İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 7. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Gündem dışı konuşmalar

Zülküf Uçar

Van Milletvekili · DEM Parti

Genel Kurul, 7. Birleşim · 5. yasama yılı · 15 Ekim 2026 · 739 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Zülküf Uçar (DEM Parti), 15 Ekim 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR); konuşma 739 kelime.

Zülküf Uçar (DEM Parti, Van). “Gündem dışı konuşmalar”. TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim tutanağı, 15 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zulkuf-ucar-2026-10-15-gundem-disi-konusmalar (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=148922

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

DEM PARTİ GRUBU ADINA ZÜLKÜF UÇAR (Van)Sayın Başkan, teşekkür ederim.

Ben öncelikle değerli halkımızı ve zindanlardaki yoldaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.

Benden hemen önce konuşan sayın hatip Van'ın sorunları hakkında söz kurdu. YENİ YOL Grubunun bu anlamda Van'ın sorunlarına ilişkin duyarlılık göstermesi son derece kıymetlidir, kendisine teşekkür ediyoruz ancak söylediklerine ilaveten şu tespiti, daha doğrusu bu değerlendirme yaparak başlamakta fayda var: Bir kere, Van'daki devletin yüz yıldır uygulamış olduğu siyaseti biz burada, her yerde defalarca konuştuk, konuşmaya devam ediyoruz. Van'daki siyaset her zaman bir ötekileştirme ve hukuk dışı bırakma şeklinde gelişti. Peki, bu genel hizmet politikasında da nasıl işledi? Aslında genel hizmet politikasında da devletin siyaseti tam da bu doğrultuda ilerledi. Sorunlar Van'da her zaman bakiydi ama çözümler hep afaki olarak kaldı. İşte, bu da devletin bu Van'daki hizmet politikasına bakışıdır.

Van'da trafik sorunu asırlıktır, hâlen devam ediyor, duruyor. Hastane sorunu asırlıktır, hâlen devam ediyor. Ulaşım sorunu asırlıktır, hâlen devam ediyor. Uçak, sınır kapısı ve birçok sorun hâlen devam ediyor, bu sorunlar da asırlıktır. Yine, gençlerin Batı'ya gelip inşaatlarda çalışmak zorunda kalması ve inşaatlarda katledilmesi, can vermesi asırlık bir sorundur, bu sorun da hâlen devam ediyor ve biz bunların tamamını her dönemde defalarca, sürekli dile getirdik, getirmeye devam edeceğiz.

Peki, bu sorunlar çok mu büyük sorunlar da aşılamıyor? Bütçe mi yetmiyor, yeterli ekipman ya da personel mi yok? Hayır, aslında çok da büyük sorunlar değil ama ne var? Orada devletin bilinçli olarak yürütmüş olduğu bir politika var. Bu politika Van'ı geri bırakılması gereken bir şehir olarak belirliyor ve bu şekilde işletiliyor.

Bakın, devlet Van'da hukuk sınırlarına asla riayet etmedi. Bunu az önce siz de söylediniz, kayyum örneği bunun somut örneğidir. Bakın, -kayyum- Van'da halkın iradesinin gasbedilmesi yetmezmiş gibi, şimdi Van halkına ait olan, Van halkının emeği, Van halkına ait olan belediyedeki mal varlıkları talan edilmeye başlandı. Buna bir örnek vereyim: Geçtiğimiz hafta Van Büyükşehir Belediyesi Meclisimiz bir toplantı yaptı. Buradaki büyükşehir belediyesi meclisinden kastım meşru olan büyükşehir belediyesinden bahsediyorum, meşru olan eş başkanlarımızdan bahsediyorum, içinde kayyum olmayandan bahsediyorum. Ne dediler? Kayyum döneminde 517 taşınmaz satılmış. Bakın, son iki yıl içerisinde 517 taşınmaz, büyükşehir belediyesine ait olan taşınmaz satılmış. Yine, başka bir şey daha açıkladılar; kayyum döneminde, bu son iki yıllık döneminde belediyenin borcu tam tamına 25 milyara çıkmış, eski parayla 25 katrilyon. Büyükşehir belediyesini biz devraldığımızda o borç 8 milyardı, şimdi 25 milyar. Şöyle bir kıyaslama yapalım: Eski bakanın çalmış olduğu paranın tam 12 katı paradan bahsediyoruz. Peki, bu vurgun suç değil mi? Eski bakanın yapmış olduğu fon vurgunu suç da bu suç değil mi? "Van halkına, iradesine, Van halkına ait olanlara çökülmüş." demez miyiz, dememiz gerekmez mi? Bu yönüyle de yaklaşmamız lazım. Yine, Van'a sıfır hizmet politikasının diğer bir görünümü ise İller Bankasının uygulamış olduğu ayrımcı politika. Bildiğiniz gibi değerli arkadaşlar, yerel seçimlerden sonra belediyelerimiz yerel belediyeleri devasa borçlarla devraldı, buna rağmen belediyelerimiz hizmet üretmeye çalıştı, çabalıyor. Yine, çoğu belediyemizde de hem SGK borçları hem de bu geçmişten gelen borçlar belediyelerin kaynaklarından otomatikman kesiliyor. Buna dair belediyelerimiz hizmet üretmek için İller Bankasına kredi talebinde bulunuyor. Bakın, İller Bankasına kredi talebinde bulunuyor ama bugüne kadar İller Bankası belediyelerimizin taleplerini görmezden geldi, görmezden gelmeye devam ediyor. Buradan hatırlatayım, Van AKP İl Başkanı geçtiğimiz günlerde bir açıklama yapmıştı, açıkça suç işleyerek bir açıklama yapmıştı, demişti ki: Belediyeler para bulamıyorsa bana gelsinler. Bu bir suçtur. Ama biz neyi öğrendik bu İller Bankasının ayırımcı tutumundan sonra? Meğerse bu İller Bankası iller bankası değilmiş, AKP'liler bankasıymış, bunu da çok net bir şekilde gördük, bu ayrımcı politikayı. Bu kurumun varlık sebebi mahallî hizmetlere finansman sağlamak değil midir? Eğer bunu yapmayacaksa, her ay belediyelere ayrılan vergi geliri payından yapılan kesintilerin işlevi nedir o zaman?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANTamamlayın lütfen.

ZÜLKÜF UÇAR (Devamla)Yine, az önce değerli hatip de söyledi, biz de sürekli söyledik, defalarca söyledik: VASKİ diye bir sorun var. Burada VASKİ pahalı, suyu Türkiye'nin en pahalı suyu olarak vermesi, hizmet etmesi yetmezmiş gibi su sayaçlarını son süreçte değişti, bu kürsüden bunu ifade etmiştim. Ama bir hatırlatma yaparak tekrarlayayım: Bizim Büyükşehir Belediyesi Meclisimiz, seçimden hemen sonra bu su sayaçlarının tamamını, bakın, ücretsiz olarak değiştirilmesi kararını aldı. Kayyum atandıktan sonra kayyum ne yaptı? Tamamını ücretli olarak değiştiriyor. Devasa bir miktardan söz ediyoruz. Bunu burada daha önce söylemiştik. Tüm bunlar Van'daki bilinçli olarak yürütülen politikaların devamıdır, sonucudur. Buradan biz açıkça söylüyoruz: Devlet, Kürt halkıyla barışmanın gereklerini yerine getirmelidir ve elbette devlet, Van halkına eşit yurttaşlık hukukuna uygun davranmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ZÜLKÜF UÇAR (Devamla)Teşekkür ediyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

33 konuşma daha · 15 Ekim 2026

Günün kaydı →
33 konuşmanın tamamı →