Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)
Ankara Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 101. Birleşim · 3. yasama yılı · 9 Haziran 2009 · 636 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Zekeriya Akıncı (CHP), 9 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S:385)); konuşma 636 kelime.
Zekeriya Akıncı (CHP, Ankara). “Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)”. TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zekeriya-akinci-23-2009-06-09-gelir-vergisi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ZEKERİYA AKINCI (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, görüşmekte olduğumuz yasa tasarısının 5’inci maddesinde 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’na bir hüküm eklemekteyiz. Bu hükümle iktisadi işletmeler hariç olmak üzere Türkiye Kızılay Derneğine makbuz karşılığı yapılan nakdî bağış ve yardımların tamamının kurumlar vergisi matrahının tespitinde kurum kazancından indirilmesini sağlamaktayız. Mevcut düzenleme ise bu bağışların o yıla ait kurum kazancının yüzde 5’ine kadar olan kısmının kurum kazancından indirilmesini mümkün kılmaktadır. Yani bu madde ile yüzde 5’lik sınırı kaldırıyoruz, böyle bir düzenleme yapıyoruz.
Sevgili arkadaşlarım, elbette ki Türkiye Kızılay Derneği için böyle bir düzenleme yapmak mümkündür, bunu biz de destekleriz ama bilmeliyiz ki Kızılayla benzeşen ve misyonları aynı olan başkaca kurumlar da var. Kızılay için böyle bir düzenleme yapalım, tamam, ama diğer kurumları da ihmal etmeyelim diyoruz.
K. KEMAL ANADOL (İzmir)Deniz Fenerini de yapalım, Deniz Fenerini(!)
ZEKERİYA AKINCI (Devamla)Konuya ilişkin yasa düzenlemesi, Türkiye Kızılay Derneğinin yanında, Türk Hava Kurumu, SHÇEK, Türkiye Yardım Sevenler Derneği ve resmî Darülaceze kurumları ile Darüşşafaka ve Yeşilay Derneğini de bütün vergi, resim, harç, hisse ve fonlardan muaf tutmuştur zaten.
Eğer yasalar böyle bir çerçeve çizmişse sadece bir kurum için farklı bir düzenleme yapmak doğru değildir, çünkü kimi kurumların tıpkı Kızılay gibi vergi teşvikine ihtiyacı vardır. Bu teşvike ihtiyacı olan kurumlar da yolsuzlukta şöhreti yurt dışına taşan ve son günlerde sürekli elinize, ayağınıza dolanan fitre, zekât hortumcusu Deniz Feneri ve benzeri derneklerden ibaret de değildir. O nedenle özellikle Darüşşafaka Cemiyeti ve resmî Darülaceze kurumları için de aynı istisna hükmünün getirilmesi doğru bir karar olacaktır ve Türkiye bundan hiçbir şey kaybetmeyecektir.
Bu maddede niçin Darüşşafaka ile ilgili bir düzenleme istiyoruz arkadaşlarım? Çünkü biz biliyoruz ki ulusların gelişmesinde, büyümesinde, huzura ve refaha kavuşmasında ihtiyaç duydukları en temel şey eğitimdir. Herhangi bir televizyon programında, herhangi bir kanalda uzmanlarca yapılan herhangi bir tartışmayı izlediğinizde, bu tartışma –toplumsal, siyasal, ekonomik- hangi konuda olursa olsun, yapılan tartışmaların sonucunda, o sorunun çözümüne ilişkin mutlaka eğitimin önemine dönük bir vurgu yapılır. İşte bu noktada Darüşşafaka özgün bir model olarak ortaya çıkmakta ve önem taşımaktadır.
Niye Darüşşafaka diyoruz? Arkadaşlarım, sizler biliyorsunuz ama ben yine de kısaca hatırlatmak da istiyorum. Eğitim alanındaki ilk sivil toplum hareketi sayılan Darüşşafaka Cemiyeti, halk çocuklarının -dikkat ediniz, halk çocuklarının- eğitim ve öğretimine yardımcı olmak üzere 30 Mart 1863’te “Cemiyet-i Tedrisiye-i İslâmiye" adıyla kurulmuştur. Cemiyet, kuruluşundan bu yana da çalışmalarıyla sivil örgütlenmemizin özgün bir örneğini oluşturmuştur. Türkiye'nin en köklü sivil toplum örgütlerinden biri olan Darüşşafaka, babasını kaybetmiş, maddi olanakları yetersiz olan çocuklara 1863 yılından bu yana kaliteli bir eğitim fırsatı sunmaktadır.
Kurulduğu günden bugüne pek çok kişi ve kuruluşun verdiği desteklerle varlığını sürdüren bu cemiyet, elde ettiği gelir ile her yıl 800’ü aşkın öğrencinin tam burslu ve yatılı eğitimini karşılamaktadır. Bugüne kadar 7 binden fazla çocuğun ilköğretim dördüncü sınıftan liseyi bitirinceye kadar Darüşşafaka eğitim kurumlarında eğitim görmesini, üniversiteye giderek oradaki eğitimlerinde de burs almalarını sağlamıştır.
Yani bir buçuk asra yakın zamandır varlığını sürdüren bu kurum, tarihi boyunca, ülkenin gelişiminin bireylerin gelişmesine paralel olacağını özümseyerek eğitimde fırsat eşitliği -dikkat ediniz, eğitimde fırsat eşitliği- ilkesini benimsemiştir. Ülkemizin dört bir yanından Darüşşafakaya gelen çocuklar, bir yandan yabancı dil ağırlıklı kaliteli bir eğitim sürecinden geçerken, bir yandan da sosyal alanlarda çok çeşitli faaliyetlerde bulunarak çağımızın gerektirdiği tüm donanımları kazanmaktadır. Darüşşafaka, üstlendiği misyonla, babalarını kaybetmiş ve olanakları yetersiz olan çocukları geleceğe hazırlamakta ve onların birer Türk aydını olarak yetişmelerini sağlamaktadır. Ayrıca çok çeşitli alanlarda başkaca hizmetlerini de, çalışmalarını da sürdürmektedir ve kuruluşundan bu yana eğitime verdiği destekle ülkemize pek çok yetişkin insan kazandıran ve ilk günden beri gücünü toplumdan alan Darüşşafaka, eğitimde fırsat eşitliği adına yaptığı çalışmalara destek veren tüm kişi ve kuruluşlardan aldığı bu güçle ve destekle ancak çalışmalarını sürdürebilmektedir.
Tabii burada söz konusu olan yoksul halk çocuklarının eğitimi olunca, onların tarikat ve cemaat tuzaklarına düşmeden eğitimlerini sağlayacak birçok kuruluşun ve eğitim önderinin yanı sıra…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
34 konuşma daha · 9 Haziran 2009