İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 105. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Yasin Öztürk

Denizli Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 105. Birleşim · 4. yasama yılı · 17 Temmuz 2021 · 526 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Yasin Öztürk (İYİ Parti), 17 Temmuz 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 526 kelime.

Yasin Öztürk (İYİ Parti, Denizli). “Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 17 Temmuz 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yasin-ozturk-27-2021-07-17-turizmi-tesvik-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=99741

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

YASİN ÖZTÜRK (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 22’nci maddesi üzerine İYİ Parti Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Kanun teklifinin bu maddesiyle, genel bütçe ve özel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde görev yapan tecrübeli personelin, belirtilen gerekli şartları sağlaması üzerine Kültür ve Turizm Bakanlığına kontrolör veya başkontrolör olarak naklen atanması düzenlenmektedir. Tabii ki, kamu idarelerinde mesleğe özel yarışma sınavına tabi tutulmak suretiyle görev yapan ve belirtilen şartları sağlamak kaydıyla yine sınava tabi tutularak ataması yapılacak personelin görevde yükselmesine karşı değiliz. Keşke Kültür ve Turizm Bakanlığına naklen kontrolör ataması yaparken görüştüğümüz kanun teklifi ile bu düzenlemeyi yapanlar, kamudaki bütün görevlendirmelerde liyakati sadakatten üstün tutabilseler ama çelişkilerle dolusunuz. “Memur alacağız.” vaadiyle üniversitelerde yıllarca dirsek çürütmüş, yetmemiş KPSS sınavına hazırlanmış, bir de üstüne üstlük iyi puan almış garibanları atamazsınız ama SETA’cılar, pelikancılar, eski bakanlar, eski vekiller hatta Kartal İmam-Hatip Lisesi mezunları her yere atanabilir. Hatta artık vatandaş mavrasını yapıyor “Evladım fen lisesini kazandı, kızdım kendisine ‘Daha az çalışsaydın da Kartal İmam-Hatibi kazansaydın.’ diye.” Veya diğer imam-hatip mezunlarının suçu, günahı ne?

Değerli milletvekilleri, AK PARTİ’sinin çelişkileri sadece atamalarla mı sınırlı? Alın, bu görüştüğümüz kanun teklifi; kanun teklifi, yeni turizm bölgelerinin açılması adına orman vasıflı alanlar dâhil; mera, yaylak ve kışlaklar dâhil her alanın kullanılmasına imkân tanımaktadır hem de tarımı yok sayarak hem de hayvancılığı yok sayarak. Anlaşıldı, bir tercihte bulundunuz, tarımı yok edeceksiniz, hayvan üreticilerini yok edeceksiniz; kılıfı “Turizmi geliştirmek adına bunu yapıyorsunuz.” diyelim. Bari, burada tutarlı olun ama olamazsınız, sizin sit kaygınız yok, kültürel miras kaygınız yok, tarihî değer kaygınız yok; varsa yoksa rant kaygınız var. Bu çelişkinizi açıklamak için sadece bir örnek vereceğim çünkü bu örnek Türk turizminin başkenti sayılan Bodrum’un yakın çevresindeki turizm alanlarını nasıl yok saydığınızı göstermek için bile yeterli.

Güllük, Ege Denizi'nin Güllük Körfezi kıyılarında yer alan küçük bir yerleşmedir. Güllük'ün ekonomisinde balıkçılık ve turizm etkiliyken Güllük'te bir maden ihraç limanı kurulmuştur hem de yerleşme merkezine kurulmuştur, doğal olarak turizm olumsuz olarak etkilenecektir. Şimdi, Güllük Körfezi'ne ikinci bir maden yükleme, boşaltma limanı daha kurulmak isteniyor. Yer belirlenmiş, Kıyıkışlacık’ta, eski adıyla tarihî Antik İasos Kenti’nde, hâlâ bakir olan bir koyda. Bölge halkı tepkili ve haklılar da çünkü bakınız, burası ve çevresi birinci derece arkeolojik sit alanı, burası açık bir müze, burası üstü kumla örtülü muhteşem mozaikler bulunan tarihî bir değer. Burada yaklaşık yirmi yıl kadar önce DLH tarafından betonlanmış bir rıhtım var. Koy ve rıhtım balıkçı barınağı olarak kullanılıyor. Rıhtım neden yapılmış biliyor musunuz? Bölgeye gelen yerli ve yabancı yatların bağlanabilmesi ve bölgenin turistik değerlerinin artırılması için ve şu an birçok yerli ve yabancı yat bu rıhtıma demir atıyor.

Değerli milletvekilleri, şimdi soruyorum: Bu kanun teklifinin gerekçelerinden biri ne? Turizm alanlarını mera ve orman alanlarını da kullanmak kaydıyla genişletmek. Hâl böyleyken karada ve deniz altındaki tarihî eserleriyle bir koruma alanı niteliğinde olan, doğal güzelliğiyle eşsiz bir turizm alanı olan bu bölgede neden maden yükleme limanı yapılmasına izin veriyorsunuz? Ama maden limanı yapıldığında tahribata uğrayacak alan sadece Güllük Körfezi mi; Marmara Denizi’nin geldiği durum ortada, şimdi sırada Ege Denizi mi var? Sizden, bir kanun çıkarıyorsanız uymanızı ve sadece kendi içinde bari tutarlı uygulamalarda bulunmanızı bekliyoruz.

Hepinizin Kurban Bayramı’nı kutlarım. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

216 konuşma daha · 17 Temmuz 2021

216 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook