İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

GENEL KURUL · 55. BİRLEŞİM · SALI

AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle

Yüksel Arslan

Ankara Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 55. Birleşim · 4. yasama yılı · 3 Şubat 2026 · 300 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

İYİ PARTİ GRUBU ADINA YÜKSEL ARSLAN (Ankara)Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Ankara Beypazarı ilçesine bağlı Uruş Mahallesi, Büyükşehir Yasası çıkmadan önce şirin bir belediyelikti, şu anda mahalle statüsünde. Burada açılması planlanan sepiyolit kil maden ocağı projesinden bahsetmek istiyorum. Açık ocak usulüyle maden çıkarılmasını ve kırma eleme tesisinde işlenmesini öngören projeye karşı bölge halkı aylardır ayakta. Maden projesi uzun yıllardır gündemde ve her defasında bölgede yaşayan insanlar büyük tepki göstermektedirler. Projenin ruhsat alanı 18.620 dönüm, bu alan Uruş'un yüzde 80'ine tekabül ediyor. Ruhsat alanı içinde onlarca köyün hayvancılık yaptığı meralar var, tarım arazileri var, su kaynakları var, Sakarya Nehri'ni besleyen Süvari Çayı ile Kirmir Çayı tehdit altında. Kayıt altına alınmış yaklaşık 500-600 geyik bu bölgede yaşamını sürdürüyor. Nadir kuş türlerinin ve çok sayıda yaban hayvanının üreme alanı bu bölgede bulunuyor. Bu alanın hemen dibinde arkeolojik sit alanı da mevcut. Bu maden projesi Beypazarı Uruş'la birlikte Güdül'e bağlı çok sayıda köyü de doğrudan etkileyecek. Projenin bölgede gelişmekte olan doğa dostu tarım, hayvancılık, arıcılık gibi önemli faaliyetlere zarar vereceği gün gibi ortada. Maden tesisinin planlandığı bölge Devlet Su İşlerine ait sulama alanlarının tam ortasında yer alıyor. Kuraklık ve su problemi büyürken, tarımsal üretim ve hayvancılık sorunları artarken Hükûmet madencileri değil toprağı, suyu, köylüyü düşünmelidir. Tarımı, doğa dostu üretimi, kırsal kalkınmayı ve turizm faaliyetlerini tehdit eden bu maden projesi derhâl durdurulmalıdır.

Kıymetli milletvekilleri, doğal çevreyi korumak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının görevi değil mi? Bırakın korumayı "ÇED raporuna ihtiyaç yoktur." diye karar veriyorlar. Bölge halkı yıllardır "Madene hayır." diyor. Bir yetkili çıkıp da -üstelik "'ÇED'e gerek yok.' demelerine rağmen- "Siz neden karşı olduğunuzu da bize bir anlatın." deme ihtiyacı bile duymuyor. Uruş'un, Beypazarı'nın, Güdül'ün uykuları kaçıyor. Çevrede yaşayan insanlar hiç kimsenin umurunda değil. Toprağını, suyunu korumak isteyen insanlar günlerdir sokaklarda, yarın bir de Çevre Bakanlığının önünde olacaklar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

91 konuşma daha · 3 Şubat 2026

Günün kaydı →
91 konuşmanın tamamı →