İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 66. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İmar bankası mağdurlarının sorunları hakkında

Yılmaz Kaya

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 66. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Şubat 2006 · 493 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Yılmaz Kaya (CHP), 22 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İMAR BANKASI MAĞDURLARININ SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 493 kelime.

Yılmaz Kaya (CHP, İzmir). “İmar bankası mağdurlarının sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim tutanağı, 22 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-kaya-22-2006-02-22-imar-bankasi-magdurlarinin-sorunlari-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

YILMAZ KAYA (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; İmar Bankası mağdurlarının sorunlarıyla ilgili gündemdışı söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, ben bu konuyla uğraşırken, bir İmar mağduru vatandaşımızdan bir mektup geldi; konuşmama o mektubu okuyarak başlamak istiyorum. "Ben -isimleri okumuyorum- (...) SSK, eşim (...) Emekli Sandığı emeklisi. Bütün gayemiz, şu an üniversite üçüncü sınıfta okuyan oğlumuz, tek çocuğumuza güzel bir eğitim imkânı sunmaktı; fakat, şu içinde bulunduğumuz günler, hak, hukuk, adalet, insanlık, bütün erdemlik vasıflarını kendilerinde gören iktidar tarafından bu hürriyetimizi elimizden almayı bir zevk addetmek olarak görmektedirler. Yirmibeş otuz yıl çalışarak elde ettiğimiz bu evi satıp, iyi bir eğitim tahsili görmesi için 2001 yılında İmar Bankasına yatırdık normal mevduat olarak. 2003 Ocak ayında offshore'a geçtik. Haziran 16'da şubeye müracaatımızla bu hesabı bozdurup, hesaptan 7,5 milyar lira çekip normal mevduat hesabı açtırarak, geri kalan parayı İmar Bankasına havale ettik. Ancak, bankaya el konduktan sonra, bizler paramızı beklerken, 2003 Aralık ayının bir gecesi 5021 sayılı Kanunun bir maddesiyle hüsrana uğrayıp, acılı, ıstıraplı, travmalı günler -sizlerin o geceki mücadelenizi de takdirle anıyoruz- başlamış oldu."

Değerli arkadaşlarım, mektup bu şekilde devam ediyor; ancak, ben, süre kısıtlı olduğu için özetleyerek geçeceğim.

"2003 Aralıktan bugüne kadar nasıl geldiğimizi, bu işin nelere mal olduğunu kısaca arz edeyim: Eşim, psikolojik rahatsızlıklar içinde, bunalım, saçkıran, şu an tedavi görüyor; 22 yaşındaki oğlumun bütün saçları döküldü; benim değişik yerlerimde yaralar, çıbanlar ve siğiller çıktı. "

Değerli arkadaşlarım, İmar Bankasından mağdur olan vatandaşlarımızın, emin olun ki, tamamı bu durumda; ancak, biz, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, bu yasanın Anayasaya aykırılığı iddiasıyla dava açmamıza ve Anayasa Mahkemesinin bu konuyu düzenleyen 1 inci maddeyi iptal etmesine rağmen, bunun üzerine hükümetin hâlâ ödeme yapmamaya devam etmesi üzerine de cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunmuştuk; ancak, buna rağmen, ben, bir hukukçu olarak, hukuk mantığımla yorumladığımda, genel mantığımla yorumladığımda ve vicdanımla yorumladığımda, niye hâlâ ödeme yapılmadığını anlayabilmiş değilim. Haa, düşündüm, aklıma şu geldi: Biraz önce, buraya gelmeden önce İzmir'den bir berber arkadaşımız aradı "diyorlar ki, normal bankaya yatırsaydınız; fazla tamah ettiniz, onun için bunlar başınıza geldi. Üç tane çocuğumu üniversitede okutuyorum. Oturduğum evi sattım; sadece, onlar okusun diye. Bu, fazla tamah değildir. Kim çocuklarını okutmak istemez" dedi. Üç çocuğu varmış, onu okutmak için evini satmış.

Tabiî, bütün bunlara rağmen, mahkeme kararlarına rağmen, Anayasa Mahkemesinin kararına rağmen niye ödenmediği konusunda şu aklıma geldi: Sizi anlamıyorlar arkadaşlar, sizi anlamıyorlar… Sen üç çocuğunu okutmak için evini satıyorsun, Sayın Başbakan arkadaşlarının verdiği bursla yurt dışında çocuklarını okutuyor. O, sizi anlayamaz. Ulaştırma Bakanımızın zaman darlığı var, Maliye Bakanımızın zaman darlığı var; kendi çocuklarına nasıl teşvik çıkaracaklar, kendi çocuklarına nasıl iş kuracaklar, onların peşindeler. Kaldı ki, zaman darlığını aşıp, bunları aşıp bu konuda karar vermiş olsalar bile, size ödeyecek paraları yok maalesef; o paraların gittiği yerler belli.

Değerli arkadaşlarım…

AGÂH KAFKAS (Çorum)Hangi gezegende yaşıyorsunuz?!

AHMET YENİ (Samsun)Tutturamadınız bir şey.

YILMAZ KAYA (Devamla)Öyle mi?!. İçiniz rahat yani, öyle mi?!

AHMET YENİ (Samsun)Rahatız tabiî.

YILMAZ KAYA (Devamla)Peki, devam edin siz, devam edin…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

28 konuşma daha · 22 Şubat 2006

28 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook