İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/1738 GÜNDEMDE

Kadınların yaşadıkları sorunların belirlenerek toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yönelik politikalar oluşturulması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Dilan Kunt Ayan Şanlıurfa · DEM Parti ve 19 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Türkiye'de giderek artan kadına karşı erkek şiddeti ve kadın kazanımlarına yönelik saldırılar sonucunda, kadınların bireysel ve toplumsal hak ve özgürlükleri daraltılmış, yanlış politikalar ve yargının erkek egemen kararları sonucu cinsiyet eşitsizliği artarak derinleşmeye devam etmiştir. Toplumsal ve sosyal sorunların en önemlilerinden biri olarak kadınların başta yaşam hakkı olmak üzere tüm haklarının korunması, yüzlerce yıllık kadın mücadelesinin kazanımlarının demokratik ve eşitlikçi bir zeminde yasal ve toplumsal olarak geliştirilmesi için, kadınların sorunlarına etkili, somut ve hızlı çözümler üretilmesi amacıyla Anayasanın 98. ve İç Tüzüğün 104. ve 105. Maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederiz. 13.08.2024

GEREKÇE

Türkiye'de cinsiyetçi politikalardan kaynaklı kadınların temel hak ve hürriyetleri yok sayılmakta ve kadın cinayetleri gün geçtikçe artmaktadır. Kadınlar eğitim, sağlık, ulaşım gibi kamusal hizmetlerden yeterince yararlanamama ve ucuz iş gücü olma, iş bulma gibi pek çok alanda ayrımcılıkla karşı karşıya kalmaktadırlar. Kadına yönelik şiddet biçimleri çeşitlenirken, taciz ve tecavüz vakalarının sayısı yükselmekte, erkek egemen yargı kararları cinayetleri teşvik ederek yeni failler yaratmakta, cezasızlık politikası yeni kadın cinayetlerine davetiye çıkarmakta ve kadınların yaşam hakkı etkili şekilde korunmaktan giderek uzaklaşmaktadır.

Metnin tamamını göster (10 paragraf daha)Metni kısalt

Kadınların her alanda yaşadığı eşitsizlik ve şiddet sarmalına dair ciddi politikalar üretilmesi gerekirken, uzun süredir Anayasa*nın 10. Maddesi başta olmak üzere Anayasa'nın kadın-erkek fırsat eşitliğini anayasal güvence altına alan maddeleri, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve kadınların yasal kazanımları yok sayılarak kadın aleyhine cinsiyetçiliği derinleştiren politikalar uygulanmaktadır. Bu eşitsiz politikalar, kadınların haklarını yok sayan, kamusal alandan çekilmesine neden olarak aile yapısı içine sıkıştıran düzenlemeler ile pekiştirilmektedir.

2015 yılında kurulmuş "Aile Bütünlüğünü Olumsuz Etkileyen Unsurlar ile Boşanma Olaylarının Araştırılması ve Aile Kurumunun Güçlendirilmesi İçin Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu" nafaka tartışmalarının fitilini ateşlemiş, Türkiye'nin tek gecede İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararı, kürtaj hakkının kullanımının fiilen imkansız hale gelmesi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı (2024-2028), Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi"ne yönelik genelgenin Resmi Gazete'de yayımlanması, soyadı hakkının gasp edilmesi girişimi gibi politikalar; kadınları sadece geleneksel, cinsiyetçi roller içerisinde tanımlayan, kadınların haklarını ve özgürlüğünü giderek daraltan adımlar olmuştur. Son olarak geçtiğimiz günlerde, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un imzasıyla Türkiye Adalet Akademisi tarafından, aile hukuku alanında yaşanan sorunlara çözüm üretmek ve aile bireylerinin haklarını daha iyi korumak amacıyla "Aile Hukuku Değerlendirme Kurulu? oluşturulduğu açıklanmıştır.

