İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 11. BİRLEŞİM · SALI

Tc anayasasının bazı maddelerinin değiştirilmesi hakkında kan tekl.(ss.1004) (bütçe sistemi hakkında)

Ümmet Kandoğan

Denizli Milletvekili ·

Genel Kurul, 11. Birleşim · 4. yasama yılı · 25 Ekim 2005 · 898 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ümmet Kandoğan, 25 Ekim 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TC ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ HAKKINDA KAN TEKL.(SS.1004) (BÜTÇE SİSTEMİ HAKKINDA)); konuşma 898 kelime.

Ümmet Kandoğan (Denizli). “Tc anayasasının bazı maddelerinin değiştirilmesi hakkında kan tekl.(ss.1004) (bütçe sistemi hakkında)”. TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim tutanağı, 25 Ekim 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-10-25-tc-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degistirilmesi-hakkinda-kan-tekl-ss (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarihî günlerinden birini yaşadı; Meclisin açılmasıyla beraber bir gensoru önergesi ve ardından anayasa değişikliği, bugün Meclisin tarihî bir gün yaşamasına sebebiyet verdi.

Değerli milletvekilleri, öncelikle, gensoruyla ilgili olarak burada konuşulanlar ve Türkiye'nin dört bir köşesinde, özellikle gensoruyla ilgili konuların vatandaşlar tarafından çok büyük bir ilgi ve alakayla takip edildiğini, Meclisten çıkacak olan, bugün gensoruyla ilgili olarak vatandaşın vicdanını rahatlatacak bir kararın çıkmasını beklediler. Ancak, maalesef…

AHMET YENİ (Samsun)Geçti o madde!

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Maalesef, iktidarın oylarıyla, çok önemli bir fırsat kaçırılmış oldu.

AHMET YENİ (Samsun)O reddedildi!

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Bugüne kadar yapılan ihalelerle ilgili olarak kamu vicdanında bunların tartışılması, hatta tek tek görüştüğümüz milletvekilleri tarafından da bu yapılanların yanlış olduğunun ifade edilmesi karşısında verilen kararın mutlaka tartışmaya açık bir karar olduğu, çok açık bir şekilde ortaya çıktı.

Anayasayla ilgili olarak yapılan ve yapılmak istenen değişikliklerin de, maalesef, altını çizerek söylüyorum, maalesef, hukuk açısından, Anayasa açısından son derece büyük yanlışlıklar içerdiğini ifade etmek istiyorum. Bütçe tasarısı Meclise sunuldu. Meclise sunulan bütçe tasarısını, ben, şimdi, sizlere sormak istiyorum: Bütçe tasarısı, mevcut Anayasaya uygun olarak mı sunuldu; yoksa, şu yapılmak istenen değişikliklerin yürürlüğe girmesinden sonraki hale uygun olarak mı sunuldu? Öncelikle, bunun cevabını çok iyi bir şekilde vermemiz lazım değerli milletvekilleri. Sunulan bütçe tasarısı, bu anayasa değişikliklerinin Mecliste milletvekilleri tarafından kabul edileceği ve daha sonra bunların yürürlüğe gireceği gözönüne alınarak, kabul edilerek, bütçe tasarısı buna göre hazırlandı. Ben, şimdi, buradan, bütün milletvekillerimize sormak istiyorum: Bu hazırlanan bütçe tasarısı, milletvekillerinin iradesinin üzerine bir ipotek konulması değilse, nedir? Bunun, ciddî bir şekilde açıklanması lazım. Eğer, bu anayasa değişiklikleri Mecliste kabul edilmezse, bu anayasa değişiklikleri yürürlüğe girmezse, Meclise sunulmuş olan bütçe tasarısının mevcut Anayasaya aykırı olduğunu, burada, iddia edecek hiçbir milletvekili yok; başta, Anayasa Komisyonu Başkanı değerli hocamız olmak üzere.

Değerli milletvekilleri, nasıl, böyle büyük bir hata yapabiliyoruz?! Nasıl Meclisin iradesini yok sayabiliyoruz?! Burada oturan bütün milletvekillerinin, bir parmak indirip kaldırma mekanizması içerisinde hareket edecekleri ve bu anayasa değişiklik teklifini mutlaka kabul edecekleri düşüncesinden yola çıkarak, nasıl böyle bir bütçe kanunu tasarısını Meclise sevk ediyoruz ve nasıl böyle bir anayasa değişiklik teklifinin, milletvekilleri tarafından, peşinen kabul edileceği düşüncesinden yola çıkarak, böyle bir değişikliği Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine getiriyoruz. Buna, milletvekillerimiz tarafından, Anayasa Komisyonu Başkanımız tarafından, buraya çıkılıp, bu kürsüden, bütün milletvekillerini ikna edecek şekilde bir açıklama yapma zarureti orta yerde duruyor.

