İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/101 GÜNDEMDE

Çin'de Doğu Türkistan bölgesinde yaşayan Uygur Türklerine yönelik olumsuz uygulamaların incelenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Bilal Bilici Adana · İYİ Parti ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Çin yönetimi 1949 yılında işgal ettiği Doğu Türkistan'da insanlık dışı uygulamalarla soykırımına devam etmektedir.

Soykırıma maruz kalan soydaşlarımız, Doğu Türkistanlı bir avuç Uygur Türkü aydın ise bu insanlık dışı uygulamayı dünyaya duyurmaya çalışmaktadır. Dünyanın birçok ülkesi bu zulme karşı çıkan açıklamalar yaparken Türkiye bu konudaki sessizliğini korumaktadır.

Çin Halk Cumhuriyeti tarafından Uygur Türk Halkına yönelik insanlık ve vicdan dışı bu eylemlerin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından araştırılarak sonuçlarının uluslararası arenada gündeme getirilmesi amacıyla Anayasa'nın 98, İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ederim.

Metnin tamamını göster (7 paragraf daha)Metni kısalt

GEREKÇE 1944 yılında kurulan Doğu Türkistan Cumhuriyeti 1949 yılında Çin tarafından işgal edilmiştir. 6 yıl süren savaş sonucunda Doğu Türkistan'ı ilhak eden Çin yönetimi bölgenin adını Xingjiang Uygur Özerk Bölgesi olarak değiştirse de yönetimi asla tam anlamıyla Uygur Türkleri 'ne bırakmamıştır. Siyasi ve ekonomik yönetim özerkliğe rağmen hep Çin'in elinde olmuştur.

Çin Halk Cumhuriyeti tarafından soydaşlarımıza karşı uygulanan zulüm ve asimilasyon politikaları kurulan yeniden eğitim kampları ile birlikte sistematik bir mezalime dönüşmüştür. Bu kamplarda zorla evlendirme, sistematik tecavüz, cinsel istismar, doğum engelleme ve çocukların ailelerinden koparılarak başka ailelere nakledilmesi olayları defalarca uluslararası toplum tarafından teyit edilmiştir.

Milyonlarca soydaşımızın yaşadığı Doğu Türkistan'da Çin'in zulmü asla hız kesmemiş ve soykırım boyutuna ulaşmıştır. Uygur Türkleri'nin nüfusu sürekli azalmaktadır. Anayurtları Doğu Türkistan'da Türk ve Müslüman oldukları için istenmeyen soydaşlarımıza karşı uygulanan vahşi soykırımı dünyaya duyurmak için kurulan yapılar birçok ülkede haklı davalarını seslendirmeye çalışıyorlar.

ABD, İngiltere ve Almanya'nın da aralarında olduğu 7 Ekim 2020 tarihinde BM genel kurulu aracılığı ile 39 ülke Çin hükümetinin Doğu Türkistan'daki toplama kamplarında zorla tutulan Uygur Türklerinin derhal serbest bırakılması çağrısı yaptı. Ardından Kanada Parlamentosunun Uluslararası İnsan Hakları ve Uluslararası Kalkınma Alt Komitesi, uluslararası toplumda Çin'in Doğu Türkistan'daki zulmünü "soykırım" olarak kabul eden ilk parlamento organı oldu. Yine Hollanda Parlamentosu, 25 Şubat tarihinde Çin yönetiminin Uygurlar Türklerine yönelik uygulamalarını soykırım olarak tanımlayan ilk Avrupa Birliği (AB) ülkesi oldu. Yakında başta Avustralya olmak üzere başka ülkeler de bu zulmü soykırım olarak tanımaya hazırlanıyor. Ancak Türkiye bu konuda ne uluslararası kamuoyunda ne de iç politikada hiçbir girişimde bulunmamaktadır.

Türkistan davası uğruna vatanlarından sürülen Doğu Türkistan'ın sembol isimleri tabii olarak en çok Türkiye'den destek görmeyi bekliyorlar. Zalim Çin yönetiminin uyguladığı soykırımın dünyaya duyurulmasında büyük katkıları olan Dünya Uygur Kurultayı'nın Başkanı Dolkun İsa, 'Uygur Ana" diye adlandırılan aktivist Rabia Kadir, Dünya Uygur Kurultayı yönetiminden Mehmet Tohti, Dünya Uygur Kurultayı Sözcüsü Dilşat Reşit, ve Enver Tohti gibi isimler 'ikinci vatanımız" dedikleri Türkiye'ye hiçbir açıklama ve mahkeme kararı olamamasına rağmen girememektedir. İktidarın Çin Halk Cumhuriyeti ile ilişkileri bozmamak adına mazlum Uygur Türkleri" ne sırt dönmesi hepimizin yüreğini sızlatmaya devam ediyor. Doğu Türkistan'daki kardeşlerimizin haykırışlarının Türkiye'de yankı bulmaması Çin Halk Cumhuriyeti'ni mutlu ederken devlet olarak Türk Dünyası'nın hamisi olmamızı bekleyen Türk Milleti'ni derinden üzmektedir. İnsan Hakları

Evrensel Beyannamesi başta olmak üzere Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme'ye, insanlığa ve vicdana sığmayacak Çin zulmünün Uygur Türkleri" nin tarihi ve kültürel varlığını yok etmeye yönelik olduğu çok açıktır.

Çin Halk Cumhuriyeti'nin Uygur Türk Halkına uyguladığı insanlık dışı eylemlerin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından araştırılarak sonuçlarının uluslararası arenada gündeme getirilmesi amacıyla Anayasa'nın 98, İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ederim.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
İYİ Parti 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.