İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 55. BİRLEŞİM · SALI

DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle

Okan Konuralp

Ankara Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)

Genel Kurul, 55. Birleşim · 4. yasama yılı · 3 Şubat 2026 · 495 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Okan Konuralp (CHP), 3 Şubat 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 495 kelime.

Okan Konuralp (CHP, Ankara). “DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim tutanağı, 3 Şubat 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/okan-konuralp-2026-02-03-dem-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=141801

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CHP GRUBU ADINA OKAN KONURALP (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde bir dayanışma, kardeşlik ve demokrasi süreci yürüyor. Ümit ediyorum, bu süreç toplumun büyük bir kesiminin içine sinecek şekilde menzile erecektir. Bu bağlamda Kürt sorununun çözümü sürecinde elbette bazı türbülanslar olur; önemli olan soğukkanlılıkla bu türbülanslardan çıkmak, oluşan tahribatları demokratik siyaset anlayışı ve yaklaşımıyla ve elbette sabırla ortadan kaldırmanın yollarını bulmaktır. Nitekim, Suriye'de Türkiye'de yaşanan süreçle doğrudan irtibatlı bazı önemli gelişmeler yaşandı ve gelinen noktada kimin içine ne kadar sindi, sinmedi tartışmasına girmeksizin taraflar arasında bir mutabakat sağlandı. Suriye'nin çok daha ağır bir çatışma ortamına sürüklenmesinin, yeni ölümlerin yaşanmasının önüne geçen, Suriye'nin toprak bütünlüğünü en azından şimdilik güvence altına alan bir anlaşma imzalandı. Suriye'de bu noktaya gelinene kadar geçen yaklaşık son bir aylık süreçte Suriye Kürtlerine, Alevilerine karşı acımasız müdahalelerde de bulunuldu. Oysaki Sayın Genel Başkanımızın da ifade ettiği üzere, Suriye Kürtleri, Arapları, Türkmenleri, Alevileri bizim akrabamız, son derece somut olarak akrabalarımız. Suriye'de yaşayan Araplar, Kürtler, Türkmenler, Aleviler, Sünniler bizim yabancımız değil tarihimizin diğer yarısı. Sınırın çizilmesiyle aynı aşiretler, aynı aileler iki tarafa bölündü. O aynı ailelerin mezarları bir tarafta, kardeşleri bir tarafta kaldı. "Sınır" dediğimiz şey akrabalarının arasına çekilmiş bir tel örgüye dönüştü. Dolayısıyla, her bir Türk'ün, Kürt'ün, Arap'ın Türkmen'in özellikle bu sınır boyundaki ilişkisi bir komşuluk ilişkisi değil ayrı düşmüş akrabaların ilişkisidir.

Elbette sınırlar önemlidir ama sınırlara sadece devletlerin haritalarından, coğrafya kitaplarından bakamayız. O sınırlar bize sınırların öte tarafında kalan akrabalıkları, ortak hafızaları, bölünen kalpleri de anımsatır. Suriye'de bir Kürt çocuğunun korkusu bizim evimizin duvarına çarpar, Suriye'deki bir Arap annenin gözyaşı bizim vicdanımıza düşer; Alevi'nin, Türkmen'in çaresizliği bizim aklımızı başımızdan alır. Bu gerçeği inkâr etmek, tarihe karşı da körleşmektir. Bu bağlamda, biz, bölgemizdeki kalıcı barışın, bölge halklarının akrabalık gerçeğinin de kabul edilmesiyle mümkün olacağını savunuyoruz. Dolayısıyla, hangi gerekçeyle olursa olsun, Suriye'de, özellikle son bir ayda ağırlıklı olarak Kürtlerin ve Alevilerin yaşadığı acılar sınırın diğer tarafındaki akrabalarının da acısıdır. Hâliyle, içinden geçtiğimiz dayanışma, kardeşlik ve demokrasi süreci ülkemiz vatandaşı Kürtlerin Suriye'deki akrabaları için endişelenmelerini de anlamamızı zorunlu kılmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANTamamlayın lütfen.

OKAN KONURALP (Devamla)Suriye'de yaşanan operasyonlar sırasında sivillerin yaşam haklarına yönelik saldırılara karşı Türkiye'den yükselen sesleri susturmaya çalışmanın, anayasal bir hak olan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı kapsamında gerçekleştirilen protestolara milletvekili arkadaşlarımız da dâhil orantısız müdahalelerde bulunmanın doğru olmadığını savunuyoruz.

Sayın Başkan, kalan süremde Epstein dosyasıyla ilgili de kısaca düşüncelerimi paylaşmak isterim. Epstein dosyasındaki belgelerde farklı ülkelerden çocukların bir sapık örgüt tarafından istismar edildiği, istismar edilenler arasında Türkiye'den çocukların da bulunduğu iddia ediliyor. Bizim ve diğer ülkelerin çocuklarıyla ilgili bu iddialar ortadayken hiçbir şey olmamış gibi davranamaz, başımızı kuma gömemeyiz. Sorumlulardan hep birlikte hesap sormalıyız, bu iddialarının üstünün örtülmesine yönelik bir suç ortaklığının parçası olmamalıyız. Bu bağlamda, Sayın Başarır'ın çağrısına katılıyorum. Vakit geçirmeksizin dünyaya da örnek olacak şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisin sorumluluk üstlenmesi ve bir komisyon kurularak iddiaların üzerine gidilmesinin ve bir savcının da görevlendirilerek gerekirse uluslararası iş birliği dâhil bu iddiaların soruşturulmasının gerekliliğini takdirlerinize sunuyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

89 konuşma daha · 3 Şubat 2026

Günün kaydı →
89 konuşmanın tamamı →