İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/136 GÜNDEMDE

Kentlerin afetlere ve iklim krizine karşı hazırlıklı ve dirençli hale getirilmesi için gereken önlemlerin tespit edilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Ediz Ün Edirne · CHP ve 22 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Şubat ayında meydana gelen ve 10 ilimizde büyük yıkıma, on binlerce yurttaşımızın yaşamını yitirmesine neden olan depremlerin ardından, 29 Mart 2023 tarihinde WWE-Türkiye tarafından "Yeşil İyileşme Forumu" düzenlenmiş, foruma afet bölgesi illerinin belediye başkanları, çeşitli kurumlara mensup 119 uzman bir araya gelmiş, uluslararası i iş birliği kuruluşlarının lr ile birçok farklı paydaşı bir araya getirerek ortak bir düşünme zemini oluşturulmuş ve yaşanan büyük felaketler sonrası yeşil iyileşme yolunda atılabilecek adımları ele alınmıştır.

Forumda ele alınan konular, öneriler ve çıktılar raporlaştırılmış ve "Deprem ve Afetlere Dirençli Bir Gelecek İçin Yeşil İyileşme Forum Raporu" olarak kamuoyuyla paylaşılmıştır.

Raporda, şehircilik üzerine yapılan tartışmalarda uzmanların en çok vurguladığı noktalardan birinin, kısa vadede plansız bir şekilde hayata geçirilen hızlı, fakat kalıcı çözümlerden ziyade, uzun vadede planlamaya alan bırakan çözümlere gereksinim duyulması olduğu ifade edilmiştir.

Metnin tamamını göster (10 paragraf daha)Metni kısalt

Forumda şehircilik ile ilgili, tartışmalarda; "Ekolojik kayıp riski gözetilmelidir. Bölgesel soğutma ve ısıtma sistemlerine ihtiyaç vardır. "İyi? konteynerlere gereksinim duyulmaktadır. Sosyal yerleşmeler, sadece bir konteyneri .düzeltmekten ibaret olmamalıdır. Yapı stoklarının nasıl yapılacağı kritiktir. Alternatif bir çözüm alanı: Yapı kooperatiflerinin itibarı iade edilmelidir. Mevzuat, ihtiyaçlara göre düzenli olarak yeniden gözden geçirilmelidir. Tüketim alışkanlıklarının değişimi için bir "fırsat" penceresi bulunmaktadır. Afet sonrası sürece hazırlık için en kritik nokta şehir planlamada her yerin ulaşılabilir hale getirilmesidir." başlıkları & ön plana çıkmıştır.

Forumdaki uzmanlar enerji konusunda, kentlerdeki yeniden inşa süreçlerinde yenilenebilir enerji sistemlerinin kurulması ve bu konuda tüm bölgelerde aynı ilkelerin benimsenmesine ihtiyaç duyulduğu

• konusunda hemfikir olmuş, şü başlıkları öne çıkarmışlardır: "Yeni yapılacak binaların güneş panellerine uygun olarak tasarlanmasına ilişkin mevzuat değişikliği yapılmalıdır. Elektrik altyapısı güçlü bir şekilde yeniden inşa edilmelidir. Yenilenebilir enerji sistemleri kurarken yapılacak her çalışmanın karbon ayak izi de göz önünde bulundurulmalıdır. Yenilenebilir enerji yalnızca binalar için düşünülmemelidir. Katılım mekanizmalarının olmaması, acelecilik, plansızlık, merkeziyetçilik en büyük engellerdir. Bölgelerde enerji kooperatifleri kurulabilir."

Çevre konusuyla ilgili tartışmalarda, "Şehir planlamasında çevreyi de içine alan bütünsel yaklaşım ile hareket edilmelidir. Çevre kirliliğine sebep olmayacak tasarım alternatifleri değerlendirilmelidir. Yerleşim bölgelerinde yeşil alanlara daha fazla yer verilmesi sağlanmalıdır. Şehir planlamasında su ve

. atık dönüşümü planlamaya dahil edilmelidir. Yerli üretim ve tasarımlar desteklenerek artırılabilir. Çevre yönetiminde merkeziyetçi yapıdan çıkılmalıdır." başlıkları üzerinde durulmuştur. Dağa konusunda öne çıkan diğer görüş ve öneriler: "İnsan merkezli yaklaşım doğa tahribatına neden olabilir; bundan hem doğa hem insan zararlı çıkar. Yasal koruma statüsü altında olsun olmasın tüm . doğal alanlar (milli parklar, yaban hayatı koruma alanları, sulak alanlar, doğal sitler gibi korunan alanlar ile içme suyu havzaları, akarsular, kıyılar ve önemli doğal alanlar, ormanlar ve meralar) ve biyoçeşitlilik İ afet sonrası her türlü zararlı müdahaleden uzak tutulmalıdır. Yeni yaşam alanlarının geliştirilmesinde, insanların nefes almasını sağlayacak, kentlerin iklim değişikliğine karşı direncini artıracak ve afet zamanlarında ihtiyaç duyulabilecek yeterli sayı ve ölçekte açık mekan, yeşil alanlar oluşturulmalıdır. Yatay kentleşme, daha geniş alan gerektireceği için, doğa dostu bir çözüm olmayabilir; uygun yerlerde yüksek katlı sağlam binaların yapılması da düşünülmelidir. Afet sonrası projelerde Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) mutlaka süreçlere dahil edilmelidir. Kalıcı enkaz depolama alanları uygun şekilde toprakla örtülerek bitkilendirilmeli ve ağaçlandırılmalıdır. Doğayı etkileyen kararlarda-tüm yetki Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bırakılmamalı, Tarım ve Orman Bgkântlı ol İŞ birimlerine ve uzmanlara da danışılmalıdır." Le

