İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/1761 GÜNDEMDE

Anadilde eğitim alamayan çocukların yaşadıkları sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Semra Çağlar Gökalp Bitlis · DEM Parti ve 19 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

TENM a, HALKLARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ GRUP BAŞKANLIĞI

Sayı: a 10/1761

Tarin 0940 yi BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞ''NA

Metnin tamamını göster (14 paragraf daha)Metni kısalt

Anadilinde eğitim, çocuğun bilişsel, duygusal ve sosyal gelişiminde kritik bir rol oynar. Ancak, Türkiye'de ve dünya genelinde birçok çocuk, kendi ana dilinde eğitim alma imkânından yoksun kalmakta ve bu durum, onların eğitim hayatını ve gelecekteki başarılarını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. 2024-2025 eğitim-öğretim yılına başlarken Türkiye'de anadilinde eğitim alamayan çocukların karşı karşıya kaldıkları/kalacakları sorunların ve çözüm yollarının tespiti amacıyla Anayasa'nın 98 inci ve TBMM İçtüzüğünün 104"üncü ve

115 inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması gereğini arz ve teklif ederiz.

Der

Anadilinde eğitim alamayan çocukların bilişsel gelişimleri üzerinde olumsuz etkiler i gözlemlenmiştir. Bir çocuğun eğitim hayatına başladığı dil, onun düşünme, kavrama ve problem çözme becerilerinin gelişiminde önemli bir role sahiptir. UNESCO'nun hazırladığı raporlar, anadilde eğitim alan çocukların dil becerilerini daha hızlı geliştirdiğini ve okul başarısının arttığını ortaya koymaktadır. Özellikle erken çocukluk döneminde anadilinin eğitimde kullanılmaması, çocukların öğrenme sürecini olumsuz etkileyebilir, çünkü çocuklar kavramları öğrenirken iki aşamalı bir çeviri sürecinden geçmek zorunda kalırlar: önce yabancı dili anlamaya çalışırlar, sonra bu anlamı kendi anadillerine çevirirler. Bu durum, özellikle soyut kavramlar söz konusu olduğunda bilişsel yükü artırır ve öğrenmeyi zorlaştırır.

Anadilinde eğitim alamamak, çocukların kimlik gelişimi ve sosyal bağlarını da olumsuz etkileyebilir. Dil, bireyin kültürel kimliğinin bir parçasıdır. Çocukların anadillerini eğitim ortamında kullanamaması, onların kendilerini dışlanmış hissetmelerine, özgüven kaybına ve kültürel kopuşa yol açabilir. UNESCO ve UNICEF raporları, anadillerinde eğitim alma hakkı tanınmayan çocukların, kendilerini ait oldukları topluma yabancılaşmış hissettiklerini ve bu durumun sosyal entegrasyon süreçlerini zorlaştırdığını belirtmektedir.

Anadilinde eğitim almayan çocuklar, akademik başarıda da genellikle geri kalmaktadır. Dil bariyeri, çocukların özellikle dil becerileri gerektiren derslerde zorlanmalarına neden olur.

Matematik ve fen gibi soyut düşünmeyi gerektiren derslerde de çocuklar, öğretmen tarafından verilen talimatları tam anlamıyla kavrayamayabilirler. UNESCO tarafından yapılan bir araştırmada, anadillerinde eğitim alamayan çocukların, eğitim hayatlarının ilk yıllarında okulu terk etme oranlarının daha yüksek olduğu ortaya konmuştur. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, çocukların dil engeli nedeniyle eğitime devam etmekte zorlandıkları gözlemlenmiştir.

Türkiye'de, çok dilli yapısı ve farklı etnik grupların varlığı nedeniyle anadilinde eğitim konusu uzun yıllardır tartışma konusu olmuştur. Türkiye'de anadili Kürtçe, Arapça, Lazca, Çerkesce olan milyonlarca çocuk eğitim hayatına kendi anadilinin dışında bir dille yani dezavantajlı olarak başlamaktadır.

Anadilinde eğitim, çocukların bilişsel ve duygusal gelişimlerini destekleyen bir unsur olarak kabul edilmekte ve dünya genelinde pek çok farklı ülkede başarılı sonuçlar vermektedir. Finlandiya, eğitim sistemiyle dünya çapında dikkat çeken bir ülkedir. Burada yaşayan İsveççe konuşan azınlıklar için hem Fince hem de İsveççe resmi diller olarak kabul edilmiştir ve eğitim sisteminde her iki dilde de eşit firsatlar sunulmaktadır. Öğrenciler, kendi anadillerinde eğitim alarak okuryazarlık ve temel becerilerde üst düzey başarı göstermektedir. Ayrıca, Finlandiya'da. yapılan araştırmalar, anadilde eğitim alan çocukların öğrenmeye daha istekli olduklarını ve daha düşük okul terk oranlarına sahip olduklarını göstermiştir. Güney Afrika, çok dilli yapısıyla dikkat çeken bir ülkedir ve burada 11 resmi dil bulunmaktadır. 1996 Anayasası ile birlikte, Güney Afrika hükümeti, çocukların ilk yıllarda anadillerinde eğitim almalarını teşvik etmektedir. İlk altı yıl boyunca, çocuklar kendi anadillerinde eğitim alabilmekte ve bu süre zarfında İngilizce veya başka bir ikinci dil öğrenimi desteklenmektedir. Yapılan araştırmalar, anadilinde eğitim alan çocukların daha hızlı okuma yazma becerileri geliştirdiğini ve okul başarısının genel olarak daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. |

Kanada, iki resmi dili (İngilizce ve Fransızca) olan bir ülkedir ve Ouebec gibi bölgelerde, Fransızca anadilinde eğitim almak mümkündür. Kanada'da özellikle yerli halklar için de anadilde eğitim programları uygulanmaktadır.

Yeni Zelanda, Maori dili ve kültürüne yönelik yaptığı çalışmalarla örnek teşkil eden bir ülkedir. 1980'lerden bu yana, Maori dilinin eğitim sistemi içinde yeniden canlandırılmasına yönelik adımlar atılmıştır. "Kohanga Neo" adı verilen okul öncesi Maori dil yuvaları, çocukların küçük yaşlardan itibaren anadillerini öğrenmelerini sağlar.

İspanya'da, Bask ve Katalonya bölgelerinde anadilinde eğitim önemli bir yere sahiptir. Baskça ve Katalanca, bu bölgelerde resmi diller olarak kabul edilmiş ve eğitim sistemlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Özellikle Katalonya'da, çocuklar okulun ilk yıllarında tamamen

Katalanca eğitim alır ve bu süreçte İspanyolca ikinci dil olarak öğretilir.

Anadilinde eğitim alamayan çocuklar, bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimlerinde önemli zorluklar yaşamaktadır. Bilimsel veriler ve dünya genelinde yapılan araştırmalar, anadilin " eğitimde kullanılmasının çocukların eğitim başarısını artırdığı, özgüvenlerini geliştirdiği ve . sosyal entegrasyonlarını kolaylaştırdığını göstermektedir. Anadilinde eğitim, çocukların yalnızca akademik başarılarını değil, aynı zamanda kültürel kimliklerini ve toplumsal bağlarını da korumalarına yardımcı olur. Başta Kürt çocukları olmak üzere Türkiye'de anadilinde eğitim alamayan çocukların bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimlerinde yaşadıkları sorunların ve çözüm yollarının tespiti oldukça önemlidir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
DEM Parti 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

AYNI KONUDA

Aynı konuda verilen diğer önergeler

TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.