İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 43. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas. maddelerin oylanması

Züheyir Amber

Hatay Milletvekili ·

Genel Kurul, 43. Birleşim · 4. yasama yılı · 26 Aralık 2005 · 738 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Züheyir Amber, 26 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS. MADDELERİN OYLANMASI); konuşma 738 kelime.

Züheyir Amber (Hatay). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas. maddelerin oylanması”. TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zuheyir-amber-22-2005-12-26-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-maddelerin-oylanmasi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA ZÜHEYİR AMBER (Hatay)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan yasa tasarısının 16 ncı maddesi için, Partim adına söz almış bulunmaktayım; hepinize saygılarımı sunarım.

Değerli arkadaşlarım, burada söz almak isteyişimin temel nedeni; seçim bölgem Antakya'da son zamanlarda oluşmuş, ciddî bir sosyal olgu haline gelmiş bir sorunu sizlerle paylaşmak için ben şu anda huzurunuzdayım. Bunu ben sizlerle paylaşmak istiyorum, yorumunu da size açık ve net bırakmak istiyorum. Onun için, hepinize tekrar tekrar teşekkür ediyorum ve beni dinlerseniz çok sevinirim.

Değerli arkadaşlarım, benim seçim bölgem Antakya'nın, özellikle, eğer tarihçesini kısaca anlatmam gerekiyor ise, herkesin bildiği gibi, bu şehir, Etiler döneminde kurulmuş bir şehirdir. İlk, Etiler ile Mısırlılar arasında yaşanmış Kadeş Savaşı ve Kadeş Anlaşması bu şehirde yapılmıştır. MÖ 4 üncü Yüzyılda, yine, buralarda, Roma dönemi, arkasından Büyük İskender'in büyük Helenistik dönemi yine Antakya'da yaşanmıştır. Büyük bir kültür, büyük bir yaşam…

İsa'yla beraber ilk Hıristiyanlık ve ilk Hıristiyan kelimesinin tanımlanması yine Antakya'da olmuştur arkadaşlar ve Hıristiyanlık ilk yayıldığı zaman, Antakya'dan yine bu yayılma başlamıştır. Arkasından, İslam dünyası, arkasından, İslam dünyasıyla beraber Osmanlı dönemi; yani, kısaca, Antakya, 1 500-2 000 yıllık bir tarih süreci içerisinde hep yaşamış, devamlı dimdik ayakta kalmış, tarih, medeniyet ve kültürü bir arada yaşamıştır.

Son günlerdeki Antakya'yı da kısaca özetlemek istiyorum. Antakya, bu tarihini ve bu kültürünü bugüne kadar idame ettirerek, Antakya'nın içerisinde, son derece sağlıklı, son derece çağdaş, son derece uygar, homojen yapıda; ama, değişik inançlara, değişik kültürlere sahip insanların harmonize, birlikte yaşadığı bir kültür topluluğudur. İçerisinde Hıristiyanı da vardır, Yahudisi de vardır, Müslümanı da vardır, Ermenisi de vardır, Alevîsi de vardır, Sünnîsi de vardır; ama, bunlar, kendi aralarında, dışarıdan herhangi bir müdahale olmazsa, mükemmel bir şekilde, bir ahenk içerisinde, bir mozaik içerisinde yaşamlarını sürdürmektedirler.

Son zamanlarda, üç ay öncesine kadar, Sayın AK Partili yöneticiler tarafından, Antakya'da "Medeniyetler Buluşması" adı altında bir etkinlik yapıldı. Sayın Valimizin, Sayın Diyanetimizin ortaklaşa yaptığı, uluslararası düzeyde bir etkinlikti bu. Çok da güzel sonuçlar alındı ki, Avrupa Birliğiyle o görüşmeler sürecinde, bu etkinlik, Avrupa Birliğini yeteri kadar etkilemiştir ve bunu, yine AK Partili milletvekili arkadaşlarımızdan biri, aynı bu kürsüde anlatmış ve ifade etmiştir.