AHMET YENİ (Samsun)İkna oluruz biz, siz rahat olun.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Sayın Yeni, hangi hukuk anlayışınla, hangi hukuk nosyonunla, hangi bilgi birikiminle, bu sözü oradan söyleme cesaretini kendinde bulabiliyorsun?! Hayret ediyorum sana! Hayret ediyorum Sayın Milletvekilim! Yani, bunu söyleyecek başka milletvekili varsa, kürsü burada, gelin. Sayın Yeni, Samsun Milletvekilimiz, gelin, burada, bu Meclise sunulan bütçe kanunu tasarısı mevcut Anayasaya aykırı değildir, bu Anayasa tekliflerinin Mecliste yüzde yüz kabul edileceği düşüncesinden yola çıkılarak bu bütçe tasarısı Meclise sunulmuştur deyin, açıklayın.

AHMET YENİ (Samsun)Grupta konuştuk bunları. Kaç dakika konuştuk…

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Yani, bunu burada söyleyemiyorsanız, oturduğunuz yerden, lütfen sesinizi çıkarmayın Sayın Milletvekili.

AHMET YENİ (Samsun)10 dakika konuştuk.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Değerli milletvekilleri, Sayın Bülent Gedikli de geldiler, dediler ki: Belki bunun daha erkene alınması gerekirdi, daha önce bu Anayasa değişikliklerinin Meclis gündemine gelmesi gerekirdi. En doğru sözü buydu Sayın Gedikli'nin, yaptığı konuşmanın içerisinde. Altına benim de imzamı atacağım en doğru söz buydu.

Peki, ben buradan soruyorum: Niçin bu kanun teklifi, bugüne kadar, bütçe tasarısının 17 Ekimde Meclise sunulma tarihine, son gün olan o tarihe kadar bekletilmiştir ve niçin böyle bir önemli Anayasa değişikliği alelacele Anayasa Komisyonuna getirilerek, bugün Meclisin gündemine getirilmiştir? Bu bütçe tasarısının 17 Ekime kadar Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulması gerektiğini bilmiyor muyduk?!:

Değerli milletvekilleri, o nedenle, böyle bir teklifin -tekrar ediyorum- Meclis iradesinin üzerine bir ipotek konulmasından başka bir anlamı yok. Meclisten geçmesi gerekiyor, muhalefet de katıldı, ben de katılıyorum, geçsin -itiraz ettiğimiz bazı hususlar var, onları da yeri geldiğinde anlatmaya çalışacağım, izah etmeye çalışacağım- ancak, bunun zamanlamasının da çok iyi yapılması gerektiği inancındayım.

Sayın Gedikli, bütçeyle ilgili, ekonomiyle ilgili çok parlak tablolar çizdi buradan. Ben de, şimdi, sizlere bazı rakamlar vermek istiyorum. 2002 yılında toplam borç 280 milyar dolar iken, 2004 yılı sonunda toplam borç 386 milyar dolara çıkmıştır. Bu kadar iyi bir ekonomide 106 milyar dolarlık yeni borçlanma nerelerden kaynaklanmıştır, nelerden kaynaklanmıştır? Bunun açıklanması lazım. 2002'de kişi başına düşen borç 5 234 000 000 lira iken, bugün kişi başına düşen borç 6 milyar 208 bin liraya çıkmıştır. Bu artış nerelerden kaynaklanmıştır? Eğer, Türkiye çok iyi yönetilmişse, ekonomi çok iyiyse, bu kişi başına düşen borcun 2002'ye göre artma sebebinin ne olduğu izah edilmelidir.

Bakınız, cari açık cumhuriyet tarihinin rekorunu kırıyor. Bu sene, yeni revize edildi, 22 milyar doların üzerinde bir cari açık bekleniyor. Cumhuriyet tarihinde böyle bir rakama hiçbir dönemde ulaşılamadı ve bu rakamlar böyle devam ederse, dış ticaret açığı, ihracatta rekor kırdık denilen bir dönemde, 40 milyar doların üzerindedir. Bu da, yine cumhuriyet tarihinin rekoru.

İşsizlik, devraldığınız dönemde, yani 2002 yılında yüzde 10,3; fakat, 2000 yılındaki işsizlik rakamı yüzde 6,5. Yani, hep beraber kötülediğimiz 2002 yılındaki işsizlik rakamını dahi hâlâ aşağıya çekemediniz. Eğer ekonomi, yüzde 9,9 büyümeler gerçekse, bu işsizlikle ilgili, bu istihdamla ilgili olan bu rakamlar neyin göstergesidir, neyin ifadesidir?

Gelir dağılımındaki bozukluk, korkunç bir şekilde devam ediyor. Rakamlar önümde. 2002'de, en üst yüzde 20'lik gelir grubu yüzde 45,4 gelir elde ederken, şimdi en üstün elde ettiği gelir 47,6 olmuş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

23 konuşma daha · 25 Ekim 2005

23 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook