Milletvekillerinin mensubu oldukları siyasi partiden ayrılarak başka siyasi partilere üye olmalarının etkilerinin tüm boyutlarıyla araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)15 Temmuz darbe teşebbüsünün ardından 2017 yılında halk oyuna sunularak kabul edilen Anayasa değişikliği ile parlamenter sistemden vazgeçilerek "nev zuhur" olarak kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne (CHS) geçiş yapılmıştır.
Söz konusu bu yeni dönemde; ekonomik büyümenin ivme kazanacağı, daha itibarlı bir meclis, daha güçlü bir hükümet, daha etkin/ bağımsız ve güçlü bir yargıya kavuşacağımız vaat edilmişti. Kuvvetler ayrılığının daha sağlıklı uygulanması sağlanacaktı. CHS ile bürokratik engeller kalkacak, kararlar hızlı ve etkili bir şekilde alınacaktı. Siyasi parti gruplarının ve parti mensubiyeti olan ya da olmayan her bir milletvekilinin yasama ve denetleme görevlerini özgün bir şekilde yerine getirecekleri ifade edilmiş, milletvekilleri kendisini parlamentoya gönderen seçmenlerinin hak ve hukukunu korumak ve bu manada onların iradesine saygılı olmak adına karar alma süreçlerinde daha etkin rol alacağı belirtilmiş ve esasen vaat edilmişti. Son dönemde, seçildikleri partilerinden istifa ederek başta iktidar partisi olmak üzere farklı siyasi partilere geçiş yapan Milletvekillerinin yoğunluk kazandığına şahit olmaktayız. Kamuoyunun dikkatle takip ettiği söz konusu bu durum, TBMM ve siyasi partiler nezdinde Türk siyasetinde güven erozyonuna neden olmasının yanında seçmen iradesinin bu manada gasp edildiği algısı ve saygınlığının da ivme kaybettiği gözlerden kaçmamaktadır. Milletvekilleri, seçildikleri ve üyesi oldukları siyasi partilerin program, söylem, fikir ve vaatlerini anlatarak vatandaşları ikna etmekte, onlardan oy istemekte ve bu minvalde söz vermektedirler. Ve fakat seçmenlerinin iradesi ile seçilen bazı milletvekilleri, tüm bu söz ve vaatlerine rağmen bir süre sonra farklı siyasi partilere geçiş yapmaktadırlar. Yerinde ve zamanında yapılmayan tutarlı izah ve fikir değişiklikleri, maddi ve siyasi ikbal vaatlerinden kaynaklandığı söylentilerini de ortaya çıkarmaktadır. Medyaya yansıyan, mal varlıklarındaki izahı kabil olmayan değişikliler de bu algıları güçlendirmektedir.
Milletvekilleri, seçmenlerinin iradesinin hilafına, çatısı altında girdikleri siyasi partilerden başka siyasi partilere geçişleri (transferleri) ile siyasi etik, ahlak kuralları ve teamüllere uymayan benzer davranışların ülke siyasetine olan psikolojik, sosyal, ekonomik ve siyasal sebeplerinin tüm boyutları ile irdelenmesi, siyasi partiler kanunu başta olmak üzere yasal düzenlemelerin bu manada yeniden gözden geçirilmesi de dahil olmak üzere alınacak tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasamızın 98'inci, TBMM İçtüzüğü 'nün 104 ve 105'inci maddelerine dayanarak meclis araştırması açılmasını arz ederim. 26.02.2025
Metnin tamamını göster (8 paragraf daha)Metni kısalt
Gerekçe:
Son dönemde hız kazanan milletvekili transferleri Türk siyasi hayatının marazlı uygulamalarından biri olarak her dönem tartışma konusu olmaktadır.
Kurumsal siyasetin özellikle toplumsal siyaset nazarında güven kaybına uğramasının başlıca nedenlerinden biri maalesef seçildikleri partilerinden istifa ederek başta iktidar partisi olmak üzere farklı siyasi partilere geçiş yapan Milletvekillerinin bu tavırları gelmektedir. Kamuoyunun dikkatle takip ettiği söz konusu bu durum, TBMM ve siyasi partiler nezdinde Türk siyasetinde güven erozyonuna neden olduğu, seçmen iradesinin bu manada gasp edildiği algısı ve saygınlığının da ivme kaybettiği gözlerden kaçmamaktadır.
