İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)
Hatay Milletvekili ·
Genel Kurul, 78. Birleşim · 1. yasama yılı · 13 Mayıs 2003 · 311 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Züheyir Amber, 13 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 311 kelime.
Züheyir Amber (Hatay). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim tutanağı, 13 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zuheyir-amber-22-2003-05-13-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ZÜHEYİR AMBER (Hatay)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İş Kanunu Tasarısı hakkında, şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi, saygıyla selamlıyorum.
Tasarı gerekçesinde, dünyada görülen yeni mikroelektronik teknoloji gelişiminin çalışma hayatını etkilediği, bu yeni teknolojiyle yeni çalışma türlerinin yaygınlaştığı, işin düzenlenmesinde yeni modellerin ortaya çıktığı; kısmî süreli, çağrı üzerine çalışma, ödünç iş ilişkisi, iş paylaşım modelleri, belirli süreli hizmet sözleşmeleri uygulamalarının yaygınlaştığı belirtilmekte ve bu yeniliklerin tasarıyla yasal düzenlemeye kavuşturulduğu ifade edilmektedir.
Bu tespit doğru olmakla birlikte, tasarının bütünü incelendiğinde ilk göze çarpan husus, hazırlanan tasarının, iş hukuku genel felsefesi, yani, güçlüye karşı güçsüzün korunması, emeğin himayesi ve yasaların çalışanlar yararına olanak sağlayacak biçimde düzenlenmesi felsefesinden vazgeçildiği izlenimini yaratıyor olmasıdır. Getirilmek istenilen sistem, işletmenin güvenliği esasına dayandırılmıştır. İşletmenin güvenliğine ilişkin kurallar geliştirilmiştir bu yasada. Öte yandan, tasarıda, işçinin asgarî gelir ve istihdam güvencesinin sürekli sağlanması ilkesi gözardı edilmiştir. Oysa, bildiğimiz, gelişmiş ülkelerde, esnek çalışma sisteminin sürekli gelir güvencesi sağlar biçimde düzenlendiği hepimiz tarafından bilinmektedir.
Değerli arkadaşlar, yürürlükteki İş Yasası, sosyal barış ve sosyal güvenceyi geliştiren ve koruyan bir kural öngörüyordu. Yeni yasanın 63 üncü maddesine ortalama çalışma ve denkleştirme tanımları yerleştirilmiştir; bu da bir belirsizliği getirmektedir. Burada, işçinin çalışacağı günleri ve saatleri işverenin belirlemesi keyfiyeti getirilmektedir. Haftalık çalışma sürelerinin, işletme gerekleri gözetilerek günlük ve değişen sürelere dönüştürülebilmesine, bu yolla fazla ücret ödenmeksizin 11 saate kadar çalışma zorunluluğuna, denkleştirme sürelerinin yılın neredeyse yarısını kapsayacak biçimde uygulanmasına olanak sağlamaktadır.
İş güvencesinin sağlanması, Ulusal Programda yer alan ve hükümetin gerçekleştirmeyi taahhüt ettiği bir görevdir. Bu görevin yerine getirilmesi gerekçe gösterilerek, bunun yanında, İş Kanununun bütününün değiştirilmek istenmesi, emeğin korunması esas alınmadan, işletmenin güvenliğinin öne çıkarılması, ülkeyi ucuz emek cenneti, kuralsızlığı kural haline getirmeyi, örgütsüz bir toplum yaratmayı, yoksullaşmayı getirecek, böyle bir yasa, sosyal barışı bozacak, toplumsal gerginliği artıracaktır.
Bu nedenle, bir an önce bu yanlıştan dönülmesi, sosyal barışı sağlayacak, toplumsal uzlaşmayı tesis edecek daha doğru yasalar yapmamız gerektiğine inanıyor, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
39 konuşma daha · 13 Mayıs 2003