YENİ YOL Grubu önerisi münasebetiyle
Trabzon Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 63. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Şubat 2026 · 310 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Yavuz Aydın (İYİ Parti), 24 Şubat 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YENİ YOL Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 310 kelime.
Yavuz Aydın (İYİ Parti, Trabzon). “YENİ YOL Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 24 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yavuz-aydin-2026-02-24-yeni-yol-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=142494
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İYİ PARTİ GRUBU ADINA YAVUZ AYDIN (Trabzon)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; YENİ YOL Grubunun önerisi üzerine İYİ Parti Grubum adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, millet devlete vergisini verirken adaletle toplanmasını, hakkaniyetle harcanmasını, şeffaflıkla da bunun hesabının verilmesini ister çünkü kamu kaynağı emeklinin sofrasından, esnafın siftahından, gencin hayalinden kesilerek oluşan ortak bir hazinedir. Yüce kitabımız Maûn suresinde bize ahlakı ve kamu hakkını da hatırlatmaktadır; yetimi itip kakanı, yoksulu doyurmaya teşvik etmeyeni, gösterişe sığınıp hakkı esirgeyeni tarif eder. Bu hak milletin vergisidir, tüyü bitmemiş yetimin hakkıdır, kamunun lokmasıdır. Bugün sorun şudur: Devletin şeffaflığı, yönetimin ahlakı, milletin parasına duyulan hürmettir çünkü şeffaflığın olmadığı yerde güven olmaz, güvenin olmadığı yerde ise yatırım da üretim de huzur da olmaz. İşte tam da bu yüzden, bu önerinin işaret ettiği Kamu İhale Kanunu'nun 21/b maddesindeki pazarlık usulünün istisna olmaktan çıkarılıp kural gibi işletilmesi kamu vicdanını yaralayan bir tabloya dönüşmüştür. Acil durumlar için öngörülen bu yöntemin yaygınlaşması rekabeti daraltmakta, şeffaflığı zayıflatmakta, denetimi ise fiilen etkisizleştirmektedir. İhale süreçleri birkaç davetli arasında yürütülen bir düzene sıkıştıkça milletin aklına şu soru düşmektedir: Bu iş kimin için, hangi gerekçeyle böyle yapılmaktadır? Kamu kaynağında güveni aşındıran da işte bu keyfîliğin görüntüsüdür.
Tek adam sistemiyle birlikte denge ve denetim mekanizmaları zayıflamış, karar alma süreçleri daralmış, Meclisin yani milletin gözetim gücü aşındırılmıştır. Bir ülkede yetki büyür, denetim küçülürse ortaya çıkan şey etkin yönetim değil sadece keyfîliktir. Keyfîliğin olduğu yerde ise önce hukuk zedelenir, sonra ekonomi çöker, en sonunda da milletin devlete olan inancı yara alır. Devlet "Ben yaptım, oldu." diyerek değil "Ben yaptım, hesabını da verdim." diyerek büyür. Fakat ne yazık ki Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminden sonra devletin terazisi şaşmıştır; yetki tek elde büyürken hesap verme geriye düşmüştür. Allah nasip edecek, göreceksiniz, devriiktidarımızda bu düzeni tersine çevireceğiz; denetimi güçlendiren, şeffaflığı zorunlu kılan, hesap sormayı devlet geleneği yapan bir sistemi Türk milletinin önüne koyacağız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
81 konuşma daha · 24 Şubat 2026