İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/1216 GÜNDEMDE

Kayyım atanan Van Büyükşehir Belediyesindeki uygulamaların incelenerek hukuka aykırılık iddialarının değerlendirilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Pervin Buldan Van · DEM Parti ve 22 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

2016 yılından başlamak üzere kayyım idaresi tarafından yönetilen Van Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri 2019 yılında yapılan yerel seçimler sonucunda bir kez daha Halkların Demokratik Partisi yönetimine geçmiştir. Halkların Demokratik Partisi (HDP) 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde Van ilinde Van Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere toplamda 10 belediye başkanlığı kazanmış, ancak 10 belediyenin hepsine kayyım atamak ya da mazbata verilmemesi suretiyle el konulmuştur. 31 Martta yapılan son yerel seçimlerle halkın özgür iradesi bir kez daha DEM Parti ile somutlaşmış ve Van Büyükşehir Belediyesi dahil olmak üzere Van'daki bütün belediyelerde DEM Parti seçimleri kazanmıştır.

Halkın özgür iradesi ve seçme hakkına büyük bir darbe olan kayyım uygulaması, yıllar boyunca pek çok soruna ve usulsüzlüğe sebep olmuş, belediyeleri büyük bir borç yükünün altında bırakmıştır. Bu borç miktarı sadece Van Büyükşehir Belediyesinde 8,5 milyar lirayı bulmuş haldedir. Söz konusu borçların hangi kamu hizmetlerine harcandığı, akıbetinin ne olduğu, kamu yararı ile ilişkisinin bulunup bulunmadığı gibi hususların açığa çıkarılması amacıyla Anayasa'nın 98. İç Tüzüğün 104. ve 105. maddeleri gereğince Meclis araştırması açılmasını arz ederiz. ge gile

GEREKÇE

Metnin tamamını göster (6 paragraf daha)Metni kısalt

2016 yılı itibariyle belediyelere atanan kayyımlar; yapılan yolsuzluklar, liyakatsiz atamalar ve usulsüz ihaleler ile gündeme gelmişlerdir. Kayyımlar göreve atandıkları günden itibaren usulsüz birçok işlem yapmış; belediyeleri halka hizmet eden kurumlar olmaktan uzaklaştırmıştır. Seçimler yaklaştıkça adeta taşınmazların satışı için yarış haline geçmişlerdir. Milyonlarca lira değerinde, onlarca taşınmaz satılmış olmasına rağmen bu gelire denk hiçbir kamu hizmeti gerçekleştirilmemiştir. Yapılan birçok taşınmaz satışından elde edilen gelirler ve yüklenilen borçların akıbeti konusunda kamuoyuna hiçbir açıklama yapılmamıştır. Söz konusu satışlar ve borçlanmaların müfettişlerce yapılacak soruşturma ile açıklığa kavuşması kamuoyunun ortak beklentisi durumundadır.

Anılan borçlanmalar ve yapılan taşınmaz satışlarının yöneldiği amacın olası DEM Parti yönetimlerini kaynaklar bakımından darboğaza sürüklemek ve yönetimi imkansız kılmak olduğu iddiası da basında sıkça işlenmiştir. Halkın kaynaklarını siyasi ikbal ve ideolojik amaçlar doğrultusunda ahlaki olmayan biçimlerde kullanılması anlamına gelecek bu iddianın gerçekliği araştırılmalı ve halkın bilgisine sunulmalıdır.

