İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 116. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Sivil havacılık genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kan.tas. (ss: 940 )

Ümmet Kandoğan

Denizli Milletvekili ·

Genel Kurul, 116. Birleşim · 3. yasama yılı · 23 Haziran 2005 · 611 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ümmet Kandoğan, 23 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KAN.TAS. (SS: 940 )); konuşma 611 kelime.

Ümmet Kandoğan (Denizli). “Sivil havacılık genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kan.tas. (ss: 940 )”. TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim tutanağı, 23 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-06-23-sivil-havacilik-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kan-tas-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının 24 üncü maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Daha önceki konuşmalarımda da bahsetmiş olduğum gibi, genel olarak, son derece olumlu hazırlanmış olan bir kanun tasarısı. Verilen önergelerle, yapılan değişikliklerle kanunun daha olgunlaştığını ve milletimiz için daha menfaatlı bir hale geldiğini de görmüş olmaktan mutluluk duyuyorum.

Ancak, bu kanun tasarısı görüşülürken, yapılan bazı konuşmalar nedeniyle ortamın zaman zaman gerilmiş olmasından da üzüntü duyduğumu ifade etmek istiyorum.

İktidar Partisi milletvekilimizin geçmiş dönemleri toptan yok farz eden "taş üstüne taş konulmamış" ifadelerinin, siyasette çok fazla taraftar bulmadığının bilinmesini de özellikle istirham ediyorum.

Sayın Yıldırım da şanssız bir konuşma yaptı; özellikle bu Mecliste şu anda bulunan siyasî partileri sadece Adalet ve Kalkınma Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisi olarak görüp, diğer partileri yok saymasını da demokrasi açısından üzüntü verici bir değerlendirme olarak görüyorum. Bu Mecliste şu anda bulunan bütün partiler, Meclis çalışmalarında ellerinden gelen gayreti, yardımı ve desteği gösteriyorlar; doğru bulduklarını ifade edip, yanlış gördükleri hususları da belirtiyorlar, ifade ediyorlar. Bakınız, bu kanun tasarısı üzerinde, gecenin bu saatinde, ben de, Doğru Yol Partisi milletvekili olarak katkı yapmaya çalışıyorum Mecliste; bunun da özellikle altını çizmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, bu kanun tasarısı görüşülürken, çeşitli kereler özelleştirmelerle ilgili olarak düşünceler ifade edildi; ben, öncelikle, özelleştirmeye karşı olmadığımızı, özelleştirmelerin yeri ve zamanı geldiğinde yapılabileceğini, ancak Türkiye için hayatî önemi haiz olan ve stratejik tesislerin, bu özelliklerinin gözönüne alınarak özelleştirme konusunda karar alınmasının doğru olduğu inancındayım. Örneğin, TÜPRAŞ, geçen sene 1 300 000 000 dolara satılmıştı. Biz, o zaman da, bu satışın yanlış olduğunu, bu tesisisin hayatî bir tesis olduğunu ve yüzde 65'ine tekabül eden 1 300 000 000 doların çok komik bir rakam olduğunu ifade etmiştik. Bakınız, bundan iki ay önce, İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında TÜPRAŞ'ın yüzde 14,65'i 465 000 000 dolara satıldı. Geçen sene yüzde 65,76'sı 1 300 000 000 dolara satılırken, yüzde 14,65'i yüzde 65'e yuvarlayacak olursak, yüzde 14,65'in satışıyla bugünkü fiyatı, tam, geçen senenin, 1 milyar dolar üzerine tekabül etmektedir. Geçen sene, babalar gibi satıldığını ifade edenler, bir yıl içerisinde, devletin, eğer mahkeme o satışı bozmasaydı, durdurmasaydı, engellemeseydi, 1 milyar dolar zarara uğradığını, hepimiz, büyük bir üzüntüyle görüyoruz. Değerli milletvekilleri, yüzde 14,65'i 465 000 000 dolara satıldı ve blok olarak satıldı. Borsada da, o günkü fiyatlardan, yüzde 10 ıskontolu olarak satıldı ve 1 lot TÜPRAŞ hissesi 15 400 liraya geliyordu; üç gün içerisinde, İstanbul Menkul Kıymetler Borsasındaki TÜPRAŞ hisselerinin fiyatı 22 000 liraya çıktı ve yüzde 14,65'ini satın alan o yabancı şirketler, üç gün içerisinde, beş gün içerisinde, tam 150 000 000 dolar para kazandılar değerli milletvekilleri. Onun için, özelleştirmeler yapılırken, tesislerin gerçek kıymeti neyse ve orada çalışanların gerçek hakkı neyse, onun savunulması, o hakların korunması son derece önem arz etmekte ve yine, Türkiye için -demin de söylemiş olduğum gibi- hayatî önemi haiz olan tesislerin, stratejik tesislerin satılmasından da vazgeçilmesi son derece önem arz etmektedir.

Bakınız, TÜPRAŞ'la ilgili, ihale hazırlıkları yeni başladığında, TÜPRAŞ ihalesine girebilmek için yeterlilik belgesi alan, dünyanın değişik 4 ülkesinin 4 şirketinin yapısını size anlatmak istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)O 4 şirketin içerisinde, kamunun payı -dikkatinizi çekmek istiyorum- devletin payı, yüzde 27 ile yüzde 76 oranında değişmektedir; altını çiziyorum, bu 4 şirket içerisinde kamunun payı yüzde 27 ile yüzde 76 arasında değişmektedir. Dünyanın değişik ülkelerinin şirketleri, kamunun payının bu kadar olduğu şirketler, TÜPRAŞ'a sahip olmak için, TÜPRAŞ'ı almak için, ihaleye katılmak için yeterlilik belgesi alırken, biz, böyle hayatî önemi haiz olan bir tesisi, tamamen kamunun denetiminden, elinden çıkarıp, hatta yabancı şirketlere dahi açmamızın çok iyi değerlendirilmesinin, hesabının çok iyi yapılmasının gerekli olduğu inancımı ifade ediyor, bu kanun tasarısının milletimize ve memleketimize hayırlı olmasını temenni ediyor; sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

36 konuşma daha · 23 Haziran 2005

36 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook