AB tarafından mültecilere insani yardım amacıyla verilen fonların ne şekilde harcandığının tespit edilerek usulsüzlük iddialarının araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Türkiye'ye Avrupa Birliği tarafından mültecilere insani yardım için verilen fonların usulüne aykırı harcandığına ve bu fonların bir bölümünün iadesinin talep edildiğine dair iddialar ile mültecilere yönelik son on yılda ülke genelinde yurtdışı kaynaklı fonların ne şekilde harcandığının tespiti ve bu konudaki sorunların araştırılması amacıyla Anayasanın 98 ve TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105. Maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması hususunda gereğini saygılarımızla arz ederiz. 28.11.2024
GEREKÇE
Türkiye, önce Suriye İç Savaşının, ardından Afganistan'da Taliban rejiminin iktidara gelmesinin ardından bu iki ülkeden yoğun bir mülteci akınına uğramıştır. Osmanlı Devleti'nden kalan tecrübelerin ışığında Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğu günden beri toplu göç ve iltica politikalarında etkin ve başarılı iskân politikalarını uygulamış olsa da, hükümetin son 13 yılda mülteci iskânı konusunda başarısız olduğu ve Türkiye'nin bir mülteci krizinin içinde olduğu düşüncesi kamuoyuna hakimdir.
Metnin tamamını göster (6 paragraf daha)Metni kısalt
Geçici koruma statüsünde: Türkiye'de bulunan çok sayıda mülteci ülke içerisinde çeşitli güvenlik sorunları ve ucuz emek sömürüsü ile karşı karşıya olup, bazı aşırı sağ partilerin "mültecilerin çok iyi şartlarda yaşadıkları," "devlet bütçesinden beslendikleri," ya da "kamu hizmetlerinde öncelik sahibi oldukları" yönündeki abartılı propagandanın etkisiyle de toplumsal tecrit boyutuna ulaşacak ayrımcılığa maruz kalmaktadır. Bunun yanında yoğun mülteci nüfusunun iskânı ve ülke içindeki hareketlerinin devlet organlarınca yeterince kontrol edememesi, hâlihazırda mukim Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları arasında da mültecilerin varlığına yönelik korkulara, sosyal ve kültürel temelli endişelere yol açmaktadır. Nitekim, Suriye'den mülteci alımında özellikle ilk yıllarda herhangi bir değerlendirme kriterinin uygulanmaması, bu ülkede yasadışı eylemlere karışmış binlerce kişinin Türkiye'ye sızmasına yol açmış, bu kişilerin Türkiye'nin yerli nüfusuna yönelik birçok şiddet eylemine karışması da
Türkiye?de mültecilerin varlığını bir uluslararası güvenlik sorunu hâline getirmiştir.
AB ile imzalanan ve I Ekim 2014 tarihinde yürürlüğe giren Geri Kabul Anlaşması sonrası, Türkiye benzer toplumsal korkular yaşayan Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ile mülteci kitleleri arasında "fon karşılığı" bir tampon bölge hâline getirilmiştir. Bu sorunlu ilişki modeli, ülkemize yönelik incitici üslup taşıyan sert eleştirileri de beraberinde getirmiş, Türkiye "mültecileri kontrol karşılığında haraç alan ülke" şeklinde yansıtılmaya başlanmıştır. Ülkemizin itibarına büyük zarar veren bu durumu derinleştiren bir gelişme 2024 Nisan ayı sonlarında Avrupa (Birliği) Sayıştayı'nın (ECA) ülkemize verilen mülteci fonunun kullanımı ve denetlenmesi konusunda yayınladığı eleştiri ve AB yetkililerinin "usulsüz kullanım" gerekçesiyle Milli Eğitim Bakanlığı'ndan (MEB) para iadesi talep etmesidir.
AB'nin Türkiye'deki Mülteciler için Mali Yardım Programı (FRIT), Türkiye'deki Suriyeli mültecilerin desteklenmesi için ciddi bir ek fon desteği sağlanması doğrultusunda Avrupa (Birliği) Konseyi'nin yaptığı çağrıya cevaben 2015 yılında oluşturulmuştur. Programın toplam bütçesi 6 milyar Euroluk bütçesi, 2016-2017 ve 2018-2019 dönemlerinde verilmek üzere iki eşit parçaya bölünmüştür. Program; sağlık, eğitim, koruma ve temel ihtiyaçların karşılanması gibi insani yardımlar ile eğitim, göç yönetimi, sağlık, belediye altyapısı ve sosyo-ekonomik destekleri kapsayan kalkınma yardımlarından oluşmaktadır.
ECA Raporu, bütçenin uygulanma ve yönetimine dair birçok eleştirinin yanı sıra MEB"in veri saklama ve okul inşaat ihaleleri üzerinden usulsüzlükle suçlamakta ve verilen parayı geri talep etmektedir. AB denetçileri; projeler arasında boşluk olmamasına rağmen öğretmenlere tazminat ödendiği ve bu durum Türk İş Kanunu'nda yasakladığını da bildirmiştir. Avrupa Komisyonu'nun Ağustos 2023'te Bakanlıktan 8.4 milyon Euro'nun geri ödenmesini talep eden bir mektup gönderdiği ancak Bakanlığın bu talebi reddettiği basına yansıyan haberlerde aktarılmaktadır. ECA raporu "AB, Türkiye'nin hukukun üstünlüğü ve temel haklar konusunda gerilemesi nedeniyle yaptırım ve kısıtlamalara maruz kaldığını da aktarmaktadır.
Özelde MEB'in, genelde ise Türkiye'nin itibarına gölge düşüren bu gelişmelerin araştırılması, ECA Raporu bulgularının doğrulanması durumunda diplomatik ilişkilerimize kısa ve uzun vadede zarar verebilecek eylemlerin sorumlularının araştırılarak haklarında gerekli işlemlerin yapılması amacıyla Anayasa'nın 98'inci, TBMM İçtüzüğünün 104 ve 10'inci maddeleri uyarınca bir Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ve talep ederiz.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.