İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/2060 GÜNDEMDE

Şüpheli kadın ölümlerinin ve kadın cinayetlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Beritan Güneş Altın Mardin · DEM Parti ve 19 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Türkiye'de kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin derinleşmesi ile artış göstermektedir. Her yıl yüzlerce kadın ya erkek şiddetiyle hayatını kaybetmekte ya da "şüpheli ölüm" olarak adlandırılan vakalarla gerçekler karanlıkta bırakılmaktadır. Kadın Dernekleri ve Jin News Haber Ajansının 2024 yılı verilerine göre, yalnızca ilk 10 ayda 218 kadın öldürülmüş, 161 kadın ise şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmiştir. Bu durum, kadınların güven içerisinde yaşaması ve erkek şiddetinin ortadan kaldırmakla yükümlü devletin gereken önlemleri almadığını ve failleri cesaretlendiren cezasızlık politikalarının sürdüğünü göstermektedir.

Beritan GÜNEŞ #LTIN şiddetiyle hayatını kaybetmekte ya da "şüpheli ölüm" olarak adlandırılan vakalarla gerçekler Mardin Mjiletvekili

GEREKÇE Kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine dair ortaya çıkan rakamlar, durumun vahametini daha da derinleştirmektedir. Şiddet çetelesine göre kadınların 9460'1 en yakınlarındaki erkekler tarafından, çoğunlukla da evlerinde öldürülmektedir. Şüpheli ölümlerde ise intihar ya da kaza olarak kaydedilen vakaların ardında çoğu zaman toplumsal cinsiyet temelli bir şiddet geçmişi bulunmaktadır. Kadın cinayetlerinin adli süreçlerinde yaşanan yetersizlikler, faillerin indirimler alarak cezalandırılmaması ve özellikle şüpheli ölümlerin yeterince soruşturulmaması, bu korkunç tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır. ölümü bu durumun son örneklerinden biridir. Genç bir kadının ölümü "şüpheli" olarak nitelendirilmiş ve kamuoyuna yeterli bilgi sunulmamıştır. Şüpheli ölümlerin kapsamlı ve titiz bir şekilde soruşturulmadığı her an, kadınların maruz kaldığı

Metnin tamamını göster (9 paragraf daha)Metni kısalt

Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümü, bu durumun son örneklerinden biridir. Genç bir kadının şiddet görmezden gelinmekte ve failler cesaretlendirilmektedir.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede ulusal ve uluslararası hukuki mekanizmaların yetersiz i uygulanması ya da hiç uygulanmaması bu sorunların derinleşmesinde önemli bir etkendir.

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, kadınların korunması ve şiddetin önlenmesi konusunda binlerce yıllık bir geçmişe sahip olan ataerkinin ortadan kaldırılması ve kadına yönelik şiddetin son bulması elbette ki bir yasa ile gerçekleşmeyecek olsa dahi 6284 sayılı kanun azımsanmayacak düzeyde bir çerçeve sunmaktadır. Ancak bu kanun, uygulamadaki eksiklikler ve denetim mekanizmalarının yetersizliği nedeniyle kadın cinayetlerinin ve kadına yönelik şiddetin artmasına sebep olmaktadır. Örneğin, koruma kararı alınmasına rağmen öldürülen kadınlar, bu durumun çarpıcı bir kanıtıdır.

Ayrıca, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi"nden çekilmesi, kadınların maruz kaldığı şiddeti önlemeye yönelik uluslararası standartlardan uzaklaşmasına neden olmuştur. Bu sözleşme, şiddeti önleme, mağdurları koruma ve faillerin etkin bir şekilde cezalandırılmasını hedefleyen bağlayıcı hükümler içermektedir. Çekilme kararının ardından kadın cinayetlerinde gözle görülür bir artış yaşanmıştır.

Öte yandan, yerel yönetimlere atanan kayyımların etkisi, kadına yönelik şiddetle mücadeleyi olumsuz etkilemiştir. 2014 yılından itibaren, kayyımların, kadın sığınma evleri ve kadına yönelik şiddetle mücadele birimlerini hedef alan uygulamaları, bu alandaki kazanımları büyük ölçüde geriletmiştir. Yerel yönetimlerin halkın gündelik yaşamına dokunan ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı mücadele eden çalışmaları, kayyım rejimiyle birlikte sekteye uğramıştır. Kayyım uygulamaları, kadın kırımı ile mücadele eden mekanizmaları yok ederek bu yıkıcı sürecin artmasına hizmet etmektedir.

Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) de devlete, toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılığı ve şiddeti ortadan kaldırma sorumluluğu yüklemektedir. Ancak CEDAW'ın belirttiği yükümlülükler doğrultusunda şiddeti önleyici mekanizmalar etkin bir şekilde devreye sokulmamaktadır.

Bu kapsamda, kadın cinayetlerinin ve şüpheli ölümlerin nedenlerini kapsamlı bir şekilde araştırmak, yasal ve kurumsal eksiklikleri tespit etmek ve önleyici politikalar geliştirmek için

Meclis bünyesinde bir araştırma komisyonu kurulması gerekmektedir.

Anayasa'nın 98. maddesi ve TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri uyarınca, şüpheli kadın ölümlerinin ve kadın cinayetlerinin nedenlerinin araştırılması, 6284 sayılı Kanun'un etkin uygulanmasının sağlanması ve uluslararası sözleşmelerin gerekliliklerinin yerine getirilmesi amacıyla bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 13 Polis

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
DEM Parti 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.