Son yıllarda çok sayıda politikacı, medya organı ve özellikle kadınların yasal kazanımlarını hedef alan erkeklerden müteşekkil örgütlenmeler, yoksulluk nafakasını ve hatta müşterek çocuğun ihtiyaçları için verilen iştirak nafakasını ortadan kaldırmaya dönük söylem ve eylemlerde bulunmaktadır. Yoksulluk nafakası ile ilgili gerçek dışı bilgiler ve manipülatif kampanyalara, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı tarafından verilen destekler zaman zaman gündeme gelmeye devam etmiştir.

Türkiye'de var olan nafaka sorunu gerçekte, ödenmeyen nafakalar, nafaka miktarlarının düşüklüğü ve nafakalara daha çok kadınların ihtiyacı olması üzerinden ortaya çıkan kadın yoksulluğu olarak ele alınmalıdır. Buna karşın, kadınları şiddet, ağır kusur ve ihmallere maruz kaldıkları evliliklere katlanmaları ve tahammül etmeye mecbur bırakan bir yerden nafaka hakkının hedef alındığı suni gündemler, kadınlar aleyhine giderek yayılmak istenmektedir.

Adalet Bakanlığı tarafından "Aile Hukuku Değerlendirme Kurulu? oluşturulduğunun açıklanması, açıklamada geçen "nafakanın yeniden ele alınacağı" ifadeleriyle, kadın kurumları ve milyonlarca kadında nafaka hakkının gasp edileceğine dair endişe oluşturmuştur.

Tüm bu arka plan çerçevesinde, kadınları yalnızca aile kurumu içerisinde tanıyan ve aile yapısını gerekçe göstererek kadınların bireysel ve toplumsal haklarını ellerinden alan adımlar atılacağına, ilan edilen Aile Hukuku Değerlendirme Kurulu'nun kadınların sorunlarını çözmek yerine giderek derinleştireceği konusundaki endişelerin Meclis tarafından giderilmesi gerekmektedir.

Bu nedenlerle; e Aile Hukuku Değerlendirme Kurulu'nun hangi ihtiyaca binaen kurulduğu, e Kurulun adının "Aile Hukuku Değerlendirme Kurulu" olmasının sebebi,

" Aile Hukuku Değerlendirme Kurulu'nun kadınların hangi sorunlarını çözmeyi hedeflediği, e Kurulun kimlerden oluşacağı ve hangi usul ve yöntemlerle işleyeceği, e Kurulda kadınların oluşturduğu sivil toplum örgütlerine yer ve alan açıp açmayacağı, bu katkıların nasıl ele alınacağı, e Kurulun mevzuattaki kadın aleyhine düzenlemelere dair çalışmalar yürütüp yürütmeyeceği, e Kurulun nafaka hakkını tartışmaya açıp açmayacağı, hangi doğrultuda ele alacağı, e Kurulun kadın cinayetlerine ve kadına yönelik her türlü şiddetle mücadeleyi esas alıp almayacağı, e Aile içi şiddetle mücadele yöntemlerini, çözüm ve tedbirleri gündemine alıp almadığı, e Kurulun mevzuattaki kadın aleyhine eşitsiz düzenlemelere ilişkin yasa çalışmaları yapıp yapmayacağı, e" Kurulun soyadı düzenlemesi gibi kadınların gasp edilen haklarının kadınların lehine düzenlenmesi için çalışma yapıp yapmayacağı,

" Kadınların bireysel ve toplumsal hak ve özgürlükleri ile gerçek cinsiyet eşitliği talepleri doğrultusunda hangi yaklaşım ve yöntemleri benimseyeceği sorularının cevaplanması, Kadınların yaşam hakkı başta olmak üzere bireysel ve toplumsal haklarının cinsiyet eşitliği temelinde korunması ve bu temelde toplumu bilinçlendirmek için toplumsal, sosyal ve yasal çalışmaların yapılabilmesi, toplumsal ve demokratik katılım yöntemiyle kadınların yerleşik ve

• sistematik sorunlarına çözüm aranması amacı ile Meclis bünyesinde etkili, bağımsız ve tarafsız yöntemlerle işleyecek bir komisyon kurularak, gerekli araştırma ve çalışmaların yapılmasını teklif ederim.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
DEM Parti 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.