getirilmiştir. Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu raporunda bile katliamcı güruhta yer aldığı sabit olan 2 kişinin ismi bugün Madımak’ta hayatını kaybedenlerle yan yana anılıyor.
Buradan bir kez daha sesleniyoruz: Bu tarz acıların bir daha yaşanmaması, yaşanılan acılardan ders alınması için Madımak Oteli utanç müzesine dönüştürülmelidir, katliamın faillerinden 2 kişinin adı silinmelidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
103 konuşma daha · 1 Temmuz 2020