31 Mart seçimleri ile seçilerek göreve başlayan yeni yönetimlerin yaptığı hesaplamalar sonucunda ölçüsüz bir kamu zararına yol açan borç miktarı kamuoyuna açıklanmıştır. Buna göre; 2019 yılında kayyımdan devralınan belediyenin borcu 1 milyar 400 milyon TL iken mevcut halde borç miktarı 8,5 milyar TL'ye ulaşmıştır. Kayyım yönetimleri sonucunda Van Büyükşehir Belediyesi uhdesinde kalan borç miktarı 8,5 milyar TL gibi astronomik bir meblağdır. Belediyenin DEM Partili yeni yönetimi tarafından açığa çıkarıldığı üzere; kayyım idareleri süresince bakanlıkların bütçesinden yapılması gereken pek çok harcama belediyelere yükletilmiş, belediyenin faaliyet ve harcama konusu olmayan pek çok alanda belediye bütçesinden harcamalar yapılmıştır. Bütün bu süre zarfında; merkezi idare ile yerel yönetimler arasında sadece idari vesayet ilişkisi bulunduğu, belediyelerin tüzel kişilik sahibi olduğu ve ayrı bütçelerinin bulunduğu, tüm bu sebeplerle belediyeler ile bakanlıklar arasında mali yönden bağımsızlık bulunduğu gerçeği görmezden gelinmiş ve belediyeler halkın hizmet alanı olmaktan çıkarılarak merkezi idarenin yedek gücü haline getirilmiştir.

Bu büyük borçlanmaya karşın Van'da yıllardır hiçbir hizmet gerçekleştirilmiş değildir. Başlıca sorunlar olarak öne çıkan işsizlik, yoksulluk ve göçün yanında hastane, yol, trafik, otogar ve stat sorunu olduğu gibi durmaktadır. Belediyenin asli hizmet alanları olan kanalizasyon, içme suyu, arıtma tesisi, genel altyapı çalışmaları, çevre, park ve bahçe gibi faaliyetlerde hiçbir yatırım yapılmamışken yüklenilen astronomik borç miktarı ya israf edilmiş ya belediyenin faaliyet alanı olmayan alanlarda harcanmış ya da şeffaf olmayan yöntemlerle temellük edilmiştir. Halkın ve kentin sorunlarını çözmek için kullanılmadığı açık olan bu borçların nereye harcandığı veya aktarıldığı ortaya çıkarılmak zorundadır. Kayyımların öncelikli harcama kalemleri olan hükümetin mitinglerini tertip etme, karşılama harcamaları, davet yemekleri gibi faaliyetlerle tüketilmesi imkansız olan bu borç miktarının akıbeti açığa çıkarılarak halkın hizmetine sunulmak üzere belediye bütçesine eklenmesi gerekmektedir.

Belediye yönetimlerinde esas alınması gereken denetlenebilirlik, şeffaflık, hesap verilebilirlik ve katılım gibi temel idari ilkelerin mevcudiyeti karşısında bahsi geçen borçlanmaların sebep, amaç ve şekil unsurları başta olmak üzere idari işlemlerin temel unsurları bakımından araştırılması ve bütün süreçlerin kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılması bir zorunluluktur. Nitekim hukuk devleti ile kamu yararı ilkesi de bu zorunluluğu işaret etmektedir.

Seçim öncesi yapılan tüm bu borçlanmanın siyasi bir strateji olarak kurgulandığı açıktır. Ulaşılmak istenen amaç, DEM Partinin yöneteceği belediyelerde ekonomik kaynaklar bakımından bir darboğaz yaratmak ve belediye yönetimini zorlaştırmaktır. Belediyelerin işlemlerini tesis ederken kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda hareket etme zorunluluğundan bahisle; anılan borçlanmanın kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda yapılıp yapılmadığı, borçlanma . sürecindeki işlemlerin sebep ve amaç unsurları bakımından hukuka uygun olup olmadığı ve bahse konu borçların akıbetinin ne olduğu açığa çıkarılmalıdır. Tüm bu sebeplerden dolayı bir araştırma komisyonunun kurulması ve bahsi geçen konuların açıklığa kavuşturulması zorunludur. 2 G li 0JU — - SA ZN n pa Memek Yamaç Oo Disareslığ | yy Vidi

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

23 İMZA
DEM Parti 23

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.