Kız çocuklarının okula gönderilmesi girişimiyle ilgili
Ankara Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 90. Birleşim · 3. yasama yılı · 27 Nisan 2005 · 457 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Yakup Kepenek (CHP), 27 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KIZ ÇOCUKLARININ OKULA GÖNDERİLMESİ GİRİŞİMİYLE İLGİLİ); konuşma 457 kelime.
Yakup Kepenek (CHP, Ankara). “Kız çocuklarının okula gönderilmesi girişimiyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 27 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yakup-kepenek-22-2005-04-27-kiz-cocuklarinin-okula-gonderilmesi-girisimiyle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
YAKUP KEPENEK (Ankara)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, değerli arkadaşlarım, varsa, değerli izleyenlerimiz; kız çocuklarının okullaşması konusunda gündemdışı söz almış bulunuyorum; bana bu olanağı tanıyan Başkana teşekkür ediyor, hepinizi, saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
Sözlerime başlarken, Yüce Meclisimizin çok değerli bir üyesinin, CHP İstanbul Milletvekili Sayın Kemal Derviş'in, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Başkanlığına önerilmesini ve Genel Kurula önerilmesini, ülkemiz adına, Meclisimiz adına gurur verici buluyorum. Bunu belirtmek isterim.
Değerli arkadaşlar, değerli milletvekilleri; çağımızda bir toplumun uygarlık düzeyi, kadınlarının toplumsal ve ekonomik hayata katılmasıyla doğru orantılıdır; onunla belirlenir. Anadolu, adı üstünde bereket tanrıçası Kibele'den başlayarak, kadına olağanüstü değer veren bir kültürün diyarıdır, toprağıdır. Cumhuriyetimiz kadın-erkek eşitliği üzerine kurulmuştur ve ancak bu gerçekleşirse cumhuriyetimiz de güçlenir. Günümüzde, kadınını ekonomiye ve toplumsal yaşama katamayan ülkeler ve toplumlar, geri kalmış toplumlardır. İktisat tarihçileri, geri kalmışlığı böyle tanımlıyor. Nüfusun yarısının yapabileceği olumlu katkıları, var olan gizil gücünü, yeteneklerini değerlendiremeyen, onları toplumsal yaşamın güçlenmesinde kullanamayan toplumlar, başarısız, geri kalmış toplumlardır.
Ülkemizin en önemli sorunlarından biri, kadınların ekonomik ve toplumsal yaşamdaki konumları ya da durumlarıdır. Kadınların işgücüne katılma oranı gerçekten düşüktür ve kentlerde, çağ nüfusunun beşte 1'idir; kırsal kesimle birlikte, bu oran yüzde 25'lere çıkmaktadır. Kız çocuklarını yarı köle gibi çalıştıran, büyüdüklerinde aile içi şiddetin, töre cinayetlerinin, çocuk yaşta evlenmenin, torun sahibi olmanın ve bunun da ötesinde, yasadışı evliliklerin süjesi yapan topumlar, sağlıklı toplumsal yapıya sahip değildir. Geleneksel olarak, Şair Nazım'ın dediği gibi, soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen olmamalıdır kızlarımız, kadınlarımız. Bu nedenle, kızların eğitimi, öğretimi çok önemlidir.
Geçen yıl, Bilgi Edinme Yasası çıkardık. Çok olumlu bir işti bu; ama, o yasanın gereğini yerine getiremedik. Bugün, ülkemizde, bu ders yılında, kaç kız çocuğunun okula gidemediğini sayı olarak, doğru dürüst bilmiyoruz; sayı 600 000 ile 1 000 000 arasında tahmin ediliyor. Oysa, bu sayı, borsa endeksinden de, başka sayılardan da çok daha önemlidir. Bu da yetmez; okula gidemeyen kız çocuklarının hangi ilçede, hangi ilde, hangi varoşta olduğunu bilmek zorundayız.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve onun Değerli Başkanı Türkan Saylan, diğer gönüllü kuruluşlar ve kişiler, kız çocuklarının okula gitmesi için çırpınıyorlar. Son günlerde, bu olumlu ve verimli çabaya bir gazetemiz, Milliyet Gazetesi de etkin bir biçimde katılmış bulunuyor. Bu girişim, toplumsal belleğimizi uyaracak bir kıvılcım olmalıdır. Bu, bizi, kız çocuklarımızın kesinlikle okula gönderilmesi konusunda çaba harcamaya götürmelidir. Bu konudaki tüm çabaları desteklemeliyiz. Gerekirse Meclisin üyeleri, diğer çalışanları, Sayın Başkan sizin başkanlığınızda bir komisyon oluşturarak, hanım milletvekillerimizin de katkısıyla, bu kampanyaya destek vermeliyiz. Günümüzde, okul isteyen kız çocuklarının çığlığına kulaklarımızı tıkayamayız Sayın Başkan; ama, bu girişimler yetmez, bunlar -tekrar edeyim- kıvılcım gibidir.
Kız çocuklarının okullaşması görevi devletindir. Eğitim hizmetinin verilmesi, hele temel eğitim tümüyle devletin görevidir. Millî Eğitim Bakanının, Bakanlığının ilk işi, her işi bir tarafa bırakarak yapması gereken, 2005-2006 ders yılında eğitimsiz kız çocuğu...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
YAKUP KEPENEK (Devamla)Bitiriyorum Sayın Başkanım.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
54 konuşma daha · 27 Nisan 2005