Diyarbakır ili başta olmak üzere ülkemizdeki kuraklık sorununun tüm boyutlarıyla araştırılarak kuraklığa yönelik alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Başta Diyarbakır olmak üzere tüm Türkiye'nin giderek artan ve artık alarm veren kuraklık sorununun tüm boyutlarıyla araştırılarak çözüm önerilerinin geliştirilmesi amaçlarıyla Anayasa'nın 98'inci, İç Tüzüğün 104'üncü ve 109inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ederiz.
ÖZET GEREKÇE
Kuraklık, Avrupa Kuraklık Gözlemevi'nin (European Drought Observatory) şiddetli, kalıcı ve kritik kuraklık yaşayan bölgelerin gösterildiği Aralık 2024 haritasında; Türkiye'nin önemli büyüklükte bir kısmının "uyarı", kıyı Ege ve İç Anadolu Bölgesinin yer yer, Marmara ile Güneydoğu Anadolu Bölgesinin neredeyse tamamının "alarm" düzeyinde kodlandığı görülmektedir. Türkiye'nin her yerinden kuraklığın başka bir boyutuna ilişkin haberler kamuoyuna yansırken, kuraklıkla mücadele şöyle dursun yan etkisi itibariyle kuraklığı büyütecek tarım, enerji, maden vb politikalar hayata geçirilmektedir. İnsanlığın ortak varlığı olan suyun ve yine insanlığın ortak sorunu olan kuraklık krizinin su-tarım-maden-enerji-güvenlik politikalarının bütünlüklü, rasyonel ve tüm insanlığın yararına olacak şekilde ele alınmasıyla çözülmesi gerekmektedir. Başta Diyarbakır olmak üzere tüm Türkiye'nin giderek artan ve artık alarm veren kuraklık sorununun tüm boyutlarıyla araştırılarak çözüm önerilerinin geliştirilmesi amaçlarıyla bir Meclis Araştırması açılmasını arz ederim.
Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt
GEREKÇE
Yaşamın kaynağı ve bitkisiyle, hayvanıyla, insanıyla gezegenin en temel kollektif ihtiyacı olan su; su varlığının kıtlığı ve yanlış su yönetimi nedeniyle global piyasalarda artık üzerine, bir sonraki büyük çöküşün gerekçesi olarak bahisler açılmış durumdadır. Su kıtlığı yahut kuraklık; salt tarımsal üretimi olumsuz etkileyerek gıda arzında azalmaya ve fiyat artışlarına yol açarak gıda güvenliğini tehlikeye sokmakla kalmaz. Kısa vade ve lokal ölçekte içme suyu temininde zorluklara neden olur, hidroelektrik santrallerine bağlı enerji üretiminde aksamalara yol açar, biyolojik çeşitliliğin azalmasına ve orman yangınlarının artmasına sebep olarak ekosistemler üzerinde onarımı Zor tahribatlar yaratır, ekonomik kayıpları ve sağlık sorunlarını artırır, kırsal göçü tetikler, toplumsal huzursuzluklara yol açarak sosyal istikrarsızlıklar yaratır. Daha da önemlisi uzun vadede ve küresel ölçekte su krizlerini/çatışmalarını/savaşlarını gündeme getirir.
Global Water Monitör 2024 Yılı Raporunda; 1995-2005 ortalamasıyla kıyaslandığında her yıl kurak ay sayısında rekor artışlar yaşandığı, üstüste sıcaklık rekorları kırıldığı, bağıl hava neminin düzenli olarak düştüğü, yeraltı ve yüzey sularının (buz ve karla birlikte) düşük değerler gösterdiği ifade edilmiştir. Yine Avrupa Kuraklık Gözlemevi'nin (European Drought Observatory) şiddetli, kalıcı ve kritik kuraklık yaşayan bölgelerin gösterildiği Aralık 2024 haritasında; Türkiye'nin önemli büyüklükte bir kısmının "uyarı", kıyı Ege ve İç Anadolu Bölgesinin yer yer, Marmara ile Güneydoğu Anadolu Bölgesinin neredeyse tamamının "alarm" düzeyinde kodlandığı görülmektedir. Uluslararası raporlara yansıyan ve son 53 yılın en sıcak ayına sahiplik yapan 2024 yılında; Kırıkkale'de çiftçiler yağmur duasına çıkmış, Edirne Danişment Deresi'nde oksijensizlikten toplu balık ölümleri yaşanmış, Adana Seyhan Baraj Gölü'nde sandallarla gidilen orta adaya yürünerek varılmış, Büyük Menderes Nehri yatağından çatlak çatlak olmuş fotoğraflar servis edilmiş, Konya'da üst üste devasa obruklar oluşmuş, Van Gölü'nde eski uygarlıkların kalıntıları yüzeye çıkmış, Hakkari Cilo buzulları erimiştir. 2025 yılının da bir önceki yıla rahmet okutacağını Diyarbakır İl Tarım ve Orman Müdürünün 23 Ocak 2025'te yaptığı "1 Ekim'den bu yana Diyarbakır'a toplam 125 milimetre yağış düştü. Bu miktar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 48 daha düşük. Önümüzdeki Nisan ve Mayıs'ta ekilmesi planlanan pamuk ve mısır gibi su tüketimi yüksek bitkiler yerine hububat ve bakliyat gibi daha az suya ihtiyaç duyan ürünleri ekmeleri tavsiye edildi" açıklamasından dahi anlamak mümkündür.
