Kolluk kuvvetlerinin rutin yol kontrolleri ve kontrol noktalarında gerçekleştirdiği iddia edilen keyfi uygulamaların sebep olduğu olumsuzlukların araştırılarak bunların ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Kolluk güçleri tarafından rutin olarak uygulanan yol kontrolleri rutin bir kontrolden çıkmış ve başta Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgeler olmak üzere birçok noktada kanuna aykırı .bir şekilde keyfi muameleye dönüşmüştür. Kontrol noktalarında gerçekleşen keyfi uygulama yöntemi güvenlikten ziyade bölge insanı açısından adeta bir işkence hali almıştır. Bu doğrultuda kolluk güçlerinin keyfi bir şekilde gerçekleştirdikleri yol kontrollerinin bölgenin turizmi ve ticaretine engel olmasına neden olduğu olumsuz sonuçların araştırılması, yapılan uygulamaların kanunlara uygunluğunun belirlenmesi, toplum üzerinde yarattığı baskı ve tahribatın açığa çıkartılması ve bir bütün olarak kontrol noktalarının neden olduğu tüm mağduriyetlerin araştırılarak sorunun çözümü adına gerekli önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98*inci, İçtüzüğün 104 ve 109'inci maddeleri uyarınca bir meclis araştırılması açılmasını arz ve talep ederiz.
GEREKÇE
Anayasa'nın 23'üncü maddesindeki "Herkes yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir" ibaresi ile yurttaşların seyahat hakları güvence altına alınmıştır. Aynı maddenin bir diğer fıkrasında da "Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek; amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir." demektedir.
Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt
Anayasa tarafından tanımlanan bu seyahat özgürlüğü kolluk güçleri tarafından uygulanan yol kontrolleri sırasında çoğu zaman engellenmektedir. 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun 4/A maddesinde "Durdurma yetkisinin kullanılabilmesi için polisin tecrübesine ve içinde bulunulan durumdan edindiği izlenime dayanan makul bir sebebin bulunması gerekir. Süreklilik arz edecek, fiili durum ve keyfilik oluşturacak şekilde durdurma işlemi yapılamaz. Polis, durdurduğu kişiye durdurma sebebini bildirir..." demektedir. 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun "Önleme Araması" başlıklı 56/A maddesinde de "Tehlikenin veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla usulüne göre verilmiş sulh ceza hâkimi kararı veya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulması şartıyla askeri birlik komutanının veya askeri kurum amirinin ya da hukuk hizmetleri başkanı veya birim amirinin yazılı emri üzerine, askeri mahallerde özel kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla kişilerin üstü, araçları, özel kâğıtları ve eşyası aranır, gerekli tedbirler alınır, suç delilleri koruma altına alınarak 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre gerekli işlemler yapılır." denilmiştir. Jandarma Teşkilatı Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin 28'inci maddesinde de "Jandarma, suç işlenmesini önlemek ve işlenmiş suçların faillerini ele geçirmek için veya diğer kanuni yetkilerini kullanırken, kişilerden kimliklerini sorabilir." ifadesi yer almaktadır.
Anayasa'nın ve ilgili kolluk güçleri hakkında gerek yasaların gerekse yönetmeliklerin esas üzerinde durduğu konu "suç işlenmesini önlemek" amacından bahsetmektedir. Oysa bir şeyin suç olup olmadığına karar verme yetkisi sadece yargıya haizdir. Bakıldığı zaman kolluk güçleri tarafından uygulanan yol kontrolleri tamamen keyfi bir hal almış, bu uygulama esas amacından koparılarak toplumsal bir mağduriyete evrilmiştir. Özellikle Kürtlerin yoğun yaşadığı illerde daha sık rastlanan bu "rutin yol kontrolü" uygulaması adeta bir işkence metoduna dönüşmüştür. Öyle ki; halk bazen iki ilçe arasında dahi, 3 veya 4 ayrı arama noktasına girmek zorunda bırakılmakta, bu arama noktalarında kanunların öngördüğü "suçu önlemek" gibi bir çaba olmadığı gibi insanlara neden durduruldukları hakkında dahi bilgi verilmemektedir. Söz konusu yol kontrolleri, bazen kilometrelerce uzayan araç kuyruğu oluşmasına neden olmaktadır.
Jandarma Genel Komutanlığının resmi internet sitesinde, "Kritik Yollar" olarak ifade edilen bilgilendirme yazısına göre; Diyarbakır-Bingöl Karayolu, Diyarbakır/Kulp-Muş Karayolu, Tunceli-Pülümür Karayolu, Ağrı/Doğubeyazıt- Van/Çaldıran Karayolu, Şırnak-Van Karayolu Hakkari-Yüksekova (Pirinçeken-Dağlıca) Karayolu ile güvenlik yolları kapsamında 18 ilde yol yapım inşaatı devam eden diğer yolların/şantiyelerin güvenliğini sağlamak üzere görevlendirilmiş birliklerin/unsurların konuşlu bulunduğu karakol, üs bölgesi ve yol kontrol noktaları bulunmaktadır. Bu kontrol noktaları, halkın seyahat etme hakkı karşısında büyük bir engel teşkil etmesinin yanında, neden olduğu sosyolojik ve psikolojik baskılarla da bölgenin ticari, sağlık, eğitim gibi temel ihtiyaçları da sekteye uğratılmaktadır. Kanunlar sadece halkın yerine getirmekle yükümlü olduğu bir ödev değil aynı zamanda kamu ve kamunun sahip olduğu güçler karşısında yurttaşların da temel hak ve çıkarlarını korumak adına vardır. Fakat kanunların uygulanma şekilleri, genellikle tek yönlü olmakta, kolluk; kamu gücü ve keyfi tutumlarla her türlü yasayı "güvenlik" adı altında çiğneyebilmektedir.
Kolluk güçlerinin keyfi bir şekilde gerçekleştirdikleri yol kontrollerinin bölgenin turizmi ve ticaretine engel olmasına neden olduğu olumsuz sonuçların araştırılması, yapılan uygulamaların kanunlara uygunluğunun belirlenmesi, toplum üzerinde yarattığı baskı ve tahribatın açığa çıkartılması ve bir bütün olarak kontrol noktalarının neden olduğu tüm mağduriyetlerin araştırılarak sorunun çözümü adına gerekli önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir meclis araştırma komisyonunun kurulması elzemdir.
2 a (ili N DYAN 7 0 v anlı / 8 , Öne — — nin A
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.