Doğa konusunda öne çıkan diğer görüş ve öneriler: "İnsan merkezli yaklaşım doğa tahribatına neden Tarım konusunda, farklı sektörlerin bir araya gelerek ortak dil birliğinin sağlandığı bir yol izlenmesi ve politikalarda asıl önemli olanın, çıkan sonuçların uygulamaya aktarılacağı eylem planlarının yapılması ve uygulayıcıların belirlenmesi olduğu üzerinde durulmuş ve şu başlıklara dikkat çekilmiştir: "Strateji - ile uygulama arasında belirgin bir mesafe söz konusudur. İdari birim olarak köyün yerini mahallenin alması tarımı olumsuz etkilemiştir. Köye yönelik algının da iyileştirilmesi gerekmektedir. Afet bölgesi, öncelikli bölge ilan edilerek özel programlarla desteklenmelidir. Yeni yerleşimlerde, örnek uygulama olarak geçimlik ziraat alanları desteklenebilir. Bölgedeki üretim ve yaşam bilgisinin kesintisiz aktarımı için destek sağlanmalıdır. Yerel bilgi katılımcı mekanizmalarla sürece dahil edilmelidir. Erken uyarı sistemine gereksinim bulunmaktadır. Gıda güvenliği konusunda risk analizleri yapılmalıdır. Bölgeye özgü ürünlerin korunması ve yurt dışına pazarlanması önceliklendirilmelidir. Kümeleme konusundaki çalışmalar derinleştirilmelidir. Uygulama aşamasında vizyoner çiftçiler desteklenmelidir."

Öncelikle zihinsel dönüşüme dikkat çekerek hatalardan ders çıkarılarak yeni normların, yöntemlerin benimsenmesi gerektiğine işaret ederek, merkezi yönetim yapısından da çıkılmasını öneren uzmanlar, paydaşların sadece kriz anlarında değil tüm süreçte aktif katılımının sağlanması gerektiğini, kriz dönemlerinde aktif rol alan taraflardan politika geliştirme aşamalarında da yararlanılması gerektiğini vurgulamakta ve süreci sistematik.olarak destekleyecek bir kurumsal yapıya gereksinim duyulduğu, kurumsal hafızanın kuvvetlenmesinin önem taşıdığı ve kır/kent dengesinin değişkenliğini kabullenmek gerekliliği üzerinden tüm tematik alanlarda kapsayıcı, uzun vadeli ve katılımcı planlama, bu planlara yönelik sistemli uygulama ve denetim ile bu süreçlerin izlenmesine dair ihtiyaçlara dikkat çekmektedirler,

Sonraki kuşaklara yaşanabilir bir dünya bırakabileceğimiz, çevre kirliliğini önleyerek, sınırlı enerji kaynaklarını uygun değerde kullanan yapıları gerçekleştirdiğimiz, hammadde ve enerji kullanımını optimize ettiğimiz, düşük karbonlu, bulunduğumuz topografyayı dikkate alarak tasarım yaptığımız, insanların ve tüm diğer canlıların sağlığını, ekosistemleri ve doğal kaynakları göz önünde bulundurduğumuz, iklim krizine ve tüm afetlere dirençli kentleri oluşturmak olmazsa olmazdır.

Birçok ülke afet yaşanıp yaşanmamasına bakmaksızın yaşanabilir, dirençli kentler oluşturmak için çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışmaların odağı; katılımcı bir kentsel planlama, sağlıklı, güvenli, adil ve çevre dostu bir kentsel alan inşası ile her türlü afet ve krize karşı dayanıklılığın sağlanmasıdır. Bu sürecin ilk adımı, gelecekte yaşanabilecek kriz ve afetlerin farkında olunması, önleyici planlama yapılması diğer adımı ise kentlerin dayanıklılığının artırılmasıdır. Örneğin; su ülkesi olarak bilinen Hollanda'nın Rotterdam kenti selle mücadelede nasıl güçlü ve dirençli; Hong Kong, Taipei ve Japon kentleri depreme karşı nasıl dirençli ise, bizler de planlamalarımızı yaparken iklim krizine ve afetlere dirençli, geleceğin yaşanır kentlerini kurma zorunluluğuyla ve bilinciyle hareket etmek zorundayız.

. Tüm bunlardan hareketle, son yıllarda çok sık hissettiğimiz iklim krizinin yıkıcı etkilerini, yaşadığımız deprem, sel, yangın gibi afetler ve kayıplarımızı göz önünde bulundurarak, kentlerimizin afetlere ve iklim krizine karşı hazırlıklı ve dirençli hale getirilmesi için mevcut durumun tespit edilmesi, konunun tüm yönlerini ele alarak topyekün bir mücadele başlatabilmek için gerekli tedbir ve politikaların belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince bir Meclis .Araştırması açılması konusunda gereğini saygılarımızla arz ederiz.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

23 İMZA
CHP 23

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.