İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/142 GÜNDEMDE

Mavi ekonomi alanında ülkemizin sahip olduğu olanakların araştırılarak bu olanakların kullanılabilmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Murat Bakan İzmir · CHP ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

"Mavi ekonomi" alanında ülkemizin sahip olduğu olanaklar ve bu olanakların kullanılmasının önündeki engellerin araştırılarak belirlenmesi ve "sürdürülebilir yaşam" alanında karşılaşılan sorunların aşılması için gereken önlemlerin alınması amacıyla Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 104. ve 105. Maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. ENER A SAATI Av. Murat Bakan

GEREKÇE

Küresel ekonomik sistemin işleyişinde her şeyden önce gelen "kâr" güdüsü dünya ölçeğinde çarpık büyümeye, gelir bölüşümü adaletsizliğine ve çevresel sorunlara neden olmuştur. Eş zamanlı olarak ortaya çıkan ekonomik, sosyal ve çevresel krizler çok yönlü bir çözümü de zorunlu hale getirmiştir. Bu çerçevede krizlerin yol açtığı ekonomik ve sosyal sorunları çözerken, aynı zamanda ekolojik sürdürülebilirliği sağlayabilecek alternatif modele ihtiyaç duyulmuştur.

Metnin tamamını göster (7 paragraf daha)Metni kısalt

Birleşmiş Milletler 1996 yılı İnsani Kalkınma Raporu tarafından büyümenin beş kötü türü arasında gösterilen ve iktisadi büyüme adına ekosistemin ve gelecek nesillerin hiçe sayılması olarak tanımlanan "Geleceksiz Büyüme'ye" karşı "Yeşil Ekonomi" ve ardından "Mavi Ekonomi" sürdürülebilir yaşamın renkleri olarak yerlerini almışlardır. "Mavi Ekonomi"; okyanusların, denizlerin ve iç suların ekosistem, insanlık ve ekonomi için önemini vurgulayarak ihtiyaçların elde var olanlarla, sürdürülebilir bir şekilde karşılanacağı yeni bir model sunmuştur.

Avrupa Birliği (AB), doğal kaynaklar için yapılan rekabetin, deniz çevresi üzerinde ek baskılar doğurduğunu, denizlerin kullanılma şeklinin sürdürülemez olduğunun farkına vararak "ekosistem tabanlı yönetim" anlayışıyla politikalar belirleyerek önlemler almaya başlamıştır. AB "Mavi Ekonominin" yani, denizlerinin hem ekolojik hem de ekonomik öneminin farkında olarak öncü tedbirler alan, en etkin uluslararası figür olarak karşımızda durmaktadır. Bu yaklaşımın temelinde; okyanusların ve denizlerin, en büyük karbon yutak alanı olarak iklim kriziyle mücadeleye ve yarattığı istihdam olanaklarıyla sosyal refaha olan katkısı bulunmaktadır. "Mavi Ekonomi" AB için akıllı, sürdürülebilir ve kapsayıcı şekilde devamı olarak hedeflenen uzun vadeli bir stratejisi haline dönüşmüştür. 2008 yılında kabul edilen Deniz Stratejisi Çerçeve Direktifi bu tür AB politikaları arasında bütünlüğü sağlamayı hedeflemekte, Avrupa denizleri için "verimli", "sağlıklı" ve "temiz" olmak üzere üç amaç olarak belirlemektedir. Bununla birlikte, Avrupa Birliği Komisyonu tarafından 2012 yılında hazırlanan (COM-2012 / 494 final) "Mavi Büyüme-Denizcilik için fırsatlar ve denizcilikte sürdürülebilir büyüme" raporu okyanus ve denizlerin ekonomik faaliyetlerde yatıracağı katma değer ve yeni istihdam olanaklarına dikkat çekmiştir. Rapora göre, "mavi ekonomi" yaklaşık 5,4 milyon iş sağlamakta ve yılda yaklaşık 500 milyar Avro brüt katma değer üretmektedir. Rapor aynı zamanda, Avrupa'nın dış ticaretinin %75'inin, AB içi ticaretin "37'si deniz yolu ile yapıldığını vurgulayarak, sadece Avrupa'da değil tüm dünyada okyanus, deniz ve kıyıların mavi ekonomi için önemine dikkat çekmiştir.

Dünya Doğayı Koruma Vakfi'nın (WWE) "Sürdürülebilir Mavi Ekonominin İlkeleri" Raporu 24 trilyon doların üzerinde varlık elde edildiği hesaplanan okyanusları "dünyadaki yedinci büyük ekonomi" olarak niteleyerek, deniz ve okyanus ortamlarının uzun vadede iş ve beslenme sağlama kapasitesi, ekonomik faaliyetlerin baskısı ve plansız kalkınma yaklaşımlarıyla tehdit altında bulunduğunun altını çizmektedir.

Gelmiş geçmiş en sıcak yılları, en sıcak mevsimleri yaşadığımız, buzulların eridiği, havadaki karbondioksit yoğunluğunun zirveye ulaştığı, her gün yüzlerce canlının dünya yüzünden silindiği günümüzde, modernleşme ve gelişme adı altında yaşam kaynaklarının vahşi biçimde yağmalanmasına karşı koymadan, "sürdürülebilir bir yaşama" sahip olma olmayacaktır.

Örneğin: Tayland Hükümeti, yılda 35 milyon turist çeken ünlü Maya Koyu'nu doğanın kendisini yenilemesi için kapatma kararı almıştır. Dünya turizminin önde gelen başka bir merkezi olan Venedik, turist yoğunluğunun şehrin geleceğini tehdit eder hale geldiği gerekçesiyle, daha fazla turist istemediklerini ve tedbirler alınacağını duyurmuşlardır. Turizm, önemli bir ekonomik kalem olarak düşünülse de aşırı tüketim, çevre kirliliği, yerel düzenin bozulması gibi problemler soru işaretlerini de beraberinde getirmektedir. Bu örnekler, dünyada ekonomi ve ekosistem arasında kırılgan gibi görünen dengenin ekosistemden yana değiştiğini gösteren bir akıma işaret etmektedir.

İstanbul ve Çanakkale Boğazları gibi stratejik geçişlere, İzmir gibi tarihi bir liman kentinin mirasına ve 8.333 km'lik kıyı şeridine sahip olan ülkemizin dünyadaki gelişmeleri yakinen takip ederek "sürdürülebilir yâşam" konusunda gerekli tedbirleri alması gerekmektedir. Gerek sosyal gerek çevresel gerekse de ekonomik açıdan ülkeye geri dönülmez zararı olan kısa vadeli ve popülist politikalar yerine, öncelikle denizlerimizde kirliliğin önlenmesi ve ekosistemin koruma-kullanma dengesini devam ettirerek ve devamında kaynakların yönetilerek denizlerden elde edilebilecek ekonomik faaliyetlerin sağlanması için gerekli altyapının oluşturulması ve "Mavi Ekonomi/Mavi Büyüme" üzerine yapacağımız çalışmaların ülkemizin kalkınmasına ve halkımızın refahının yükselmesine büyük katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Tüm bu gerekçelerle, "mavi ekonominin" gerçekleştirilmesine yönelik ülkemizin sahip olduğu olanaklar've bu olanakların kullanılmasının önündeki engellerin araştırılarak belirlenmesi ve bu alanda karşılaşılan sorunların aşılması için gereken önlemlerin alınması amacıyla Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 104. ve 105. Maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
CHP 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.