Kadına yönelik şiddetin tüm boyutlarıyla incelenerek çözüm önerileri ve kapsamlı politikalar geliştirilmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Türkiye'de kadına yönelik erkek şiddeti her geçen gün artmaya devam ediyor. Toplumsal ve ekonomik krizlerin derinleşmesiyle kadına yönelik şiddet artmakta, iktidarın bu konuda hayata geçirdiğini söylediği politikalar bu soruna cevap olamamaktır. Kadına yönelik erkek şiddetinin boyutlarının sosyolojik ve bilimsel olarak araştırılması, çözüm önerilerinin hayata geçirilmesi ve kapsamlı politikalar üretilmesi amacıyla Anayasanın 98. ve Iç Tüzüğün 104. ve 105. Maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederiz. 24.06.2026
GEREKÇE
Türkiye'de kadına yönelik erkek şiddeti her geçen gün artmaya devam etmektedir. 2024 yılı içerisinde en az 378 kadın erkek şiddeti ile hayatını kaybederken, 2025 te bu sayı artarak 508'i şüpheli 928 kadının yaşamını kaybettiği bilinmektedir. 2026 yılının ilk beş ayında ise en az 112 kadın erkekler tarafından öldürülmüştür. Erkek şiddeti yasal ve politik mekanizmaların doğru işletildiği, şiddet ile doğru politik adımlarla mücadele edildiği takdirde azaltılabilecek bir olgudur. Fakat Türkiye'de ataerkil zihniyetin bir ürünü olarak ne yasal mekanizmalar kadından yana tavır almakta ne de şiddeti kökten engelleyebilecek bilimsel, somut adımlar atılmaktadır. Karakollardan mahkemelere, yerel yönetimlerden eğitime, siyasetten ekonomiye bütünlüklü bir politik hattın izlenmemesi kadına yönelik şiddeti de her geçen gün körüklemeye devam etmektedir.
Kadına yönelik erkek şiddeti ve cinayetler verilere sığdırılamayacak hayati bir konu olsa da bütün bu veriler kamuoyunda, özellikle de kadınlar arasında büyük bir tedirginlik yaratmaktadır. 508'i şüpheli, 928 kadının yaşamını kaybetmesi, bu cinayetlerin çoğu zaman en yakınları tarafından işlenmesi sorunun nereden kaynaklandığına dair verilerle de gözler önüne sermektedir. Kadınlar çoğu zaman en yakınları tarafından öldürülmektedir. Eş, eski eş, sevgili, partner, baba, abi gibi doğrudan evin içerisinde birlikte yaşadığı ya da yakın temas içerisinde olduğu kişiler tarafından hedef alınmaktadırlar. Son dönemlerde basına yansıyan "şüpheli kadın ölümleri" ve kadınların intihar ettiğine dair olaylar da araştırmaya mecbur olaylar olmaktadır. Keza bu cinayetlerin ve "intihar" denilen olayların ardından da yine çoğu zaman erkek şiddeti çıkmaktadır. Son olarak Şanlıurfa'da evli olduğu Mehmet Kurt tarafından boğularak öldürülen Emine Kurt'un ölümü kadınların bu şüphelerini doğrular niteliktedir. Mehmet Kurt ifadesinde dört çocuk annesi Emine Kurt'u önce boğduğunu ardından intihar süsü vermek için demir korkuluklara aştığını itiraf etmiştir. Yine Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun yıllardır akıbetinin bilinmemesi üzerine en başından beri Valilik başta olmak üzere birçok yetkili merci intihar ettiğini iddia etmiş fakat yıllar sonra organize bir cinayete kurban gittiğini gün ışığına çıkmıştır. Gülistan Doku ve Emine Kurt cinayetlerinin münferit olmadığı, "şüpheli kadın ölümleri" ve "kadın intiharlarının" arkasında erkek egemen sistem ve fail erkekler olduğu gerçekliği ortaya çıkmıştır. Fakat henüz araştırılmamış ve kayıtlara bu şekilde geçen yüzlerce kadın cinayeti olduğu bilinmekte bu durum hem adaletin sağlanmamasına sebebiyet vermekte hem de erkeklere cesaret vererek kadın ölümlerini kamufle edebilecekleri algısını yaymaktadır. Bütün bunların temelinde yatan olgu ise kadın cinayetlerinin önlenmesi için caydırıcı politikaların üretilmemesi, yasaların uygulanmaması ve bu cinayetleri önlemek için politik adımların atılmamasıdır.
Doğru politik ve yasal adımlarla önlenebilecek olan erkek şiddetine dair acil harekete geçilmesi, erkek şiddetine karşı etkili politikalar üretilmesi önümüzde duran en büyük toplumsal sorunlar biridir. Öncelikle şimdiye kadar kayıtlara "şüpheli" ve "intihar" olarak geçen kadın ölümlerinin araştırılması, faillerin açığa çıkarılarak adalete teslim edilmesi, erkek şiddetinin önlenmesi için kapsamlı politikaların hayata geçirilmesi, bilimsel, sosyolojik ve somut adımların üretilmesi amacıyla Mecliste araştırma komisyonu kurulmasını arz ederim. 3 derken On
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.