CHP Grubu önerisi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)
Genel Kurul, 106. Birleşim · 3. yasama yılı · 8 Temmuz 2025 · 507 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)YUNUS EMRE (İstanbul)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Geçmişte de bugüne benzer şekilde yargı süreçlerine medya manipülasyonları eşlik ediyordu, galiba tek fark geçmişin bavulda belge taşıyan örgüt üyelerinin yerini bugün sosyal medya trollerinin almasından ibaret.
Değerli arkadaşlarım, aylardır devam eden operasyonların siyasi anlamı ve mesajı çok açık; temel amaç, Türkiye'nin ana muhalefet partisine siyaset yaptırmamak ve siyasi faaliyetlerini felce uğratmak. Adını koymak durumundayız, son gelişmelerin adını koymak durumundayız. Aslında sorun bir rejim sorunu değerli arkadaşlarım, geçmişte seçimler yoluyla iktidara gelenlerin bugün seçimleri kaybettiklerini gördüklerinde sandığı milletin önünden almak istemeleri. Tekrar söylüyorum: Adını koymak durumundayız, Türkiye'de bir rejim değişikliği planı uygulamaya konulmuştur.
2017 Anayasa değişikliğiyle ülkemiz demokrasiden uzaklaştırılmıştı. Özgürlükler bakımından ciddi sorunlar bulunmasına ve ülkemizde siyasi rekabet adil ve özgür olarak gerçekleşmemesine rağmen bugüne kadar siyasi hayatımızda en azından gerçek rekabet koşulları vardı. Bunu nereden görüyoruz? En önemli veri 2018 ve 2023 seçimlerinde seçimlere yüksek halk katılımıydı.
Peki, bugün karşılaştığımız olayı, siyasi rekabetin gerçek olmaktan çıkarılması girişimini nasıl değerlendirmek durumundayız?
Değerli arkadaşlar, iktidar gerçek siyasal muhalefet istemiyor, muvazaa partilerinden oluşan bir siyasi arenayı özlüyor ve bu nedenle de yargı eliyle partimiz üzerinde yoğun bir baskı uyguluyor. Başta Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu olmak üzere belediye başkanlarımız görevden uzaklaştırılıyor, tutuklanıyor; Genel Başkanımıza yeni yeni davalar açılıyor, partimiz kurultay tartışmalarıyla sıkıştırılmaya çalışılıyor. Her şey ortada, ne olup bittiğini çok iyi biliyoruz; CHP'ye yönelik uzun süreli, çok aşamalı ve çok cepheli bir yıpratma savaşı yürütülüyor.
Değerli arkadaşlar, bu kötülüğü milletimize yapmayın. Bütün sorunlarına rağmen on yıllardır bütün vatandaşlarımız Türkiye'yi yönetenlerin sandıktan çıktığını bilirlerdi. Bugün sandıktan çıkacak kişinin aday yapılmaması girişimiyle karşı karşıyayız, bugün sandıkta kazanacak partinin bir asliye hukuk mahkemesi kararıyla fiilî olarak kapatılması tehdidiyle karşı karşıyayız. Bugün hedef, CHP'ye siyaset yaptırmamaktır ama yöntem, 12 Eylülcülerin yaptığı gibi partinin kapısına kilit vurup resmî bir kapatma kararı almak değildir; Cumhurbaşkanı adayını, belediye başkanlarını cezaevine kapatmak, haksız soruşturmalarla partimizi meşgul etmek gibi yöntemlerle aynı amaç aslında yerine getirilmeye çalışılıyor.
Değerli arkadaşlarım, yerel yönetimlere yönelik sistemli bir saldırıyla karşı karşıyayız. Terörsüz Türkiye konusu gündeme getiriliyor; terörsüz Türkiye için, Kürt sorununun çözümü için Mecliste bir komisyon kurulması isteniyor ama bu şartlar içerisinde yargı bağımsızlığı ve demokratik ilkeler ayaklar altına alınarak yerel yönetimlere yönelik bir saldırı kampanyası yürütülüyor. Kayyum yönetimleri ülkemizde hâlâ varlığını sürdürüyor. Bu şartlarda Kürt sorunu nasıl çözülecek? Kürt sorununun çözümü için önemli bir gereklilik de yerel yönetimlerin güçlendirilmesidir değerli arkadaşlar. Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Ekrem İmamoğlu cezaevindeyken Türkiye'de yerel yönetimler nasıl güçlendirilecek? Türkiye'nin en büyük ilçesi Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer cezaevindeyken yerel yönetimler nasıl güçlendirilecek? Türkiye'nin en gelişmiş ilçesi Şişli'nin Belediye Başkanı Emrah Şahan cezaevindeyken yerel yönetimler nasıl güçlendirilecek?
Değerli arkadaşlarım, Esenyurt ve Şişli gibi belediyeler dâhil olmak üzere Türkiye'de birçok belediyede kaymakamlar kayyum olarak belediye başkanlığı koltuğunda otururken yerel yönetimler nasıl güçlendirilecek?
Bugün, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Sayın Demirtaş'la ilgili önemli bir karar verdi. Yanlış hatırlamıyorsam, bu 4'üncü Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı Demirtaş'la ilgili. Peki, bu karar ne söylüyor? Diyor ki: "Siyasi çoğulculuğu bastırmak ve demokratik tartışmayı sınırlamak için tutuklu olarak bulunuyor." diyor.
Değerli arkadaşlarım, tekrar dikkatinizi çekmek istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
YUNUS EMRE (Devamla)Tamamlıyorum Sayın Başkan.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
74 konuşma daha · 8 Temmuz 2025