Kayıt dışı eğitim merkezlerinin sebep olduğu sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Kaçak eğitim merkezlerinin toplumda yaratığı tahribatın, bu konudaki denetimsizliğin,
Anayasa'ya aykırı uygulamaların araştırılması amacıyla Anayasa'nın 98*inci TBMM
İçtüzüğünün 104 ve 105*inci maddeleri uyarınca "Meclis Araştırılması" açılmasını saygılarımızla arz ederim.
Metnin tamamını göster (13 paragraf daha)Metni kısalt
Saygılarımla. (21.06.2023)
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Ailesi Ceylanpınar ilçesinde yaşayan 12 yaşındaki Abdülbaki Dakak, Eyyübiye ilçesinin Beşat köyünde, köyün mezarlığının içinde inşa edilen medresede, akranı 19 çocukla beraber yatılı olarak kalmaktaydı. 13 Haziran'da sabah erken saatlerde medreseden çıktıktan sonra kendisinden haber alınamayan çocuğun cesedi, bir gün sonra yakınlardaki bir ahırda asılı olarak köydeki çocuklar tarafından bulundu Ancak 12 yaşındaki Abdülbaki Dakak'ın yatılı kaldığı Beşat Medresesi'ne yakın bir ahırda ölü bulunmasıyla ilgili bugüne kadar ayrıntılı bir açıklama yapılmadı. Ön otopsi raporu çıktı. Önümüzdeki süreçte de asıl rapor bekleniyor.
Dakak?ın ölümüyle birlikte dikkatler yeniden kaçak eğitim merkezlerine çevrildi.2013 yılında Türk Ceza Kanunu'nun 263*üncü maddesinin yürürlükten kaldırılmasıyla, kanuna aykırı eğitim kurumu açan, çalıştıran ve bu merkezlerde çalışanlara verilen 6 aydan 3 yıla kadar verilen hapis cezası da ortadan kalkmış oldu. Bu süreçten sonra kamuoyunda "merdiven altı" adı verilen binlerce kaçak sözde okul- medrese açıldı. Merdiven altı kapkaççıların 2013"ten sonra katlandı. Ayrıca Karaman'da yaşanan istismar vakasından sonra ortaokul düzeyinde yurt açma yetkisi özel sektöre de verildi.
Bu süreçte yatılı okulların da çoğu kapatıldı. Özellikle maddi durumu iyi olmayan ailelerin çocukları, vakıf ve derneklerin yurtlarına mahkum edildi. Sonucunda çocuklarımızın ihtiyaçları devlet tarafından karşılanamaz oldu. Şu an ülke genelinde binlerce sıbyan mektebi,
İ medrese, kurs, yaz okulu kaçak oluşumlar olduğu biliniyor. Bunların hiç birisinin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından denetlenmediği belirtiliyor.
Son dönemde ülke genelinde Yaz Okulu, Çocuk Kulübü, Kuran Kursu ve Anaokulu adı altında Osmanlıda var olan Sıbyan mektepleri adıyla yeni bir eğitim kurumu faaliyet göstermeye başlamışlardır. Bu kurumların kim ya da kimler tarafından organize edildikleri belirlenemiyor.
Sıbyan mektepleri adı altında açılan bu kurumlar gerek kuruluşları gerekse faaliyetleri yönünden başta Anayasa olmak üzere Milli Eğitim Temel Kanunu, Devrim Kanunları hükümlerine aykırıdır:
Anayasa'nın Başlangıç hükümlerinde ifade edilen "...laiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı",
Anayasanın 14. maddesi, "Anayasa'da yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, ...din ve mezhep ayırımı yaratmak veya sair herhangi bir yoldan bu kavram ve görüşlere dayanan bir devlet düzenini kurmak amacıyla kullanılamayacağı", Yine Anayasa'nın 24. maddesinde yer alan: "Kimse, Devletin sosyal ekonomj *siye$i MAZ hukuki temel düzenini kısmen de olsa din kurallarına dayandırma ve siyasi vey ki$i: el şıkal NX yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun din veya din duygul nizyahük"i ie dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz." hükümleriyle," KE, Mp BAŞKPÜ
Anayasa'nın "Ailenin korunması ve çocuk hakları" ile ilgili 41.maddesinde; "(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/4 md.) Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır." hükmü ile,
Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi'ni düzenleyen 42. maddesinde: "Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz. Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz." hükümlerinin açıkça ihlal edildiği görülmektedir. Ayrıca, bu faaliyetleri yürüten hem "sıbyan mektebi" kurucu ve yöneticileri, hem de buna izin veren kamu görevlilerinin Anayasa'nın 174. maddesiyle koruma altına alınan Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile Bazı Kisvelerin Giyilmeyeceğine Dair Kanun ve Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun hükümlerine aykırılıktan hukuki ve cezai sorumluluklarının doğacağı açıktır. En son Şanlıurfa'da yaşanan elim olay da yöneticilerin ve eğitim alanında alınan kararların yanlışlığını ortaya koymaktadır. Kaçak eğitim veren merkezlerin yarattığı ağır tahribatın, denetimsizliğin ve bu konudaki yasal boşluğun araştırılması amacıyla Anayasa'nın 98'inci maddesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104'üncü ve 105"inci maddeleri gereği Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
Saygılarımızla (21.06.2023)
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.