633 sayılı diyanet işleri başkanlığının kuruluş ve görevleri hk.kan.(ss . 870 )
Denizli Milletvekili ·
Genel Kurul, 90. Birleşim · 3. yasama yılı · 27 Nisan 2005 · 1.097 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ümmet Kandoğan, 27 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 633 SAYILI DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞININ KURULUŞ VE GÖREVLERİ HK.KAN.(SS . 870 )); konuşma 1.097 kelime.
Ümmet Kandoğan (Denizli). “633 sayılı diyanet işleri başkanlığının kuruluş ve görevleri hk.kan.(ss . 870 )”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 27 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-04-27-633-sayili-diyanet-isleri-baskanliginin-kurulus-ve-gorevleri-hk-kan-s (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. AK Parti Grup önerisinin aleyhinde söz almış bulunuyorum.
Değerli milletvekilleri, bugün, Türkiye Büyük Millet Meclisi, saat 14.00'te toplandı. Yaklaşık birbuçuk saatlik bir süre geçti. Bu birbuçuk saatlik süre içerisinde, günün bu saatinde, maalesef, 2 kez, karar yetersayısı bulunamaması nedeniyle Meclis çalışmalarına ara vermek mecburiyetinde kaldık. Daha bu saatte, Meclisin açılmasının üzerinden daha bir saat geçmeden, 139 milletvekilini Türkiye Büyük Millet Meclisi sıralarında bulamadık.
Şimdi, siz, AK Parti Grubu olarak kalkıyorsunuz, bu durumda olan bir Meclisten, cuma günü ve cumartesi günü de saat 22.00'ye kadar çalışmayla ilgili bir öneri getiriyorsunuz.
Şimdi, çarşamba günü, Meclisin açık olduğu bir günde, 139 milletvekili bu sıralarda yokken, cuma ve cumartesi günleri, Sayın Grup Başkanvekilim, 139 AK Parti milletvekilini burada toplayıp, karar yetersayısını veya 184 milletvekilini burada toplayıp, toplantı yetersayısını bulma taahhüdünde bulunuyor musunuz?
Biliyorsunuz, bu konuyla ilgili, daha önce, Sayın Tayyar Altıkulaç'ın bir çalışması vardı; Sayın Altıkulaç, o çalışmasında şunu söylüyordu: Türkiye Büyük Millet Meclisinin 1 dakikalık çalışmasının maliyeti 11 milyar lira. Şimdi, Meclis, saat 14.00'te açıldı. Yaklaşık 25 dakika ara vermek mecburiyetinde kaldık ve bunun maliyetinin ne olduğunu, ben, Sayın Hocamın ve siz milletvekillerimin takdirine sunmak istiyorum.
Değerli milletvekilleri, ben, bunu, müteaddit kereler dile getirdiğimde, Sayın Kapusuz itiraz ediyordu. Öyle kanunlar buradan geçiyor ki, 30 milletvekili, 40 milletvekilinin bulunduğu anlarda, biz burada kanun kabul ettik; ama, biz hep şunu söylemiyor muyduk: Türkiye Büyük Millet Meclisi, ortak aklın iradesi olarak, bütün milletvekillerinin katkılarıyla, destekleriyle, ortak vicdanlarıyla, ortak akıllarıyla kanun yapma konusunda destek olacaklar ve çıkan kanunlar, Meclisin hür iradesiyle, bütün milletvekillerinin ortak aklıyla çıkacak. Bunu ifade ediyorduk; ancak, görünen o ki, bugüne kadar edindiğimiz tecrübe o ki, 40 milletvekili, 50 milletvekiliyle, buralarda kanun çıkarıyoruz.
Geçen gün de söyledim, bir konuk cumhurbaşkanı buradayken 30 milletvekili vardı; yine, dün, Meclis Başkanımızla beraber bir konuk başbakan Meclisimizi şereflendirdiğinde, 50 milletvekili vardı. Bu tablo beni rahatsız ediyor, bu tablo beni üzüyor, bu tablo milleti de üzüyor. Benim korkum ve endişem odur.
Sabahlara kadar çalışmaya varım, hazırım; ancak, cuma günü ve cumartesi günü de, aynı manzaralarla karşılaşacaksak, dakikası 11 milyar liraya mal olan Meclis çalışmalarında, tüyü bitmedik yetimin hakkı olduğunu, garip gurebanın, fakir fukaranın hakkı olduğunu gözlerden uzak tutmamamız lazım. Bu şartla, cuma ve cumartesi, milletvekillerimizin büyük çoğunluğu burada olacaksa, o kanunlar, Meclisin ortak aklı, ortak iradesiyle çıkacaksa biz varız; ancak, dünden beri gördüğümüz bir manzara var Türkiye Büyük Millet Meclisinde; buna, Sayın Meclis Başkanvekilimin yönetimi de dahil. Dün, burada, birkaç kez konuşma fırsatı buldum; 1 dakika ilaveyi dahi zor yapıp, sizleri selamlamamı dahi engelleyen bir tutum içerisinde; ancak, bugün, AK Parti milletvekili gündemdışı bir konuşma yaptı, tam 6 dakika fazla konuşmasını, Sayın Meclis Başkanımız büyük bir müsamahayla karşıladı.
Şimdi, önümde, bugün görüşülecek olan kanunlar var. Bakıyorum, 2 nci sırada, Salih Kapusuz ve Sadullah Ergin'in teklifleri; 4 üncü sırada TÜBİTAK; 6 ncı sırada yine Faruk Çelik'in teklifi; 7 nci sırada yatırımların teşviki; 8 inci sırada da siyasî partilere hazine yardımı.
