Aile hekimliği sisteminde karşılaşılan sorunların araştırılarak bu sorunlara yönelik çözüm önerileri geliştirilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Koruyucu sağlık hizmetleri, hastalıkların önlenmesi, erken teşhis ve etkili tedavi süreçlerinin başlatılmasında temel bir rol oynar. Aile hekimleri, bu hizmetlerin sunumunda kilit bir konumda yer alarak bireylerin ve toplumun sağlık düzeyinin korunması ve iyileştirilmesinde önemli bir sorumluluk üstlenmektedir. Bu nedenle, aile hekimliği uygulamalarının desteklenmesi ve güçlendirilmesi yalnızca sağlık sisteminin sürdürülebilirliği açısından değil, aynı zamanda halk sağlığının korunması açısından da büyük bir gereklilik taşımaktadır.
Ancak, son dönemde hayata geçirilen düzenlemeler, aile hekimliği sisteminin işleyişini zayıflatmış ve halk sağlığı üzerinde ciddi tehditler oluşturmuştur. Bu bağlamda, kamu politikalarının aile hekimliği sistemini daha etkili hale getirecek şekilde yeniden ele alınması gerekmektedir. Aile hekimliği alanındaki düzenlemelerin sağlık hizmetlerinin kalitesine, hekimlerin iş güvencesine ve toplum sağlığına olan olumsuz etkilerinin kapsamlı biçimde değerlendirilmesi amacıyla Anayasamızın 98'inci, TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 10'inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz. yun!
GEREKÇE
Metnin tamamını göster (6 paragraf daha)Metni kısalt
Son yıllarda Sağlık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen düzenlemeler, aile hekimlerinin çalışma şartlarını ağırlaştırmış ve mesleki itibarlarına zarar vermiştir. Bu değişiklikler, aile hekimlerinin sözleşmelerinde güvence sağlamaktan uzak bir yapı oluşturmuş ve gelirlerini hasta memnuniyetine dayalı bir modele bağlayarak belirsizlik ortaya koymuştur. Bu durum, hekimlerin mesleklerini bağımsız şekilde icra etme olanaklarını sınırlandırmış ve sağlık hizmetlerinin standartlarını olumsuz yönde etkilemiştir.
Aile hekimlerinin maaşlarının hasta memnuniyeti gibi öznel ölçütlere dayalı olarak azaltılması, mesleki etik ve bilimsel uygulamalarla bağdaşmamaktadır. Hekimlerin performanslarına yönelik puanlama sistemi, kamu yararını esas alan sağlık hizmetlerini sekteye uğratmakta ve meslek güvencesini tehdit etmektedir. Sağlık Bakanlığı'nın keyfi olarak belirlediği hedef puanların, sözleşme yenileme süreçlerini belirsiz hale getirmesi, hekimlerde geleceğe dair endişe uyandırmaktadır.
Kronik hastalık yönetimine ilişkin belirlenen performans hedeflerinin gerçekçi olmaktan uzak olması, aile hekimlerini saha koşullarıyla bağdaşmayan bir değerlendirme sistemine mahkum etmektedir. Performansa dayalı ödeme düzenlemesi, sağlık hizmetlerinin kalitesini düşürerek nicel hedefleri ön plana çıkarmakta, hekimlerin mesleklerini etkin bir şekilde icra etmelerini zorlaştırmaktadır. Hasta yoğunluğu ve altyapı eksiklikleri gibi sorunlar göz ardı edilerek yapılan bu düzenlemeler, sağlık sisteminde ciddi sorunlara yol açmaktadır.
Yeni düzenlemeler, aile hekimlerini hasta memnuniyetine ve sağlık okuryazarlığındaki eksikliklere göre sorumlu tutmakta; hekimlerin kontrolünde olmayan durumların faturası doğrudan aile hekimlerine kesilmektedir. Hastaların hastane yerine aile sağlığı merkezlerine başvurma oranlarının düşüklüğünden aile hekimlerini sorumlu tutan bu yaklaşım, sağlık sistemini geliştirmek yerine hekimler üzerinde baskı kuran bir politika oluşturmaktadır.
Disiplin cezaları nedeniyle destek ödemelerinde uzun süreli kesinti yaşayan aile hekimlerinin sözleşmelerinin feshedilme riskiyle karşı karşıya bırakılması, hekimlerin mesleklerini güvencesiz bir ortamda sürdürmelerine neden olmaktadır. Bu durum, hekimler üzerinde ağır bir performans baskısı oluşturmakta ve iş koşullarını zorlaştırmaktadır. Bu nedenlerle aile hekimleri, yapılan düzenlemelere karşı bir direniş sergileyerek, 5-7 Kasım ve 2-6 Aralık tarihlerinde iş bırakma eylemleri gerçekleştirmiştir. Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği'nin iptali talebiyle düzenlenen üçüncü iş bırakma eylemi ise 6 Ocak Pazartesi günü başlamış ve 10 Ocak Cuma günü mesai bitiminde sona erecektir. İkinci ve üçüncü basamak sağlık çalışanları da $ Ocak Çarşamba günü bu eylemlere destek vermek amacıyla bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirmiştir. Ancak, aile hekimlerinin bu kararlı duruşuna rağmen Sağlık Bakan Yardımcısı, grev kararını küçümseyen ve sağlık sistemindeki kritik rolü hiçe sayan ifadeler kullanması, hekimlerin taleplerine duyarsızlığın açık bir göstergesi olmuştur. Bakan Yardımcısının, "Eksiklerini hissetmedik, ne yapıyor aile hekimleri?" şeklindeki ifadesi, yalnızca hekimlerin emeğini değersizleştirmekle kalmamış, aynı zamanda halk sağlığını korumak için mücadele eden sağlık çalışanlarına yönelik bir saygısızlık örneği olarak kayıtlara geçmiştir. Bu tür söylemler, sağlık sisteminin sorunlarına çözüm üretmek yerine, toplum nezdinde güvensizliği daha da derinleştirmektedir.
Aile hekimliği sistemindeki bu düzenlemelerin, hekimlerin mesleki güvencelerini ortadan kaldırdığı, sağlık hizmetlerinin kalitesini düşürdüğü ve halk sağlığını olumsuz etkilediği açıkça görülmektedir. Bu nedenle, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bu düzenlemeleri derinlemesine incelemesi ve aile hekimliği sisteminin sorunlarını çözmeye yönelik adımlar atması amacıyla bir araştırma komisyonu kurulması büyük önem taşımaktadır.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.