İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/2367 GÜNDEMDE

6 Şubat 2023 tarihli depremlerin ortaya çıkardığı tüm etkilerin kapsamlı bir şekilde incelenerek depremzedelerin mağduriyetlerinin giderilmesi için yapılabileceklerin araştırılması ve ihmali bulunan sorumluların tespit edilerek alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Öznur Bartin Hakkari · DEM Parti ve 19 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Şubat 2023 depremleri, halk sağlığı, eğitim, barınma, altyapı ve adalet alanlarında derin travmalara yol açmış; iktidarın sorumluluklarını yerine getirmemesi, bu sorunları daha da ağırlaştırmıştır. Depremin tüm etkileri bilimsel veriler ışığında detaylı şekilde araştırılmalı, barınma, sağlık, eğitim ve altyapı sorunlarına yönelik acil çözümler üretilmelidir. Depremlerin yarattığı/yaratacağı tahribatla mücadele kapsamında yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, demokratik bir yönetim modelinin hayata geçirilmesi ve afet yönetiminin etkin bir şekilde uygulanması için gerekli adımlar atılmalıdır. Ayrıca, benzer felaketlerde yaşanabilecek kayıpların önlenmesi için ihmali bulunan kişi ve kurumların hesap vermesi sağlanmalıdır. Bu doğrultuda, 6 Şubat 2023 depremlerinin tüm etkilerini incelemek, depremzedelerin mağduriyetlerini gidermek, ihmali bulunan sorumluları tespit etmek ve gerekli önlemleri belirlemek amacıyla bir Araştırma Komisyonu kurulmasını ve bu hususta Anayasa'nın 98'inci İçtüzüğün 104'üncü ve 105*inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.

GEREKÇE

6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli olarak meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler, ülke tarihinin en büyük ve yıkıcı felaketlerinden birine dönüşmüştür. Depremler, özellikle Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Malatya, Gaziantep başta olmak üzere Il ilde ciddi can kaybına neden olmuş, 50.783 yurttaşımız hayatını kaybetmiş, 107.204 kişi yaralanmış ve 36.932 bina tamamen yıkılmıştır. Ancak sahadaki gözlemler ve bağımsız araştırmalar, kayıpların ve hasarın çok daha büyük olduğuna işaret etmektedir. Enkaz kaldırma çalışmaları sırasında göçük altında kalan binlerce kişinin akıbeti hâlâ belirsizdir ve kayıplar resmi rakamların çok ötesindedir.

Metnin tamamını göster (6 paragraf daha)Metni kısalt

Depremin bu kadar yıkıcı olmasının temel sebeplerinden birisi, merkezi yönetimin yerel yönetimleri devre dışı bırakması ve yerel düzeyde deprem riskine karşı hazırlıkların yetersizliğidir. Uzun yıllardır imar aflarının sıkça çıkarılması, yapı denetim sisteminin özelleştirilmesi, halkın ve bilim insanlarının uyarılarının dikkate alınmaması, deprem hazırlıklarının erteletilmesi ve altyapı yatırımlarının yetersizliği bu felaketi hazırlayan en önemli faktörlerdir. Ülkenin, aktif fay hatları üzerinde bulunduğu bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçekken, kentleşme ve yapılaşma politikaları, mühendislik ilkelerinden uzak bir şekilde yürütülmüştür. Deprem vergilerinin toplandığı yıllarda bu kaynaklar, halkın güvenliği için kullanılmak yerine başka alanlarda harcanmış, AFAD'ın risk yönetim planları ise büyük oranda uygulamaya konulmamıştır.

Deprem sonrasında barınma sorunu, bölgedeki en büyük krizlerden birisi olmuştur. Deprem bölgelerinde 186.239 konteyner kurulmuş ve 579.863 kişi buralarda yaşamaya zorlanmıştır. Ancak bu konteynerlerin çoğu insani yaşam standartlarına uygun değildir. Sıfirın altına düşen sıcaklıklar, kış aylarında ısınma ve hijyen problemleri nedeniyle ciddi sağlık riskleri oluşturmuştur. Binlerce depremzede hâlâ çadırlarda yaşamaya mahkum kalmıştır. Çadır kentlerdeki yurttaşlar, temiz suya erişim, temel gıda ve ilaç ihtiyaçlarını karşılamakta büyük zorluklarla karşılaşmaktadır.

Yeniden yapılaşma süreci, adeta bir rant paylaşımına dönüşmüştür. TOKİ ve müteahhitler, depremzedelerin yaşam alanlarını inşa etmek yerine, rant odaklı projelerle yeni yapılaşma alanları yaratmaya başlamıştır. Tarım arazileri, sulak alanlar ve zeytinlikler gibi doğal kaynaklar, rezerv alan adı altında imara açılmış ve buralarda yaşayan halk mağdur edilmiştir. Hatay başta olmak üzere birçok ilde zeytinlikler ve tarım alanları kamulaştırılmış, yerel ekonomiler yok olmuştur. Enkaz kaldırma sırasında asbest gibi tehlikeli kimyasalların doğaya ve insan sağlığına verdiği zararlar görmezden gelinmiş, hava kirliliği nedeniyle solunum yolu hastalıklarında artış yaşanmıştır. Bu süreçte doğanın tahribatı, ekosistem üzerinde geri dönüşü zor etkiler yaratmıştır.

Depremin yarattığı yıkım, büyük bir iç göç hareketine neden olmuştur. I milyondan fazla yurttaş, yaşadıkları şehirleri terk ederek büyükşehirlere göç etmek zorunda kalmıştır. Bu göç dalgası, büyükşehirlerde barınma, işsizlik, yüksek kiralar, ayrımcılık ve sosyal hizmetlere erişimde ciddi sıkıntılara yol açmıştır. Göç eden yurttaşlar, yerleşim yerlerinde evsizlik, ekonomik zorluklar, sağlık ve eğitim gibi temel ihtiyaçlardan mahrum kalmıştır. Depremin eğitim alanındaki etkileri de çok büyük olmuştur. 11 ildeki 20.340 eğitim kurumu depremden etkilenmiş, 4 milyon öğrenci eğitim hakkından mahrum kalmıştır. Yıkılan okulların yerine yapılan geçici çözümler, eğitim için uygun ortamlar yaratamamıştır. Konteyner okullar, hijyen, ulaşım, barınma ve güvenlik gibi sorunlarla karşı karşıya kalmıştır.

Deprem bölgesinde sağlık hizmetlerine erişim ciddi bir sorun haline gelmiştir. Birçok sağlık tesisi yıkılmış ve mevcut sağlık altyapısı ağır hasar almıştır. Özellikle kronik hastalıkları olan bireyler, hamile kadınlar, çocuklar ve engelli bireyler sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamamakta, sağlık taramaları ve tedavi süreçleri aksamaktadır.

Depremlerden sonra yargı sürecinde cezasızlık hâkim olmuştur. Felaketten sorumlu müteahhitler, yapı denetimcileri ve yerel yöneticiler yargılansa da kamu görevlileri bu süreçten muaf tutulmuştur. Oysa bilim insanları ve uzmanlar yıllardır gerekli uyarıları yapmış, ancak siyasi ve ekonomik çıkarlar nedeniyle iktidar tarafından gerekli önlemler alınmamıştır. Bu cezasızlık hem depremzedelerin mağduriyetini artırmış hem de gelecekte benzer felaketlerin yaşanmasına zemin hazırlamıştır. Bu nedenle, bir araştırma komisyonu kurulması elzemdir. 2 G 1

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
DEM Parti 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.