Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)
Gaziantep Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 90. Birleşim · 2. yasama yılı · 15 Nisan 2008 · 617 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Yaşar Ağyüz (CHP), 15 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 617 kelime.
Yaşar Ağyüz (CHP, Gaziantep). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 15 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yasar-agyuz-23-2008-04-15-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 119 sıra sayılı yasanın geçici 14’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi için CHP Grubu adına verdiğimiz önerge doğrultusunda söz almış bulunuyorum.
Değerli arkadaşlarım, “5510 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışanların sosyal güvenlik destek primi için bu Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde belirtilen hükümler uygulanır. Ancak bunlar için uygulanacak oran % 10’dur.” diye bizim bir önerimiz var. Tasarıda ise “Bu oran, bu maddenin yürürlüğe girdiği yılda % 12 olarak, takip eden her yılın Ocak ayında bir puan artırılarak uygulanır. Ancak bu oran % 15’i geçemez.”
Sosyal güvenlik destek primi, emeklilerin çalışmasını engellemek amacıyla artırılmaktadır. Oysa emeklinin çalışmaması için, primleri artırmak yerine onu çalışmaya zorlayan koşulların iyileştirilmesi gerekir. Bugün ülkemizde gerçekten sosyal güvenlik destek primi yüksektir çalışanlar için. Emeklilerimiz niye ek iş yaparak çalışmak zorunda kalıyorlar? Elbette ki aldıkları maaş bunlara yetmiyor. Çoluk çocuklarını geçindirmek için bir ek iş, ikinci iş yapmak zorundalar.
Bakın, Mart 2008’de açıklanan açlık sınırı 697 YTL, yoksulluk sınırı 2.270 YTL. Bugün emeklilerimiz, BAĞ-KUR’lu farklı alıyor, sigortalı farklı alıyor, 657’ye tabi olan farklı alıyor ve bu insanlar, büyük ölçüde geçim darlığı içerisinde. Biz bunlara ulufe gibi, sadaka gibi yüzde 2+2 veriyoruz altı aylığına. Şimdi düşünün, Hükûmetin önüne koyduğu enflasyon hedefi yüzde 4 ama gerçekleşme yüzde 8. Biz onlara diyoruz ki: “Enflasyon yüzde 8 doğdu ama sen yine bu yüzde 4’le kifayet et, yüzde 4’ü kabul et.” diyoruz. Böyle bir adaletsizlik, böyle bir sosyal dengesizliği kabul etmek mümkün değildir. Hele hele 2003 yılından, 2004 yılından beri enflasyon farklarının mahkemede olduğu bir ortamda Hükûmetten ses çıkmaması da emeklilere gösterilen duyarsızlığın bir örneğidir değerli arkadaşlarım.
Ayrıca, günümüzde işsizliğin had boyutlara vardığı hep açık bir gerçek. Bugün açıklanan TÜİK’in bir istatistiğinde yüzde 11,3, istatistik. Ama gerçek bu mu? Gerçek bundan farklı. Enflasyon nasıl yüzde 8 değilse yüzde 20-22’lerdeyse, bugün gerçek işsizlik de maalesef yüzde 15-16’larda değerli arkadaşlarım.
Esnafımız perme perişan, esnafımız sıkıntıda; çekler, senetler ödenmiyor ve biz onlara, sosyal güvenlik destek primini artırarak ayrıca bir kambur yüklemeye çalışıyoruz. Geçenlerde Sayın Bakanın emekli derneğiyle yaptığı toplantıda, emekli maaşlarının iyileştirilmesi konusunda bir çaba içerisinde bulunacağı sözü var. Bu sözün takipçisi olacağız, emekliler adına takipçisi olacağız. Bu sözün kısa sürede, bu yasadan sonra gerçekleşmesini bekleyeceğiz. Eğer bu yasaya ilişkin tepkileri, nasıl ki diğer sivil toplum örgütleri uzlaşmaya çağrılarak, bazı maddelerde sanki uzlaşma varmış gibi gösterilerek tansiyon düşürülmeye çalışıldıysa, emeklilerin ağzına da çalınan bir parmak bal değilse, eğer uygun görürse Sayın Bakan, burada da bir açıklama yaparsa seviniriz değerli arkadaşlarım.
Ayrıca, sevgili arkadaşlar, bugün, günümüzde diyoruz ki: ”Bu, kara delik.” Bakın, ben size bazı şeyler okuyacağım. İşverenlerin SSK’ya 6,4 milyar YTL prim borcu bulunuyor, şu gün itibarıyla. 5,1 milyar YTL’lik gecikme faiziyle birlikte, toplam borç 11,5 milyar YTL. BAĞ-KUR’lu esnaf ve diğer bağımsız çalışanların 26,1 milyar YTL. Maliyenin mükelleflerinden zamanında tahsil edemediği vergi alacaklarının aslı, 16 milyar YTL’yi aşmış durumda değerli arkadaşlarım. Kesilmemiş ve tahsil edilmemiş vergi cezaları 8 milyar YTL’yi geçmiş. E şimdi, bu tür, tahsilatta güçlük çeken bir Hükûmet, elbette ki kara deliklerden şikâyet ederek emekliyi sosyal devlet anlayışından uzaklaştıracak, sosyal adaleti onlardan esirgeyecek ve insanca yaşam onurunu ondan esirgeyecek bir davranış içerisine giriyor ki, bunu kabul etmek mümkün değildir değerli arkadaşlarım.
Ayrıca, günümüzde, bakın, çok övünülecek “Kalkındık, büyüdük.” denilen… Bugün elimize geçen Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin bir rakamını okumak istiyorum size. Eğer bunu da tekzip ederlerse ona bir şey diyemem. Bakın, 2003-2007 yılları, 2003’te kömür yardımı alan aile sayısı 1 milyon 96 bin, şimdi 1 milyon 894 bin. Şimdi ben bunun cevabını sormak istiyorum: 2003’te dağıtılan kömür 649 bin ton, şimdi 1 milyon 434 bin ton. Kömür rezervi arttı da bedava dağıtmak zorunda mı kaldınız, yoksa yoksullar mı daha çok yoksullaştı?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
49 konuşma daha · 15 Nisan 2008