İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 48. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Yatırımların ve istihdamın teşviki ile bazı kanunlarda değ.yapı.hk.(ss.355)

Vahdet Sinan Yerlikaya

Tunceli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 48. Birleşim · 2. yasama yılı · 28 Ocak 2004 · 656 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Vahdet Sinan Yerlikaya (CHP), 28 Ocak 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YATIRIMLARIN VE İSTİHDAMIN TEŞVİKİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞ.YAPI.HK.(SS.355)); konuşma 656 kelime.

Vahdet Sinan Yerlikaya (CHP, Tunceli). “Yatırımların ve istihdamın teşviki ile bazı kanunlarda değ.yapı.hk.(ss.355)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 28 Ocak 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/vahdet-sinan-yerlikaya-22-2004-01-28-yatirimlarin-ve-istihdamin-tesviki-ile-bazi-kanunlarda-deg-yapi-hk-ss (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

VAHDET SİNAN YERLİKAYA (Tunceli)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Yatırımları ve istihdamı geliştirmek ve yükseltmek amacıyla bir yasa tasarısı önümüzde. Olumlu, güzel, Türkiye için, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu için çok önemli bir tasarı. Bunu, hem parti olarak hem şahıs olarak, hepimiz destekliyoruz.

Değerli arkadaşlar, görüyoruz ki, bu tasarı içerisinde bazı haksızlıklar da var. Az önce, saygıdeğer Elazığ Milletvekilleri ve Tunceli Milletvekili, olayı, gayet net biçimde dile getirdi. Yani, şimdi, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadoluda bütün illeri bu tasarının kapsamı içerisine alıyorsunuz, Elazığ ve Tunceli'yi bu tasarı kapsamı dışına çıkarıyorsunuz... Nedir; burada fert başına düşen millî gelir 1 500 doların üzerinde. Şimdi, ben, bu, millî gelirin neye göre hesap edildiğini pek anlamış değilim. Yani, bir başkasının kazancının, bir yatırımın, bir şehre herhangi bir şey vermediğini bildiğiniz halde, bunları, bu kapsam içerisine almanız doğru mudur yanlış mıdır? Örnek; Elazığ'da bir Keban Barajı var. Değerli arkadaşlar, bu Keban Barajının geliri, hakikaten, Elazığ halkının cebine giriyor mu girmiyor mu, bunu, ekonomistler daha iyi biliyor. Şimdi, siz, Keban'dan dolayı Elazığ'a niye ceza veriyorsunuz?!

Gelelim Tunceli'ye. Söylemeye gerek yok, demin arkadaşlar da söylediler; şu anda Tunceli'nin köylerinin hiçbirinde okul yok. Bakınız, birkaç YİBO'nun dışında köylerde okul yok. Hiçbir köyümüzde sağlıkevi, sağlık ocağı yok arkadaşlar. Bakınız, açık ve net ifade ediyorum, hiçbir köyümüzde... Bırakın bunları, Tunceli merkezde doktor yok; az önce arkadaş da dile getirdi.

Şimdi, bakıyorsunuz, Tunceli, Samsun gibi, Gaziantep gibi, Konya gibi gelişmiş bir yer; hayret ediyoruz!..

SABRİ VARAN (Gümüşhane)Maşallah!..

VAHDET SİNAN YERLİKAYA (Devamla)"Maşallah" diyelim; ama, inşallah da diyelim. Gerçi, inşallahla maşallahla işler yürümüyor; ama, mantığımızı biraz kuvvetlendirmemiz gerekiyor değerli arkadaşlar. Bu tasarı, hakikaten, doğru ve güzel olmasına rağmen -açıkça ifade ediyorum- haksızlıkları da içeriyor.

Bakınız, demin arkadaşlar size bir harita gösterdiler, aynı harita benim elimde de var. Doğu ve güneydoğu illerimizden -ki, haklı olarak hepsi bu tasarı kapsamı dahilinde- sadece şu Elazığ ve Tunceli yok. Niçin yok; kişi başına düşen millî gelir 1 500 doların üstünde... Değil arkadaşlar; yani, tasarıyı hazırlayan arkadaşlarımız, özellikle bürokrat kesimin gözönüne aldığı kriterler gerçeklerle bağdaşmıyor, kişi başına millî geliri 1 500 doların üstünde göstermeleri tamamen sanal, hayalî bir şey.

Örneğin, Tunceli'de niye bu böyle; Tunceli nüfusu çok düştü, göç veren iller içinde birinci sırada; yani, son on onbeş yılda, hatta yirmi yılda Tunceli İli göç veren iller içinde birinci sırada. Bu, DİE'nin raporlarında var. Buna rağmen, orada, sevk edilen asker ve polis sayısı çok fazla.

Bakınız, bu yerel seçimler için yaptığımız bir tespite göre, oradaki asker ve polis oyu, hemen hemen orada yerleşik olan yerli halk düzeyinde. Şimdi, bu durumda, tabiî ki, oradaki kamu görevlilerinin aldığı maaşı Tunceli insanının cebinde saymanız mümkün mü; değil. Orada, hakikaten, o insanlar büyük sıkıntılar içinde görev yapıyorlar -kendilerini burada şükranla anıyorum- büyük bir görev yapıyorlar; kolay değildir; ama, orada üç beş yıl görev yapan arkadaşımız o birikintisini, o maaşını orada elinde tutuyor, biriktiriyor, geliyor kendi memleketinde, batıda, bir araba veya bir ev alıyor. Şimdi, burada Tunceli'nin üretimdeki payı nedir; yani, üretime dönük bir yararı nedir?.. Bu, haksızlıktır değerli arkadaşlar, bunu gidermemiz lazım.

Bakınız, bu harita içinde, doğu ve güneydoğudaki bütün iller içinde Tunceli ve Elazığ yok. Hadi, Tunceli'yi cezalandırmanızı bir anlamda doğru görüyorum. Niye görüyorum; çünkü, Tunceli laik, demokrat bir yer; yani, aydın bir yer; fakat, bu Elazığ'ı niye çıkardınız, ben, buna anlam veremiyorum! Hadi Tunceli'de milletvekiliniz yok; ama, bakınız, Elazığ'ın pırıl pırıl 3 milletvekili var; yani, niçin bunu böyle yaptınız ben anlamıyorum. (AK Parti sıralarından gürültüler)

Bakınız arkadaşlar, hiç bağırmaya çağırmaya gerek yok, bu haksızlığı gidermemiz gerekiyor. Bu haksızlığı gidermek lazım; yani, Tunceli'nin perişanlığını, Elazığ'ın perişanlığını gelin görün, biz, burada boşuna konuşmuyoruz. Gelin, bir Tunceli'yi görün arkadaşlar. Tunceli'de bugün açlık ve sefalet en üst düzeydedir. Bunu samimiyetle beyan ediyorum, çok büyük bir açlık ve sefalet içindeyiz. Bir de bunun yanında, eğer siz, bu kanun kapsamına Tunceli'yi ilave etmezseniz Elazığ ile beraber...

Şimdi, Tunceli'de büyük bir turizm potansiyeli var; henüz el değmemiş; yayla turizmi var, dağ turizmi var, deniz turizmi de var; orada, güzel çaylarımızda, insanlar...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

47 konuşma daha · 28 Ocak 2004

47 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook