24.6.2004 tarihli ve 5197 sayılı il özel idaresi kanunu ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maıddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu rap.( ss. 791 )
Denizli Milletvekili ·
Genel Kurul, 60. Birleşim · 3. yasama yılı · 17 Şubat 2005 · 607 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ümmet Kandoğan, 17 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 24.6.2004 TARİHLİ VE 5197 SAYILI İL ÖZEL İDARESİ KANUNU VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MAIDDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAP.( SS. 791 )); konuşma 607 kelime.
Ümmet Kandoğan (Denizli). “24.6.2004 tarihli ve 5197 sayılı il özel idaresi kanunu ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maıddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu rap.( ss. 791 )”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 17 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-02-17-24-6-2004-tarihli-ve-5197-sayili-il-ozel-idaresi-kanunu-ve-anayasanin (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Görüşülmekte olan kanun tasarısının 18 inci maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum.
Değerli milletvekilleri, biraz önce, bu maddeyle ilgili, eski bir valimizi dinledim ve daha önceki maddeyle ilgili de AK Parti Grubu adına konuşan Değerli Milletvekili Sayın Ceylan'ı dinledim. Sayın Ceylan, gerekçede yazılanları okumakla iktifa etti. Ben yeni bir şey söyler mi, bir katkıda bulunur mu diye merak ettim; ama, olmadı. Sayın Akbulut da, bu maddeyle valilerin durumunun daha da güçlendirildiğini ifade etti. Dün de, Sayın Bakan, burada, geldi, sizlere birçok örnek vereceğim, valilerin yetkileri tırpanlanmıyor, artırılıyor diye bazı şeyler söyledi. Ancak, ben, farklı bir kanun tasarısı mı var elimde, merak ettim.
Sayın Bakanım, burada getirilen değişikliklerin hangisiyle -sizden rica ediyorum; gelin, burada tekrar edin- şu maddeyle valilerin yetkileri güçlendirilmiştir deyin; madde ismi verin, şu maddede eskiden şöyle bir hüküm vardı, şimdi, bu yeni hükümle valilerin durumunu güçlendirdik deyin. İl genel meclisi başkanlığından alıyorsunuz. Bunun neresi valinin güçlendirilmesi?! Tam tersine, valiliğin, il genel meclisinin mercii ve başı olan valiliğin pozisyonunu son derece geriye iten yeni bir pozisyona sokuyorsunuz.
Bakınız, elimde İdareciler Derneğinin raporu var. İdareciler Derneği, yıllardan beri mülkî idarede görev alan ve halen fiilen de görev yapanların oluşturduğu bir dernek. Bu dernekte... Açıkça bu konuyla ilgili, Türkiye genelindeki mülkî idare amirlerinin görüşü var burada ve onlar da bu değişikliklerden rahatsız olduklarını ifade ediyorlar. Dün Sayın Bakanın konuşmasından sonra, onlarca meslek mensubu, meslektaşım beni aradı "lütfen çıkın, Sayın İçişleri Bakanının bu valilerin yetkileri artırılıyor ifadelerinin hangilerinin doğru olduğunu bir kez daha siz sorun" diye, bunu benden rica ettiler.
Biraz önce de, Sayın Akbulut, valilerin durumunun güçlendirildiğini ifade etti. 18 inci maddesi var... 18 inci maddenin son fıkrasını okumuyor Sayın Akbulut. Orada diyor ki: "Meclis başkanı tarafından gereği yapılmak üzere..." Sayın Cumhurbaşkanı da geri gönderme gerekçesinde "gereği yapılmak üzere" ibaresini tırnak içine almış. Sayın Cumhurbaşkanı özellikle onu ihsas ettiriyor, onu vurguluyor; tırnak içerisine almasındaki sebep o.
Şimdi, ben buradan Sayın Bakanıma soruyorum; lütfen, benim konuşmamdan sonra geliniz, bu kürsüden bunu ifade ediniz. İçişleri Bakanlığı tarafından gereği yapılmak... Gereği yapılmanın hangi anlama geldiğini, lütfen, gelin, bu kürsüden ifade edin. Bu kadar muğlak bir ifadenin bir kanun metninde yer almasının açıklamasını ve izahını yapmak mümkün değil sayın milletvekilleri. Gereğini yapmaktan, kim, ne anlıyor; bundan kastedilen nedir?! Tekrar ediyorum; Sayın Bakanım, siz İçişleri Bakanısınız, bunun gereğini nasıl yapacağınızı, lütfen, geliniz, bu Meclis kürsüsünden bütün Türkiye'ye ilan ediniz.
AHMET RIZA ACAR (Aydın)Tarih ve saatleri isteyin!
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Ben, yıllardır bu mesleğin içerisinde kanunla iştigal eden birisiyim. Bu kadar ucu açık olan bir kanun lafzını bugüne kadar görmedim ve bu lafızla, bu ibareyle, bu ifadeyle -dün de söylemiştim, bugün de söylüyorum, bundan sonra da söylemeye devam edeceğim- siz, valileri, psikolojik bir baskı altına alacaksınız, siyasî bir baskı altına alacaksınız. Bakınız, ey vali diyeceksiniz, 18 inci maddenin son fıkrasını biliyor musun... Zaten il genel meclislerinin yapısını sizler biliyorsunuz; orası tamamen siyasî bir organ. Yetkilerini artırdınız; saygımız var, artabilir; ancak, bu yetkileri artırırken, mülkî idareyi -tekrar ediyorum, mülkî idareyi- sıkıntıya sokacak, onların üzerinde siyasî bir baskıya sebebiyet verecek böyle bir kanun maddesini bu şekilde geçirmenin yanlış olduğu inancını bir kez daha ifade etmek istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Geçmiş kanunda da bu var, doğru; ancak, o kanunda "gereği yapılmak" ibaresi yok sayın milletvekilleri. Bu, buraya, kasıtlı olarak, bilinçli olarak yerleştirilmiş ve Sayın Cumhurbaşkanının da tırnak içerisine alacak kadar hassasiyet gösterdiği bir husustur ve Sayın Cumhurbaşkanı onun sonuna şunu ilave ediyor; bütün bu değişiklikler için "özerklikten öte bağımsız niteliğe kolayca dönüşebilecek yerel bir meclis oluşturulmakta" ibaresini kullanıyor.
Sayın milletvekilleri, öyleyse, geliniz, yol yakınken, bu maddedeki "gereği yapılmak" ibaresini açıklığa kavuşturacak şekilde bir değişiklik yapalım.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
36 konuşma daha · 17 Şubat 2005