Ekonomi politikalarının vatandaşlar üzerindeki etkisinin araştırılarak asgari ücret ile emekli maaşının güncel ekonomik koşullara göre yeniden tespit edilmesine yönelik yapılabileceklerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Türkiye ekonomisi 2021 yılından itibaren yüksek enflasyon sarmalına girmiş, artan fiyatlar halkın alım gücünü düşürmüş ve hükümet bu duruma çare bulamamıştır. Özellikle sabit ücretle çalışan vatandaşlarımız fiyat artışlarından en çok etkilenen kesim olmuştur. Halkın büyük bölümü asgari ücret ve civarı kadar ücret aldığı için hayat pahalılığı toplumun en önemli sorunu haline gelmiştir.
Mübarek Ramazan ayını idrak ettiğimiz bu günlerde 4 kişilik bir aileye günlük kalori ihtiyaçlarının yalnızca bir kısmını karşılayacak bir sofranın maliyeti 804 lira olarak hesaplanmaktadır. Bu hesapla mütevazı bir sofranın aylık maliyeti 24 bin 146 Türk lirası etmektedir. Yani asgari ücretten 2 bin lira daha fazladır. Bu hesapta diğer öğünler yer almamaktadır. Mevcut ekonomik düzen asgari ücretliye böyle mütevazı bir sofrayı dahi çok görmektedir.
AK Parti hükümetinin son yıllarda uyguladığı ekonomi politikalarının vatandaşların alım gücü üzerindeki olumsuz etkilerinin araştırılması, 2025 yılı Şubat ayı itibarıyla açlık sınırının altında kalan asgari ücretin ve emekli maaşlarının güncel ekonomik koşullara göre yeniden belirlenmesi, çalışanların ve emeklilerin refah düzeyini korunması amacıyla Anayasa'nın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 104'üncüi ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması konusunda gereğini arz ederim.
Metnin tamamını göster (8 paragraf daha)Metni kısalt
GEREKÇE
Türkiye ekonomisi 2021 yılından itibaren yüksek enflasyon sarmalına girmiş, artan fiyatlar halkın alım gücünü düşürmüş ve hükümet bu duruma çare bulamamıştır. Özellikle sabit ücretle çalışan vatandaşlarımız fiyat artışlarından en çok etkilenen kesim olmuştur. Halkın büyük bölümü asgari ücret ve civarı kadar ücret aldığı için hayat pahalılığı toplumun en önemli sorunu haline gelmiştir.
Türkiye'de asgari ücretin 1,05 katından az ücret alanların toplam ücretliler içindeki payı farklı araştırmalara göre yaklaşık yüzde 40, asgari ücretin 1,2 katından az ücret alanların oranı ise yüzde 55 ila 60 arasındadır. Bu istatistiklerden de anlaşıldığı üzere asgari ücret Türkiye'de yaygın ücrettir. Avrupa'da gelişmiş ülkelerde asgari ücretle çalışanların toplam ücretliler içimdeki payı yüzde 4 ila 10 arasında değişmektedir.
Son yıllarda asgari ücret ile açlık sınırı ilişkisi incelendiğinde yüksek enflasyonun etkisiyle açlık sınırının düzenli bir şekilde yukarı çekildiği, doğal olarak sabit olan asgari ücretin açlık sınırının giderek daha da altında kaldığı görülmektedir. Çok yüksek enflasyon ortamında asgari ücrete verilen yüzde 30 gibi düşük oranlı zam 2025 yılının ilk aylarında enflasyon etkisiyle erimeye başlamıştır. Nitekim şubat ayı itibarıyla iki aylık TÜFE, TÜİK tarafından yüzde 7,42 olarak hesaplanmış ve asgari ücrete verilen zammın dörtte biri erimiştir. Asgari ücretliler yine açlık sınırı altında kalmıştır. Sendikaların yaptığı hesaplamalara göre açlık sınırı şubat ayında 23 bin 324 lira olmuştur. Asgari ücretin 22 bin 104 lira olduğu hesaba katıldığında daha yılın ikinci ayında halkın yarısının açlık sınırının altında kaldığı görülmektedir.
