Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s. sayısı: 64)
Mersin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 26. Birleşim · 2. yasama yılı · 28 Kasım 2007 · 732 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Vahap Seçer (CHP), 28 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S. SAYISI: 64)); konuşma 732 kelime.
Vahap Seçer (CHP, Mersin). “Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s. sayısı: 64)”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 28 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/vahap-secer-23-2007-11-28-turkiye-futbol-federasyonu-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-kanunda-degis (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA VAHAP SEÇER (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 64 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 5’inci maddesiyle ilgili grubum adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Ayrıca, bir Fenerbahçeli olarak Beşiktaşı canıgönülden kutluyorum. (Alkışlar) Diliyorum, on beş gün sonra, Fenerbahçe de İstanbul’da, Şampiyonlar Ligi’nde tur vizesini alacaktır, buna, canıgönülden inanıyorum. (Alkışlar)
Sayın milletvekilleri, bu yasa tasarısı, tabii ki Uluslararası Futbol Federasyonları Birliğinin ve Avrupa Futbol Federasyonları Birliğinin kriterlerine bir uyum yasa tasarısıdır. Daha önce söz alan milletvekili arkadaşlarım, bu yasa tasarısının niçin bu kadar aceleye getirildiğini, niçin bu kadar ivedilikle Meclis Genel Kuruluna getirildiğini, bunu, bir şikâyet babında dile getirdiler, ama şu bir gerçek ki FIFA ve UEFA, bu konuda, müteaddit defalar Türkiye’yi uyardı, müteaddit defalar sıkıştırdı ve nihayetinde bugün bu yasa tasarısı Meclis Genel Kurulunda görüşülüyor.
Şimdi, tabii ki, Türkiye’de bugün gelinen noktada futbol, bundan otuz, kırk, elli yıl önceyi düşündüğünüz zaman, yapısal anlamda, şekilsel anlamda, anlayış anlamında çok yapı değiştirdi. Artık, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de futbol bir endüstri ve devasa bütçelere sahip bir endüstri. Dolayısıyla, bugün görüşülen bu yasa tasarısı, Türkiye’de bu alana ilgi duyan çok büyük kitleleri ilgilendirdiği için önemli bir yasa tasarısı. Aynı zamanda, Futbol Federasyonunun dünü ve bugününü de irdelediğimiz zaman, Futbol Federasyonu dünlerde belki idareciler için bir yük teşkil ediyor, belki nazla pozla bunların idaresine, yönetim kurullarına adamlar bulunuyordu, ama bugün gelinen noktada, artık, Türkiye Futbol Federasyonu devasa bütçelere hükmediyor ve dolayısıyla bunun cazibesi ondan dolayı artmış durumda.
Hatırlayacağımız gibi, geçtiğimiz dönemde bu konuda çok ciddi tartışmalar oldu. Mevcut yönetim, Türkiye Futbol Federasyonu yönetimi ve o dönemin, yine, iktidarı arasında çok ciddi söz düelloları oldu, tartışmalar oldu, gerilmeler oldu. Diliyorum, bundan sonraki süreçte spora siyaseti bulaştırmayız, bunu AKP İktidarı yapmaz, inşallah Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında Cumhuriyet Halk Partisi de yapmaz, hiçbir siyasi kurum ve kuruluş spora siyaseti bulaştırmaz.
Zira, sporun temelde çıkış amacı, genç insanları buna yönelterek birtakım kötülüklerden, kötü alışkanlıklardan, depresyonlardan, bunalımlardan uzak tutup, hem fikren hem de bedenen dinç, fit bir yapıda jenerasyonlar, kuşaklar oluşturmak ve geliştirmek.
Futbolun Türkiye’de de, dünyada da ciddi anlamda paralara hükmeden bir endüstri olduğunu söylemiştik. Tabii ki, bu endüstri içerisinde Türkiye’de özellikle irdelememiz gereken ve önemsememiz gereken en önemli konu, bu dönen milyonlarca dolar veya milyonlarca YTL bütçeden, paradan, kaynaktan asıl Türkiye toplumunun büyük bir çoğunluğunu ilgilendiren ve hitap eden amatör spor kulüpleri ne kadar pay alıyor? Bunları incelediğimizde durumun hiç de iç açıcı olmadığını görüyoruz. Amatör spor kulüpleri gerçekten büyük sıkıntılar içerisinde. Az önce de bu konuda bir başka milletvekili arkadaşım şikâyetlerini, isteklerini dile getirirken Sayın Bakanımın ağzından güzel sözler duyduk. Amatör spor kulüplerine ve amatör sporculara mümkün olan en azami ilgiyi göstereceklerini söylediler. Bu bir dilek aşamasında kalmaz, pratiğe dökülür diye umuyorum.
Amatör spor kulüplerinin ve sporcuların olduğu gibi Türkiye’deki profesyonel spor kulüplerinin de sorunları var; yapısal sorunları var, maddi sorunları var. Bu spor kulüpleri kendine sahip bulamıyor, yönetici bulamıyor, başkan bulamıyor. Dolayısıyla, istemeseler de, mevcut bulunduğu ilin veya ilçenin belediye başkanlarının –altını çizerek söylüyorum- başlarına bela oluyorlar.
Türkiye’de yirmi civarında “belediye spor” adını almış kulüplerin yanında, belediyelerin desteğiyle ayakta duran sanıyorum bir o kadar veya bir o kadarın 2 katı daha fazla spor kulüpleri var. Görüştüğümüz, bu konularda destek veren belediyelerin belediye başkanları, bu konunun kendilerine –az önce, sanıyorum, Sayın Bakanım da söyledi- siyasi getirisinin asla olmadığını, kendilerine büyük yük teşkil ettiğini ifade ediyorlar.
Bunları ne yapmak lazım, nasıl bir çare bulmak lazım ki, belediyelerin üzerinden bu yükleri almak, belediyelerin asli görevleri olan ellerindeki kamu kaynaklarını, bütçelerini amatör spor kulüplerine harcamak varken, bu spor kulüplerine yönlendirmeyi engellemek… Bu da, açıkçası, benim kişisel olarak kanıma dokunuyor. Milyonlarca dolar para, bu belediyeler tarafından, o veya bu şekilde spor kulüplerine aktarılmak zorunda kalıyor, o da kamuoyu baskısıyla oluyor, mevcut ilin veya ilçenin kamuoyu baskısıyla oluyor. Ama o milyon dolarların, Türkiye’de amatör spor kulüplerine ve amatör sporculara aktarılması gerektiğini düşünüyorum, Türkiye’nin sağlıklı toplumlar yetiştirmesi adına.
Mevcut spor kulüplerimizin ivedi çözülmesi gereken sorunları var. Mevcut TV yayınlarından veya birtakım bahis oyunlarından büyük kulüpler veya Birinci Lig’de, Süper Lig’de top oynayan, futbol oynayan spor kulüpleri, diğer, İkinci ve Üçüncü Lig’deki spor kulüplerine göre çok daha fazla pay alıyorlar. Burada, sanki İkinci ve Üçüncü Lig’de top koşturan spor kulüplerimize bir haksızlık yapılıyor gibi görünüyor.
Kulüplerimizin ciddi anlamda birikmiş SSK prim borçları var. Bunlara Bakanlık tarafından, Maliye Bakanlığı tarafından bir kolaylık sağlanıp, borçlarının ödenmesine yardımcı olunması gerektiğini düşünüyorum.
Maç biletlerinden alınan KDV var. Federasyonun yine bu biletlerden aldığı bir pay var. Lisans işlemlerinin ciddi anlamda giderleri var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
115 konuşma daha · 28 Kasım 2007