Milletvekilleri, seçildikleri ve üyesi oldukları siyasi partilerin program, söylem, fikir ve vaatlerini anlatarak vatandaşları ikna etmekte, onlardan oy istemekte ve bu minvalde söz vermektedirler. Ve fakat seçmenlerinin iradesi ile seçilen bazı milletvekilleri, tüm bu söz ve vaatlerine rağmen bir süre sonra farklı siyasi partilere geçiş yapmaktadırlar. Yerinde ve zamanında yapılmayan tutarlı izah ve fikir değişikleri, maddi ve siyasi ikbal vaatlerinden kaynaklandığı söylentilerini de ortaya çıkarmaktadır. Medyaya yansıyan, mal varlıklarındaki izahı kabil olmayan değişiklikler de bu algıları güçlendirmektedir.
AK Parti Genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçmiş dönemlerde bu türden milletvekili istifalarını ve parti geçişlerini çok sert bir şekilde eleştirmiş ve mesela; Hakan Şükür'ün istifası ile ilgili olarak; "Böyle bir şeyi beklediğimi söylemem yanlış olur. Doğrusu kendisine de yakıştıramadım. Her söz sahibinindir. Bu süreç içinde parti genel başkanının takındığı tavır ortadadır. Böyle bir genel başkana karşı bu tür açıklamaları yadırgadımı diye konuşmuş ardından "Üzüldünüz mü?" şeklindeki soruya da "Niye üzüleyim. Şimdi gönül şunu arzu eder. Bir insan bir partinin bayrağı altında seçime giriyorsa o parti ile beraber hareket eder. Ayrılıyorsa da dürüstse milletvekilliğinden de ayrılır. Olması gereken budur" şeklinde karşılık vermişti.
Ardından ülkemiz, 16 Nisan 2017 tarihindeki referandum ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi (CHS) ile yeni bir yönetim şekline geçmiştir. Parlamenter sistem ortadan kaldırılmış, yasama, yürütme ve yargıdan oluşan devletin sac ayağı konumundaki erkler isim olarak yürürlükte kalsa ve anayasal kurumlar olarak zikredilse de esasen Defacto (fiili) olarak her biri yürütmenin güdümünde faaliyet gösteren bir şekle büründürülmüştür.
Söz konusu CHS ile ülkenin yönetim sistemi tamamen değiştirilmiş, yeni dönemde; yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığının sürdürüleceği, ekonomik büyümenin ivme kazanacağı ve en önemlisi daha itibarlı bir meclis, daha güçlü bir hükümet, daha etkin, bağımsız ve güçlü bir yargıya kavuşulacağı vaat edilmişti. Kuvvetler ayrılığının daha sağlıklı bir şekilde uygulanmasının sağlanacağı, milletvekillerinin yasama ve denetleme faaliyetlerini daha etkin ve sonuç odaklı yerine getireceği, siyasi parti gruplarının yasama çalışmalarında parlamenter sisteme göre daha güçlü ve etkin olacağı söylenmişti.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçerken güya parlamenter sistemin marazlı taraflarının yeni dönemde ayak bağı olmayacağı, millet iradesinin tam ve kamil manada temsil edileceği ve milletvekillerinin bu konuda özgün ve söz konusu iradeyle örtüşen politikaların takipçisi olacağı ifade edilmişti. Maalesef milletvekilleri, seçmenlerinin iradesinin hilafına, çatısı altında girdikleri siyasi partilerden, başka siyasi partilere geçişleri (transferleri) ile siyasi etik, ahlak kuralları ve teamüllere uymayan benzer davranışların odağına yerleşmiştir. Bu türden siyasi kararların, ülke siyasetine olan psikolojik, sosyal, ekonomik-ve siyasal sebeplerinin tüm boyutları ile irdelenmesi, siyasi partiler kanunu başta olmak üzere yasal düzenlemelerin bu manada yeniden gözden geçirilmesi de dahil/olmak üzere alın cak tedbirlerin belirlenmesi amacıyla meclis araştırması açılması millet irade fini, teçelşt aolna atılacak önemli bir adım olacaktır. ENİ YO'
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.