İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/4229 GÜNDEMDE

Cumhuriyet Halk Partisine yönelik bir mahkeme kararının araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Ali Mahir Başarır Mersin · CHP ve 2 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Türkiye'de Darbeler, Demokrasiye Müdahaleler ve Cumhuriyet Halk Partisine Yönelik Mutlak Butlan Kararının Araştırılması amacıyla Anayasa'nın 98. ve İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE

Türkiye'nin çok partili siyasi hayatı, ne yazık ki sandıktan çıkan halk iradesinin sık sık askeri ve bürokratik müdahalelerle kesintiye uğradığı sancılı bir geçmişe sahiptir. Bu müdahalelerin her biri Türkiye'nin kurumsallaşma çabalarına ve demokratik olgunluğuna büyük zararlar vermiştir.

Metnin tamamını göster (9 paragraf daha)Metni kısalt

Emir-komuta zinciri dışındaki bir grup subay tarafından gerçekleştirilen ve Cumhuriyet tarihinin ilk askeri darbesi olan 27 Mayıs 1960 Darbesi; siyasi istikrarsızlık ve artan sokak hareketleri gerekçe gösterilerek ordu tarafından hükümete bir muhtıranın verildiği 12 Mart 1971 Darbesi; emir-komuta zinciri içinde yapılan ve toplumsal faturası en ağır olan, Parlamentonun feshedildiği, siyasi partilerin kapatıldığı, geniş çaplı gözaltılar, siyasi yasaklar ve idamlarla demokrasinin ve Anayasa'nın askıya alındığı 12 Eylül 1980 Darbesi; siyasi literatüre "post-modern darbe" olarak geçen 28 Şubat 1997 Süreci; Ordu içerisine sızmış FETÖ mensubu bir yapının 15 Temmuz 2016 darbe girişimi bu müdahalelerin örnekleridir.

Bu darbe ve darbe girişimlerinin oluş ve sonuçlarına baktığımızda, darbelerin sadece iktidara yönelik yapıldığı kanısı zayıflamakta ve darbelerin muhalefete yönelik olarak da yapılabildiği gözlenmektedir. Bu darbelerin ve darbe girişimlerinin öncesinde Cumhuriyet Halk Partisinin iktidara gelme olasılığının yükselmiş olması rastlantı değildir.

Örneğin 27 Mayıs 1960 Darbesi öncesinde CHP'nin halk desteğinin ciddi bir yükseliş eğiliminde olduğu ve eğer askeri müdahale olmadan normal bir seçime gidilseydi CHP'nin iktidara gelme olasılığının yüksek olduğu konusunda geniş bir mutabakat mevcuttur.

Demokrat Parti'nin, yükselen muhalefeti tamamen baskı altına almak için ve ana muhalefet partisi olan CHP'nin ve belli bir kısım basının "yıkıcı, gayrimeşru ve ihtilalci" faaliyetlerini incelemek amacıyla kurulan Tahkikat Komisyonu tamamen ters tepmiş ve yapılacak ilk seçimlerde CHP'nin iktidara gelmesi beklenmekteyken darbe gerçekleştirilmiştir.

Benzer şekilde 12 Mart 1971 Muhtırasının Demirel hükümetinden daha çok CHP'nin ortanın solu olarak tanımlanan siyasal çizgisini hedef aldığını düşünen CHP Genel Sekreteri Bülent Ecevit görevinden istifa etmiş ve Parti içerisinden liderlik yarışını başlatmıştır.

Günümüzde yaşananlar ise darbeler tarihimizle bir yandan benzerlik gösterirken bir yandan da temelden ayrışmaktadır. Siyasi tarihimizdeki darbeler doğası gereği, emir komuta zinciri içerisinde olsun olmasın, silahlı kuvvetler tarafından gerçekleştirilmiştir. Ancak günümüzde bir Parti Devletine dönüşmüş olan AKP iktidarı, Devletin silahlı-silahsız tüm organlarını yapılacak ilk seçimlerde hem TBMM çoğunluğunu hem de Cumhurbaşkanlığını kazanarak iktidara gelmesi kuvvetle muhtemel Cumhuriyet Hati Partisine ve 15,5 milyon oyla belirlediği Cumhurbaşkanı adayına karşı Şi il darbe yapmaya çalışmaktadır.

GRUD BASK!

"İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder" diyenler, İstanbul'u kazanan Ekrem İmamoğlu'nun Türkiye'yi de kazanacağını görmüşler ve 19 Mart 2025'te geleceğin Cumhurbaşkanına darbe girişiminde bulunmuşlardır. 19 Mart darbesinin halk nezdinde kabul görmediği anlaşılınca da bu kez "mutlak butlan" kararıyla Cumhuriyet'in bir sonraki siyasi iktidarına 21-24 Mayıs 2026 darbesi yapılmıştır. 21 Mayıs 2025 tarihli Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla CHP'nin 38. Olağan Kurultayı ve devamı işlemleri iptal edilmiş ve siyasi partiler hukukunda örneği görülmemiş bir durum ortaya Çıkmıştır. Seçim yargısının kendine özgü itiraz yolları bertaraf edilerek; hukuk mahkemeleri marifetiyle siyasi parti genel kurulu sürecine müdahalede bulunulmuş ve hukuken öngörülemez bir yöntem uygulanmıştır.

Bu karar, Türkiye'nin en büyük muhalefet partisinin yargı aracılığıyla kontrol altına alınması anlamına gelmektedir. Mahkemenin, delege iradesinin sakatlandığı gerekçesine dayandırdığı karar CHP'nin iç işleyişine ve demokratik yapısına yönelik açık ve hukuksuz bir müdahaledir. Söz konusu kararla Cumhuriyet Halk Partisi etkisizleştirilmek istenmektedir. Karar, partinin kurumsal kimliği ile demokratik teamülleri üzerinde ciddi bir baskı unsuru oluşturma potansiyeli taşımakta ve aynı zamanda seçme ve seçilme hakkına yönelen bir darbe niteliğindedir. Bu da demokrasimizdeki "denge ve denetim" zafiyetini derinleştirecektir. CHP'ye yapılan bu darbeler demokrasimizin ve adaletin sakatlanması pahasına yapılmıştır. Keza mevcut iktidarın demokratik yollarla bir daha sandıktan çıkma umudu kalmamıştır.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

3 İMZA
CHP 3

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.