CHP Grubu önerisi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)
Genel Kurul, 100. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Temmuz 2024 · 515 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CHP GRUBU ADINA YUNUS EMRE (İstanbul)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Bu hafta sonu Romanya’nın başkenti Bükreş’te önemli bir toplantı gerçekleştirildi. Bu toplantıda, Sosyalist Enternasyonal Avrupa Komitesi Toplantısı’nda alınan kararda ülkemiz için, ülkemizin Avrupa Birliği üyeliği için önemli bir açıklama vardı. Değerli arkadaşlarım, bu metinde, Cumhuriyet Halk Partisinin son seçimdeki etkileyici zaferi de not edildikten sonra, Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecine, Cumhuriyet Halk Partisinin öncülüğünde bu mücadeleye, demokrasi ve reform mücadelesine desteğini Sosyalist Enternasyonal açıklamış oldu.
Değerli arkadaşlarım, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik hedefi sadece bugün için değil öteden beri, Avrupa Birliğinin ortaya çıktığı günlerden beri gündemimizde olan bir konu ancak son yıllarda, maalesef Türkiye bu hedefinden son derece uzaklaştı ve Avrupa Birliği metinlerinde de Türkiye bir aday üye olarak değil, aslında bir aday üyelik olarak değil komşuluk ilişkileri yürütülecek bir ülke olarak tanımlanmaya başlandı. Peki, bu acıklı duruma, Türkiye’nin demokrasi, hukuk devleti anlayışından uzaklaştığı, ekonomik gelişme imkânlarından uzaklaştığı bu acıklı duruma nasıl geldik? Bu noktada şunu hatırlatmak istiyorum: Tabii ki Avrupa’da vizyonsuz birtakım politikacıların bu duruma gelinmesinde ciddi bir payı var ama ne yazık ki Türkiye'de iktidarda bulunanların yanlış politikaları, yanlış uygulamaları Türkiye'yi bu noktaya getirmiş bulunuyor.
Değerli arkadaşlarım, samimi olarak şu tespiti yapmak istiyorum, şu teşhisi yapmak istiyorum: İktidar partisi, aslında, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyesi olmasını istemiyor. Tam olarak aslında böyle bir Türkiye arzu ettikleri için, yolsuzluklara batmış bir yönetim anlayışı var olduğu için, Türkiye'de hukuk devleti, insan hakları, demokrasi yerleşirse, kökleşirse böyle bir ceberut devlet anlayışını yürütemeyecekleri için aslında bile isteye bu Avrupa Birliği üyelik sürecini baltaladıkları teşhisini yapmak istiyorum çünkü Cumhuriyet Halk Partisinin -az önce ifade ettim- öncülüğünde Türkiye'de yapılacak ilk seçimlerden sonra Avrupa Birliği yolculuğu tekrar başlayacak ve iktidar tarafı şunu çok iyi biliyor ki böyle bir ortamda, Türkiye’nin Avrupa Birliği gündeminin bulunduğu bir ortamda hukuk, demokrasi ve insan hakları Türkiye’de böyle bir durumda olmayacak; Avrupa Birliğine CHP öncülüğünde Türkiye’nin katıldığı bir ortamda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı bir ortam olmayacak. Böyle bir ortamda, böyle bir Türkiye’de Merkez Bankası, TÜİK gibi kurumlara güven bu şekilde zayıflatılamayacak; TÜİK enflasyon hesaplamasında örneğin doktor muayenesini 34 lira olarak belirleyemeyecek, istatistiklere yalan söyletemeyecek; eski Ulaştırma Bakanı çıkıp garanti verilen yolların işletmelerinde CEO olamayacak; Türkiye’de kurumlar ve liyakat anlayışı tekrar uygulamaya sokulacak. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyesi olduğu bir ortamda iktidar yandaşları bir taraftan da 3 maaş, 5 maaş alamayacaklar; üniversitelerimizden mezun olan gençlerimiz “Aman biz bavullarımızı toplayalım, Türkiye’yi terk edelim, yurt dışında fırsatlar arayalım.” anlayışı içerisinde olmayacaklar; vatandaşlarımız Avrupa Birliği üyesi ülkelerin konsolosluklarının kapılarında vize kuyruklarında beklemeyecekler; iş cinayetlerinde her yıl canlarımızı kaybetmeyeceğiz; Türkiye'yi bir sığınmacı deposu hâline getiren politikalar terk edilecek.
Değerli arkadaşlarım, bu örnekleri çoğaltabilirim. Türkiye’nin Avrupa Birliği hedefinden kopmuş olması iktidarın yanlış politikalarının doğrudan bir sonucudur ve iktidara geldikleri dönemde, başlangıç aşamasında, sanki bir Avrupa Birliği üyeliği hedefi varmış gibi, bunu bir kaldıraç olarak kullanarak kendilerine yönelik bürokratik direnci ortadan kaldırma yoluna gittiler ama ne zaman ki gerçek manada bu direnci ortadan kaldırmış oldular, bu Avrupa Birliği gündemini de bir kenara bıraktılar.
Değerli arkadaşlarım, Türkiye’nin çok ağır sorunları olduğunun farkındayız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
YUNUS EMRE (Devamla)Toparlıyorum Başkanım.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
110 konuşma daha · 9 Temmuz 2024