Çocuk istismarı vakalarının nedenlerinin tüm boyutlarıyla araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi ve etkin politikaların oluşturulabilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Ülke gündeminin en yakıcı meselelerinden birisi olan çocuk istismarlarına ve buna bağlı olarak kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmesine ve ne yazık ki erken yaşta gebeliklerin yaşanmasına ilişkin etkin bir çalışma yürütülmesi, sebeplerinin araştırılması ve bu durumun engellenmesine için çözüm önerilerinin tespitine dair Anayasa'nın 98. ve İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve talep -ederiz. 03.05.2024
GEREKÇE
Uzun yıllardır çok boyutlu olarak ele alınmasını ve engellenmesi için gerekli çalışmaların yürütülmesini dillendirmiş olduğumuz istismar vakaları nihayet TÜİK verilerine de yansımış; her ne kadar kayıt dışı pek çok veri yer almasa da, önemli bir meselenin altı tekrar çizilmiştir.
Metnin tamamını göster (9 paragraf daha)Metni kısalt
Parlamentoda çözüm arayışları içerisinde olduğumuz istismar vakaları, her ne kadar komisyonlar kurulmuş olsa da sonuca etkili olmaksızın üzerleri en kolay. örtülebilen konular olarak iktidarın hanesine yazılmıştır. Nitekim Ensar Vakfı hadisesi ve benzerleri mağdurlar ötelenerek ele alınmış, gerçek bir çözüm adına adım atılmazken, failler farklı biçimlerde korunmuştur.
TÜİK verilerine göre son 10 yılda 16-19 yaş aralığındaki 441 çocuğun, evlilik adı altında kendinden en az 29 yaş büyük erkeğin istismarına maruz bırakıldığı; 15 yaşından küçük 2 bin 578 çocuğun ise doğum yaptığı bilgisi kamuoyuna yansımıştır.
Bu verilere göre, yalnızca 2023'te 16-17 yaş grubunda 706 çocuk evlilik adı altında istismara maruz bırakılırken,aynı yıl 16-17 yaş grubunda istismara maruz bırakılan kız çocuğu sayısı ise 10 bin 471 olmuştur. TÜİK'in karşılıklı yaş grupları evlenme verilerine göre son 10 yılda 16-19 yaş grubundaki 441 kız çocuğu 45 yaş ve üstündeki erkekle zorla evlendirilmiştir.
Bir önceki yılda ise 16-19 yaş aralığında en az 29 yaş büyük erkekle 37 çocuk evlendirilirken; 16-19 yaş aralığında 45-49 ve daha büyük yaşlardaki erkekle zorla evlendirilen çocuk sayısı ise 2022 ve 2021'de 38, 2020'de 41, 2019"da 42, 2018'de 39, 2017'de 46, 2016'da 54, 2015'te 56, 201te 50 olarak kayıtlara geçmiştir.
Yine aynı verilere göre her yıl binlerce çocuğun doğum yaptığı kayıtlara yansımıştır. Doğum istatistikleri verilerine göre, 2022'de 15 yaşından küçük 147 çocuk, 15-17 yaş grubunda ise 7 bin 42 çocuk doğum yapmıştır. Annenin yaş grubuna göre doğum istatistiklerinde 2013-2022 yıllarında 15 yaşından küçük 2 bin 578 çocuk doğum yapmıştır. Yıllara göre istatistiklere bakıldığında, kayıtlara geçen verilerin son derece vahim bir tabloyu ortaya çıkardığı açıktır.
Kuşkusuz bu veriler sadece TÜİK sisteminde yer alan veriler olup kayıt dışı doğum oranlarına dair muğlaklık bakidir. Nitekim 1 Ocak — 9 Mayıs 2017 tarihleri arasında İstanbul Küçükçekmece'deki Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne yaşları 18"in altında 39'u Suriyeli 115 çocuğun hamile olduğunun saptandığı hususu kamuoyuna yansımıştı. Bu ve buna benzer çok sayıda istismar hadisesinin iktidar tarafından yok sayıldığı, "münferit" vakalar olarak ele alındığı kamuoyunun malumudur. Elbette parlamentoda iktidar tarafından gündemleştirilen yasal düzenlemelerin bir kısmının çocuk aleyhine oldukları bilinmektedir.
Örneklerle ifade edecek olursak 2004 yılında yapılan yasal düzenlemeyle "Tecavüz mağduru ile evlenmesi durumunda failin cezasız kalması"nın önü açılmış; 2009'da Milli Eğitim Bakanlığınca lise ve ortaokul öğrencilerinin nişanlanması serbest bırakılmış; 2015'te AYM tarafından verilen resmi nikah kıymadan dini nikah kıyan imam ve çiftlere verilen cezaların kaldırılmasına ve yine 2016 yılında AYM'ce verilen karar ile çocukların cinsel ilişkiye rıza yaşının 15'ten 12'ye indirilmesinin önü açılmıştır. Pandemi döneminde çıkarılan yasa ile cinsel saldırı faillerinin çoğunun tahliye edildiği de herkesin malumudur. Tüm bu hususlara yargı makamlarının cezasızlık politikalarının da eklenmesi ile çocuklar tamamen korumasız bırakılmıştır.
Çocuklarda en büyük hasar ve travmayı yaratan husus fiziki ve cinsel istismardır. Bu çocuğun en temel hakkı olan yaşam hakkı ve güvende olma hakkına en yoğun müdahaledir. Bu konuda gerekli önlemlerin derhal alınması ve çocuklara çocukluktan gelen tüm haklarının teslim edilmesi son derece mühimdir. Ancak öncelikle ülkede çocukların maruz kaldığı cinsel şiddet ve cinsel istismar vakalarının var olduğunun kabul edilmesi ve bu kabul ile çözüm üretilmesi gerekmektedir. Öbür türlü ortaya çıkan vakaların üzerinin örtülmesi yalnızca bu sorunun artmasına yol açacaktır. Bu nedenle de konu hakkında bir meclis araştırması açılması son derece gereklidir. ıle, V Si ama Gifyieol. -Von
3 İlgi —
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.