Şanlıurfa ili Ceylanpınar ilçesinde 22 Temmuz 2015 tarihinde 2 polisin öldürülmesi olayının tüm yönleriyle incelenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)22 Temmuz 2015 tarihinde Ceylanpınar'da iki polis memurunun evlerinde susturucu silahla öldürülmesi çözüm sürecinin bitirilmesinin gerekçesi olarak sunuldu. İlk etapta suçlu olarak ilan edilen ve yargılanan kişilerin tamamı bu cinayetlerden beraat ederken söz konusu karanlık suçlar faili meçhul kaldı. Yargılama süreçleriyle beraber ortaya çıkan bazı gerçekler bu kanlı provokâsyonun çözüm sürecinin bitmesini isteyen derin bir odak tarafından organize edildiği şüphelerini arttırmıştır. Her anlamda Türkiye'yi gerileten, birçok canın yok olmasına ve ülkenin ekonomik krize, darbe ortamına sürüklenmesine sebep olan bu cinayetlerin aydınlatılması, arkasındaki karanlık güçlerin tespit edilmesi ve adaletin yerini bulması amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve İç Tüzüğün 104"üncü ve 105"inci maddeleri gereğince bir meclis araştırması açılması için gereğinin yapılmasını arz ederiz.
GEREKÇE
7 Haziran 2015 genel seçimlerinden sonra Türkiye halklarında büyük bir umut yaratmış olan Barış Süreci bitirilmiş temmuz ayından itibaren ağır bir çatışmalı süreç başlamıştır. Çözüm ve barış umutlarının yerini ağır bir şiddet ortamına bırakmasının sebebi olarak gösterilen Feyyaz Yumuşak ve Okan Acar isimli polis memurlarının 22 Temmuz 2015 tarihinde sabaha karşı saat 06.00 civarında başlarına susturuculu silahtan çıkan kurşunlarla öldürülmesi hadisesi halen aydınlatılmış değildir. Cinayetlerin ardından Şanlıurfa Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, polis memurlarının kaldığı evin kapısında zorlama tespit edilemediği belirtildi. Saldırıdan bir gün sonra beş kişinin içinde olduğu bir araç polis tarafından durdurularak araçtakiler cinayet soruşturmasına dahil edildi. Karakolda işlemlerin sürdüğü sırada gelen bir ihbarda araçta bulunanların cinayete karıştığını söylendi. Ayrıca saldırı günü telefon sinyaliyle bölgede olduğu saptanan bazı kişilerin gözaltına alındığı belirtildi. Davada, cep telefonu sistemiyle iletişim kuran kişilerin kiminle, ne zaman, nereden nereye, kaç kez ve ne kadar süreyle görüşme yaptığını ortaya koyan sistem olan (HİS) verilerinin sanıklara ait olan telefonlara ait olduğu söylenmiş, ardından TEM Şube tarafından HTS ilişik raporu hazırlanmıştır. Durumu kontrol etmek için HTS verilerinin istenmesine karşın HTS verilerinin dosyada olmadığı, TEM Şube tarafından kopyası alınmaksızın imha edildiği ortaya çıkmıştır.
Dava sürecinde olayla ilgili telefon ihbarları yapan kişilerin birçoğunun kimliği belirlenmemiştir. Davada, 7 sanığın tutuklanmasına neden olan ihbar asılsız çıkmıştır. İhbarı yaptığı ileri sürülen kişi mahkemedeki ifadesinde, "Kimlik bilgilerim kullanılarak benim adıma 10 adet hat çıkarılmış, söz konusu numarayı ben kullanmadım. Söz konusu ihbarı da ben yapmadım" demiştir. Olayın meydana geldiği mahallede yaşamasından dolayı ifadesi alınan bir tanık ise ölen iki polisin o akşam eve 2 arkadaşlarıyla birlikte geldiğini söylemiştir.
Olay mahallinde 14 yabancı parmak izine rastlanmıştır. Daha sonraki süreçte davada yargılanmaya devam eden 9 sanıktan hiçbirinin parmak izi olay yerinde bulunanlar ile eşleşmemiştir. 5 Nisan 2017'deki duruşmadan sonra dosyaya konulan rapora göre (Bu rapor 2015 tarihli olmasına rağmen bu belge dava dosyasına 2 sene sonra girmiştir) parmak izlerinden dördü ölen polislerden başka bir polis memuruna ait çıkmıştır. Cinayetten üç gün sonra ölen polislerin arkadaşı olarak ifadesine başvurulan ve daha sonra evde parmak izi bulunan polis, ilk ifadesinde "Ben bu kişilerin evine hiç gitmedim" demiştir. Sonraki süreçte yapılan araştırmalar sonucu ölen polislerle görüşmedikleri şeklinde ifade veren polislerin, ölen iki polis ile birlikte olayın yaşandığı gece markete gittikleri ortaya çıkmıştır. Diğer 9 yabancı parmak izlerinin kime ait olduğu tespit edilememiştir. Nihayetinde i Mart 2018 tarihinde tüm sanıklar için beraat kararı verildi. Büyük bir yıkımın gerekçesi yapılan cinayetlerin davası böylece faili meçhul olarak kaldı. Dava sürecinde davaya bakan hâkim Fetullahçı cemaat ile bağlantılı olduğu iddiasıyla 15 Temmuz askeri darbe girişimi sonrası yaşanan tasfiyeler kapsamında tutuklandı. Benzer olarak davada görevli otopsi savcısı da yine cemaat ile ilişkili olarak açığa alındı ve tutuklandı.
Tüm ülkede toplumsal barışın sağlanması, şiddetin son bulması ve Kürt meselesinin çözülmesi umuduyla beklentilerin en yükseğe çıktığı bir zamanda Türkiye'yi karanlık ve acı dolu bir girdaba sürükleyen bu cinayetlerin aydınlatılması aynı zamanda ülkede yaşayan halklara kurulan tuzağın da açığa çıkarılması demektir. Bu vesileyle Türkiye Büyük Millet Meclisi ivedilikle bu kanlı provokasyonu araştırarak barış ve çözüm umutlarına kasteden karanlık odakları ortaya çıkaracak bir komisyon kurmalıdır.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.