Şimdi, bu kadar güzellikler, bu kadar mutlu bir toplum varken, bu mutluluğu kaşımanın veya burada sorun yaratmanın anlamı ne; şimdi kısaca buraya gelmek istiyorum; lütfen dinleyin.

Yirmi gün önce -çok yeni- AK Partili belediye başkanımız veya belediyemiz, her neyse, kalkıyor, 1973 yılında şehirle bütünleşmiş, mahalle olarak bildiğimiz, içinde 5 000 insanın yaşadığı Aşağı Okçular diye adlandırılan mahalleyi, kalkıyor, belediyenin talebiyle, İçişleri Bakanlığına müracaat ediliyor ve bu mahalle, mahallelikten, maalesef, köy statüsüne çevriliyor. Gerekçe ne; bilemiyoruz. 1973 yılından beri, bugüne kadar, burada yaşayan 5 000'in üzerinde insan normal vatandaşlık görevini yapmaktadır, vergisini vermektedir, her türlü saygınlığı da esirgememektedir. Araştırdım ben, yeni geliyorum kendi yöremden, bu insanlar -acı olan bu- Sayın AKP'ye yeteri kadar oy vermemiştir, karşı tarafa oy vermiştir; bütün suçu budur.

Şimdi, ben olayı şu şekilde yorumluyorum: AKP, ilk kurulduğu tarihlerde, dönemlerde, çok iyi hatırlıyorum, baş harfi "y" olan üç kelimeyi her yerde ve her konumda kullandı. Bunlar neydi; hatırlarsanız, birincisi yolsuzluk, ikincisi yoksulluk, üçüncüsü yansızlık, hak ve adaletten hep bahsetti. Hak ve adalet kelimesi bu toplumu o kadar etkiledi ki, bu etkiyle, sayın milletvekili arkadaşlarımız bu kadar büyük bir çoğunlukla buraya geldiler.

Ben de inanmıştım kısmen buna; bakalım, görelim dedik. Şimdi, burada, sırf, size bu oyu vermeyen bu toplumu cezalandırmak için… Ki, ben burada bir şeyi daha ilave etmek istiyorum. Aynı mahallede, Hatay Emniyet Müdürlüğü ve Emniyet Teşkilatının binası ve çalışma yeri oradadır -şehrin merkezindedir, düşünebiliyor musunuz- ve orada herhangi bir suç veya bir cinayet veya buna benzer herhangi bir şey olursa, düşünün, polisin önünde, Emniyetin önünde olsa bile, polis veya Emniyet buna müdahale edememekte, telefon edilecek jandarmaya, jandarma gelip müdahalesini yapacak. Bu hangi akla hizmet; ben bunu anlayamadım, çözemedim. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

Bunun için, sizden, özellikle… Özellikle sayın AK Partili milletvekili arkadaşlarıma hitap etmek istiyorum. Eğer siz haktan ve adaletten bahsediyor iseniz -ki, ambleminizde de ampul var, yansıyor her tarafa; öyle diyorsunuz, iddia ediyorsunuz; ben, artık, buna inanmıyorum da, siz böyle iddia ediyorsunuz- eğer birazcık kalmışsa bu ışıktan, lütfen, bu konuya önem verin, değer verin; çünkü, ileride bunun sosyal boyutları gerçekten çok sıkıntılar yaratacak; çünkü, bunun arkası yargıdır, bunun arkası Avrupa İnsan Hakları Mahkemesidir.

Şimdi, biz Avrupa Birliğine gireceksek, lütfen, bu konulara biraz daha duyarlı olalım; lütfen, yetkili arkadaşlarımız, orada yaşayan başka insanlarla da temas kursunlar, oradaki insanlarla görüşsünler, referandum yapsınlar, demokratik olsunlar ve bu işlemi bu şekilde uygulasınlar.

Konuşacaklarım bu kadar.

Hepinize saygılarımı sunuyorum.

Teşekkür ediyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

174 konuşma daha · 26 Aralık 2005

174 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook