Gıda israfının tarım sektörü üzerindeki etkilerinin araştırılarak gıda israfının engellenmesi için alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Gıda israfı, Türkiye'de olduğu gibi dünya genelinde de önemli bir sorun teşkil etmektedir. Ancak bu sorun sadece ekonomik kayıplarla sınırlı kalmamaktadır; çevresel etkileri ve tarım sektörüne verdiği zararlar da oldukça büyük boyutlardadır. Bu israfın, sadece kaynakların israfı anlamına gelmediği, aynı zamanda tarım sektörü için büyük bir tehdit oluşturduğu açıktır. Zira, gıda üretim süreçlerinin çoğu, su, toprak ve enerji gibi sınırlı kaynakları tüketmektedir.
Gıda israfının tarıma olan etkileri, doğrudan çevresel ve ekonomik kayıplarla ilişkilidir. Örneğin, ekmeğin israfı yalnızca ekmeği üreten tarım işçisinin, çiftçinin ve bakkalın kaybı demekle kalmaz, aynı zamanda buğdayın üretiminde kullanılan su ve enerji kaynaklarının da israfıdır. Bu tür israf, tarımda kullanılan yeraltı su kaynaklarının tükenmesine, toprak erozyonuna ve iklim değişikliğiyle mücadelede olumsuz etkiler yaratmaktadır. Gıda israfının büyük bir kısmı hanelerde, restoranlarda ve perakende sektöründe meydana gelmektedir. Birleşmiş Milletler Gıda İsrafı Endeksi Raporu'na göre, dünya çapında gıda israfının %61'i hanelerde, %26'sı gıda hizmeti veren yerlerde ve %13'ü perakende sektöründe gerçekleşmektedir. Bu oranlar, tarım üretiminin değer kaybetmesine ve ekonominin verimsiz kullanılmasına neden olmaktadır. Hanelerde yapılan gıda israfları, genellikle tüketici alışkanlıklarının, yanlış satın alma ve tüketim planlamasının bir sonucudur. Aynı şekilde restoranlar ve perakende sektöründe ürünlerin fazla üretilmesi veya son tüketim tarihlerine yaklaşan gıdaların atılması da önemli bir kayıp yaratmaktadır. Tarım ürünlerinin, hasat edildikten sonra uygun koşullarda saklanmaması, nakliye sırasında yaşanan sorunlar ve ürünlerin işleme aşamasındaki kayıplar da gıda israfına neden olmaktadır. Türkiye'de her yıl milyonlarca ton gıda üretimi yapılmasına rağmen, bu gıdaların büyük bir kısmı tüketiciye ulaşmadan kaybolmaktadır. Bu kayıplar, sadece gıda üreticisinin değil, aynı zamanda tarım sektörüne dayalı istihdamın da azalmasına yol açmaktadır. Türkiye'de gıda israfını önlemeye yönelik çeşitli projeler ve çalışmalar olsa da, bu önlemlerin etkinliği sınırlıdır. İstanbul Ticaret Borsası tarafından 2018 yılında başlatılan "Gıda İsrafını Engelleme Projesi" ve FAO'nun "Orta Asya'da Gıda Kaybı ve İsrafının Azaltılması" projesi gibi girişimler, ne yazık ki tüm ülke genelindeki gıda israfını önlemek için yeterli değildir. Bu nedenle, iktidarın, yerel yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliği içerisinde çalışarak, daha geniş çaplı ve sürdürülebilir projelere yönelmesi gerekmektedir.
Gıda israfının tarım sektörü üzerindeki olumsuz etkilerini ve çevresel zararlarını göz önünde mevcut yöntemlerin eksikliklerinin tespit edilmesi, gıda israfının sebeplerinin derinlemesine incelenmesi, özellikle üretim aşamasındaki kayıpların ve gıda tedarik zincirindeki verimsizliklerin ele alınması, gıda israfının önlenmesi için etkili kamu politikalarının ve farkındalık artırıcı eğitim programlarının yaygınlaştırılması, tarım sektörünün daha verimli ve sürdürülebilir hale getirilmesi; çevresel zararların önlenebilmesi; tarım sektörüne olan bağımlılığımızın daha verimli bir hale getirilmesi, kaynaklarımızı daha etkin kullanmamıza ve ekonomiye değer katmamıza olanak sağlayacak; daha adil, sürdürülebilir ve çevre dostu bir toplum için bu konuda Anayasa'nın 98, İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılmasını arz ederim. Saygılarımla. 17.03.2025
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.