Şimdi, değerli milletvekilleri, cuma ve cumartesi çalışalım diyorsunuz, muhalefetten katkı istiyorsunuz; ancak, bugün görüşülecek olan bu kanun tasarı ve tekliflerinin tümü üzerindeki şahıslar adına yapılacak olan konuşmalar, nasıl ve ne şekilde yapılmışsa, tamamen doldurulmuş. Eğer siz, muhalefetten bir katkı istiyorsanız, muhalefetten bir destek istiyorsanız, muhalefetin görüş ve önerilerini dinlemek istiyorsanız, bizlerden bir katkı istiyorsanız, bu endişe ve korku nereden kaynaklanıyor; bu panik havası niye?! Ben, bunu, şiddetli bir şekilde merak ediyorum.
İRFAN GÜNDÜZ (İstanbul)Ne panik havası var?! Hiç panik havası yok; sende o.
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Ama, ben, bakın, diyorum ki, bunlar üzerinde katkı yapmak istiyorum; yok, bu imkânı vermiyorsunuz muhalefete.
MAHMUT GÖKSU (Adıyaman)Sen susarsan, katkı olur.
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Yanlış yapıyorsunuz. Muhalefeti susturmakla hiçbir yere varamazsınız. Doğru Yol Partisini susturmaya çalışıyorsanız, bunda başarılı ve muvaffak olmanız mümkün değil.
Bakınız, çok somut bir örnek vereceğim: Dün, bir sayın AK Parti milletvekiliyle görüştüm. Bugün görüşülecek olan bir kanun teklifiyle ilgili olarak 86 ncı madde gereğince, oyunun rengini aleyhte olarak belirtmek üzere söz talebinde bulunmuş AK Partili, çok saygı duyduğum bir milletvekili. Kendisine sordum, dedim ki "sayın milletvekilim, siz, bu kurumda uzun yıllar üst düzeyde görev yaptınız, böyle bir kanun teklifinin aleyhinde konuşma düşüncesi nereden kaynaklandı?" Dedi ki bana: "Benim böyle bir talebim yok. Ben böyle bir konuşma talebinde bulunmadım. Benim böyle bir talebim mevcut değil." O milletvekilimiz de, şu anda, Türkiye Büyük Millet Meclisi sıraları içerisinde, şu anda oturuyor ve benim talebim yok dediği, benim konuşma isteğim yok dediği bir maddede bile, bizim konuşmamızın önüne geçmek için, gıyabında, haberi olmadan, konuşma yapmak üzere ismi oraya bildiriliyor. Baktım, orada dilekçesi de yok sayın milletvekilleri; ancak, bugün gittim, biraz önce baktım, dün saat 15.30 itibariyle konuşma talebi dosyanın içerisine konulmuş. Ben, dün saat 18.00'de gittiğimde yoktu o talep. O konuşma talebi, dünkü tarihle 15.30 itibariyle o dosyanın içerisine yerleştirilmiş. Milletvekilimiz de buradadır, eğer itiraz ederseniz, ben kendisinden, aramızda geçen konuşmanın doğruluğunu özellikle teyit etmesini istirham edeceğim.
Değerli milletvekilleri, bu düşünceyle, bu mantıkla hareket ederseniz hiçbir yere varmanız, ulaşmanız kesinlikle mümkün değil. Burası, milletin hür kürsüsü. Bütün milletvekillerini buraya, millet, kendi adına konuşmak üzere gönderdi.
MEHMET ÇERÇİ (Manisa)Herkes konuşacak o zaman...
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Bu kürsülerden, millet adına, getirilen kanunlarla ilgili, kanun teklifleriyle ilgili katkı yapmamız düşüncesi ve mantığıyla bizleri buraya gönderdiler. İktidar, bütün ülkelerde vardır; ama, muhalefet sadece demokrasilerde var; bunu, lütfen bütün milletvekillerinin aklından çıkarmaması gerekiyor.
Değerli milletvekilleri, bakınız, bu kadar hızlı çalışmanın, bu kadar acele etmenin faturası da, tam 32 kanunun Sayın Cumhurbaşkanı tarafından veto edilerek Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderilmesi.
MEHMET ÇERÇİ (Manisa)Yavaş çalışırsak ne olacak?!
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Biz de istiyoruz ki, bu kanunlar buradan geçsin, büyük çoğunluğu bizim de tasviplerimize mazhar olan kanunlar. Bizler de, gelip, buralarda, o kanunlarla ilgili destek veriyoruz; ancak, beğenmediğimiz, yanlış gördüğümüz noktalarla ilgili olarak düşüncelerimizi ifade ediyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Bakınız, biraz sonra konuşma fırsatım yok... 2 nci sırada bir kanun teklifi var. 2 nci sıradaki kanun teklifinin maddeleri dolu olduğu için, 86 ncı madde de dolu olduğu için, söz hakkım yok; ancak, bu kanun Anayasaya o kadar açık bir şekilde aykırı ki, bunun altını çizmek istiyorum ve iddia da ediyorum, gerekçesini de biraz sonra söyleyeceğim. Bu kadar açık bir şekilde Anayasaya aykırı olan bir kanun teklifi geliyor ve bununla ilgili, Doğru Yol Partisi adına, bir söz hakkımız yok, Anayasaya aykırılıkla ilgili düşüncelerimizi ifade etme hakkımız yok, hürriyetimiz yok. Ben, öyle inanıyorum ki, biraz sonra, o kanun buraya gelecek, sizlerin de oylarıyla burada kanunlaşacak; ancak, altını tekrar çiziyorum, gerekçe bulma noktasında hiç de zorluk çekmeden, Sayın Cumhurbaşkanı, o kanunu, çok kısa süre içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisine, tekrar görüşülmek için geri gönderecek.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
54 konuşma daha · 27 Nisan 2005