Partimiz tarafından, tüm bu anlatılanları daha anlaşılır kılmak adına bir somut örnek ile hesaplama yapılmıştır. Mübarek Ramazan ayını idrak ettiğimiz bu günlerde 4 kişilik bir aileye günlük kalori ihtiyaçlarının yalnızca bir kısmını karşılayacak bir sofranın maliyeti 804 lira olarak hesaplanmaktadır. Ürünlerin maliyetleri piyasadaki en ucuz fiyatlar baz alınarak hesaplanmıştır. Maliyeti hesaplanan sofrada iktidar sahipleri için olağan olan ancak halk için lüks olan pirzola, küşleme, kebap, pastırma, peynir, avokado, enginar, ejder meyvesi, muz, çilek, baklava, lüks kuruyemişler gibi yiyecekler bulunmamaktadır. Bu hesapta su hariç bir içecek dahi yoktur.
Bu denli mütevazı bir sofranın aylık maliyeti 24 bin 146 Türk lirası etmektedir. Yani asgari ücretten 2 bin lira daha fazladır. Bu hesapta diğer öğünler yer almamaktadır. Dünya Sağlık Örgütü yetişkin bir bireyin her gün kilogramı kadar gram cinsi protein almasını önerirken hesaplamamızda kullanılan örnekte bu tavsiyede belirtilen protein içeriğinin yarısından daha azı bulunmaktadır. Mevcut ekonomik düzen asgari ücretliye sağlıklı yaşam koşullarının yarısını dahi çok görmektedir. Diğer yandan halk, iktidar sahiplerinin oturduğu iftar sofralarının hayalini dahi kuramamaktadır.
Yukarıda hesap edilen sofranın alt kalemleriyle birlikte maliyetleri sonraki sayfada yer almaktadır. Bu hususlar ve açlık sınırının altında yaşayan halkımızın beklentileri doğrultusunda Türkiye'de yoksulluğun tespiti ve önlenmesi amacıyla Meclis Araştırılma komisyonu kurulması zaruri hale gelmiştir.
4 kişlik iftar menüsü 4 kişilik porsiyon fiyatı. Mercimek Çorbası Mercimek ₺11,30 Sogan ₺1,69 Patates ₺3,38 Havuç ₺5,26 SıVı yağ ₺6,57 MERCİMEK CORBASI TOPLAM ₺28,20 Pilav Pirinç (200 gr) ₺12,00 Şehriye (24 gr) ₺2,00 Tereyağı (30 gr) ₺15,00 PİLAV TOPLAM 129,00 Et Sote 600 gr dana eti $400,00 2 yemek kaşığı sıvı yağ (30 gr) ₺4,50 1 adet soğan (100 gr) ₺2,00 Yeşil biber (100 gr) ₺9,00 1 adet kapya biber (200 gr) ₺10,00 2 adet domates (250 gr) £10,00 1 yemek kaşığı domates salçası 50 gr ₺2,50 tuz ₺0,50 karabiber ₺1,00 kırmızı pul biber ₺1,00 ET SOTE TOPLAM ₺440,50 Salata Marul ₺13,30 Havuç ₺2,50 Turp ₺9,00 Roka ₺11,50 Mor lahana ₺10,00 SALATA TOPLAM ₺46,30 Güllaç Tatlısı Güllaç ₺89,00 Süt ₺48,00 Şeker ₺17,89 Ceviz ₺20,00 GÜLLAÇ TOPLAM ₺174,89 2 pide ₺40,00 5 litre su ₺25,00 4 adet hurma (100gr) ₺20,00 Ocak maliyeti ₺1,00 BİR İFTAR GENEL TOPLAM 1804,89 30 GÜN İFTAR GENEL TOPLAM ₺24.146,70
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.