İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/2074 GÜNDEMDE

Kadına yönelik şiddetin tüm boyutlarıyla incelenerek alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Salihe Aydeniz Mardin · DEM Parti ve 19 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Kadına yönelik şiddet her geçen gün katlanarak büyümektedir. Kadınlar her gün fiziksel, ekonomik, cinsel ve psikolojik şiddetle karşı karşıya kalmaktadır. Kadınlara güvenli yaşam alanları sunan yasal düzenlemelerin ideolojik/politik saiklerle kaldırıldığı, kimisinin ise tartışma konusu edildiği mevcut ülke koşullarında, kadına yönelik şiddetin sebeplerinin araştırılması, önlenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına dönük gerekli politikaların belirlenmesi/uygulanması maksadıyla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 04 v

109'inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.

GEREKÇE

Metnin tamamını göster (7 paragraf daha)Metni kısalt

Türkiye'de kadınlara yönelik fiziksel, ekonomik, cinsel ve psikolojik şiddetin boyutları, alarm seviyesini çoktan geçmiş durumdadır. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmadığı koşullarda erkek şiddetinin arttığı ve artacağını söylemek malumun ilamıdır. Türkiye'de uzun yıllardır kadına karşı şiddetle mücadelede etkin yöntemlerin belirlenmediği ve var olan yöntemlerin ise tam olarak uygulanmadığı henüz bitmemiş 2024 yılı içerisinde, kamuoyuna ve yargıya yansımış, en az 316 kadın cinayetinin ve 176 şüpheli kadın ölümünün yaşanmasında dahi açıkça görülmektedir.

Ülkede yaşanan çoklu krizler halinin en ağır sonuçlarıyla bugün kadınlar karşılaşmaktadır. Kadına yönelik şiddet vakaları geçmişten günümüze kadar devam etmiştir ancak özellikle AKP iktidarında, şiddeti önleyici ve şiddetle mücadele eden mekanizmaların birer birer ortadan kaldırılmasıyla bu vakalar astronomik düzeylere ulaşmıştır. Kadınların "can güvenliğini" sağlayan, başka bir deyişle erkek şiddetini önleyici en temel metinlerden birisi olan İstanbul Sözleşmesinden ideolojik/politik saiklerle, seçim yatırımı için bir gece yarısı çıkılması; 6284 sayılı Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanununun kaldırılmasının seçim vaadi olarak duyurulması gibi birçok sebep kadına karşı şiddetin katlanarak artmasını sağlamıştır. Günümüz itibariyle kadınlar, eğitim, istihdam, aile içi "görev" dağılımı, spor, siyasi karar alma süreçleri gibi bir dizi alanda cinsiyetçi düzenlemeler ve uygulamalarla karşılaşmakta "cam tavanlara" çarpmaktadırlar.

Kadına karşı şiddetin yalnızca fiziksel şiddet kategorisine alınamayacak kadar kompleks, sistematik ve uzun tarihe sahip olduğu bilinmektedir. Fiziksel şiddete ek olarak kadınlar gündelik yaşamlarında cinsel, ekonomik ve psikolojik şiddetle de karşı karşıya kalmaktadır. Fiziksel şiddet mağduru kadınların ekseriyeti ise en yakınlarında olan erkekler tarafından "şiddete maruz bırakılmaktadır. "Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı 2007-2021 Yılları Arası Verilerinin İstatistiksel Analizi Raporu"nda şiddete maruz bırakılan her 10 kişiden 8*inin kadın olduğu, faillerin "90*nın erkek, bu erkeklerin ise 9063*ünün kadınların eşleri, "621?inin de aile üyesi olduğu belirtilmektedir.

Yoğun emek sömürüsü üzerine kurulu olan kapitalizmin işleyişinde patriyarka da esas sac ayaklarındandır. Ekonomik şiddet neticesinde kadınların istihdam süreçlerine katılımı zorlaşmaktadır. Kadınlar, cinsiyetlendirilmiş istihdam ilişkisi ile karşılaşılmaktayken aynı zamanda düşük ücretli, güvencesiz ve esnek çalışma şartlarına mecbur bırakılmaktadır. Bunlara ek olarak toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin neticesinde hane içi işlerin, bakım emeğinin de yalnızca kadınların sorumluluğu gibi normalize edilmesinden ve ücretsiz kamu kreşlerinin, yaşlı bakım merkezlerinin yeterli sayıda olmamasından sebeple kadınlar, istihdam süreçlerinin dışına itilmektedirler.

Yine ülkenin dört bir yanındaki kadınların maruz bırakıldıkları bir diğer şiddet biçimi ise cinsel şiddettir. Kadına ve çocuklara yönelik istismar ve cinsel saldırı vakalarının özellikle kamu personelleri tarafından işlendiği vakit uygulanan "cezasızlık politikasıyla" had safhalara ulaştığını kamuoyuna yansıyan rapor ve haberlerde dahi, ki bunlar buzdağının yalnızca görünen kısmını oluşturmaktadır, rahatlıkla gözlemlemek mümkündür.

Kadınlar yukarıda sayılanlara ek olarak fiziksel, ekonomik ve cinsel şiddete nazaran genel geçer bir tanım yapılması ziyadesiyle zor olan psikolojik şiddete aile, okul, işyeri dahil neredeyse yaşamın tüm alanlarında maruz kalmakta/bırakılmaktadırlar. Kadınların kendi yaşamları hakkında söz söylemesinin bile önüne geçilmeye çalışıldığı, aynı zamanda bir erkeklik pratiği de olan madun adına konuşulmasıyla kadınlar her gün psikolojik şiddet ile karşı karşıya gelmektedir.

Tüm bunlar göz önünde tutulduğunda, kadına karşı şiddetin tüm çeşitleriyle ve tüm yönleriyle mücadelede etkin yöntemlerin tespit edilip, gerekli yasal düzenlemelerin yapılması ve uygulanması için Meclis araştırması açılması zaruridir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
DEM Parti 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

AYNI KONUDA

Aynı konuda verilen diğer önergeler

TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.