Kırıkkale'den Edirne'sine, Adana'dan Konya'sına, Aydın'dan Hakkari'sine, Van'dan Diyarbakır'ına kadar Türkiye'nin her yerini vuran, sebepleri ve sonuçları itibariyle birbiriyle ilişkili ve yakın gelecekte katmerlenerek büyüyecek bu kuraklık krizi; en temelde bir yönetim krizidir. Diyarbakır'ın Eğil ilçesi Yatır Köyünde (Şawelya) bulunan kanyondaki kaçak kum ocakları sorunu, Kulp ilçesinde hukuka aykırı olduğu için iptal edilen ancak ne hikmetse sonra izin verilen Zor& Çayı HES projesi, Karpuzlu Köyü'nde Kalker Ocağı ve Kum Eleme Tesisi için "ÇED raporu gerekli değildir" kararı veren idare sorunu, Lice ilçesinde Sarım Çayı Havzasına yapılmak istenen HES projesi, Çınar ilçesine bağlı Dare köyünde inşaat malzemesi olan pomza çıkarmak için tahrif edilen mezarlar, Dicle ilçesi Pirejman ve Heridan köylerinde insan yaşamı üzerindeki yok edici etkisi alarm veren maden arama faaliyetleri, Sur ilçesinde Dicle Nehri?nden çekilen kumların yarattığı girdaplarda ölen sayısız çocuk ve genç sorunu; Diyarbakır'ın neredeyse tüm ilçelerinde yaşanan/yaşatılan suyla ilişkili yönetim krizinin resmidir. Sıralanan örneklerinin tamamında yerleşke sakinleri isyan etmiş, yürütmeye şikayet başvurularında bulunmuş, sonuç alamayınca ya mahkemelere gitmiş ya da göç etmek zorunda kalmışlardır. Yenilenebilir enerji kaynağı ile kıt bir kaynağa bağımlı enerji ikileminde bağımlı enerjiden, su varlığını koruma ile inşaat malzemesi üretme ikileminde inşaattan, doğa ile kâr hırsı ikileminde kârdan, kırsal yaşamı teşvik etme ile göç ettirme ikileminde göçten, yaşam ile ölüm ikileminde ölümden yana karara hükmeden bu yaklaşım; kuraklıkla mücadele etmek şöyle dursun kuraklığı hem Türkiye sınırları içinde hem de sınır ötesinde büyütme gayreti içindeymiş gibi görünmektedir. Foreign Policy Research Institute*de yayınlanan bir araştırmaya göre; Türkiye"den başlayıp Kuveyt'e kadar beş ülkeden geçen ve nihayetinde Körfez'e akan Dicle ve Fırat nehirleri üzerinde Türkiye'nin yaptığı barajlar nedeniyle diğer ülkelere giden su miktarı önemli ölçüde düşmüş ve sadece Irak'ın güney illerinde 21.000'den fazla kişinin tarım, hayvancılık ve içme amaçlı su kıtlığı nedeniyle yerinden edilmesine sebep olmuştur.
İnsanlığın ortak varlığı olan suyun ve yine insanlığın ortak sorunu olan kuraklık krizinin su-tarım-maden-enerji-güvenlik politikalarının bütünlüklü, rasyonel ve tüm insanlığın yararına olacak şekilde ele alınmasıyla çözülmesi gerekmektedir. Başta Diyarbakır olmak üzere tüm Türkiye'nin giderek artan ve artık alarm veren kuraklık sorununun tüm boyutlarıyla araştırılarak çözüm önerilerinin geliştirilmesi amaçlarıyla bir Meclis Araştırması açılmasını arz ederim. ERZURUM
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.